DİYANET NE İŞ YAPAR ?
Bu tür konulara pek girmem.
Ama, son günlerde yaşananlar üzerine birkaç kelam etme ihtiyacı hasıl oldu nedense.
Kız çocuklarının evlenme yaşı falan gibi konular gündeme gelince birkaç cümle ile diyanetin ne işlerle ilgilendiğini paylaşmak istedim.
Aslında ben ne işle meşgul olmamaları gerektiğini yazayım da onlar ne iş yaptıklarına karar versinler.
Diyanette görevli imamlardan başlayalım.
İmamların başlıca görevlerinden bazıları ezan okumak, cami cemaatine namaz kıldırmak, cenaze varsa selasını okuyup cenaze işlemlerini yerine getirmektir değil mi ?
Bu yaptıkları görevleri içinde bağlı oldukları kurumdan bir ücret alırlar.
Buraya kadar bir eksiklik falan yoktur .
Yani, bu işler için diyanetten bir ücret alırlar.
Tıpkı diğer devlet memurlarının yaptıkları iş karşılığında aldıkları ücret gibi.
Peki, ben şimdi siz değerli okurlarıma birkaç soru sorsam.
Mesela, bir devlet memuru yapmış olduğu iş karşılığında vatandaştan ekstradan bir ücret talep ederse bu aldığı ekstra paraya ne denir ?
Bağış mı ?
Hediye mi ?
Rüşvet mi ?
Ya da, başka bir şey mi ?
Bir cevabınız vardır herhalde.
O zaman konuya gelelim.
Bir imam cenazenizin selasını okumak için sizden ücret isterse siz bu ücrete ne dersiniz ?
Bağış mı ?
Hediye mi ?
Rüşvet mi ?
Adına ne derseniz deyin.
Bu ücreti talep etmek bir din görevlisinin hakkı değil.
Hele hele bir din görevlisinin.
Konu bu kadar da değil maalesef.
Hangi birisini yazayım.
Koskoca kurum.
Böyle bir kurum ve çalışanları paradan uzak durmalı.
Sela okutun para ödeyin.
Cenazeniz var para ödeyin.
Namaz kılmak için camiye gidin abdest almak için para ödeyin.
Evinizde kur’an okuyan hocaya para ödeyin.
Camiden her çıkışınızda para talep edilsin.
Umre için cemaat toplamaya çalışın.
Hac için kur’aya yazılın, 8-10 yıl bekleyin, sabah 10’da kur’a çekilsin, gece 10’da sonuçlar açıklansın.
Ne hikmetse parası, malı mülkü ve makamı olana hac vazifesi için kur’a çıkarken normal 70-80 yaşında vatandaş hala 8-10 sene beklemeye devam etsin.
Ömrü hayatında eline bıçak almayan insanları kasap diye hacca götürün.
Milletin cenazelerini belediyeler kaldırsın.
Toplumun aile yapısı parçalanırken sesiniz çıkmasın.
Boşanmalar rekora giderken gıkınız çıkmasın.
Ama ücretli işlerden de geri kalmayın.
Sizin işiniz para toplamak mı ?
Parasız işiniz olmaz mı ?
Siz ne iş yaparsınız ?
Bakın.
Aileler parçalanıyor.
Gençler uyuşturucu batağında.
Cemaatler vatandaşı kutuplandırıyor.
İnsanlar dinden uzaklaştırılıyor.
Tv’lerde yayınlanan dizilerde ahlak ayaklar altında.
70-80 yaşında insanlar utanmadan evlendirme programlarında elektrik almaya çalışıyor.
Aile içi şiddet almış başını gidiyor.
Bütün bunlar yaşanırken size bir görev düşmüyor mu ?
Siz, ne iş yapıyorsunuz ?
Tekrar görüşmek üzere.
Bu tür konulara pek girmem.
Ama, son günlerde yaşananlar üzerine birkaç kelam etme ihtiyacı hasıl oldu nedense.
Kız çocuklarının evlenme yaşı falan gibi konular gündeme gelince birkaç cümle ile diyanetin ne işlerle ilgilendiğini paylaşmak istedim.
Aslında ben ne işle meşgul olmamaları gerektiğini yazayım da onlar ne iş yaptıklarına karar versinler.
Diyanette görevli imamlardan başlayalım.
İmamların başlıca görevlerinden bazıları ezan okumak, cami cemaatine namaz kıldırmak, cenaze varsa selasını okuyup cenaze işlemlerini yerine getirmektir değil mi ?
Bu yaptıkları görevleri içinde bağlı oldukları kurumdan bir ücret alırlar.
Buraya kadar bir eksiklik falan yoktur .
Yani, bu işler için diyanetten bir ücret alırlar.
Tıpkı diğer devlet memurlarının yaptıkları iş karşılığında aldıkları ücret gibi.
Peki, ben şimdi siz değerli okurlarıma birkaç soru sorsam.
Mesela, bir devlet memuru yapmış olduğu iş karşılığında vatandaştan ekstradan bir ücret talep ederse bu aldığı ekstra paraya ne denir ?
Bağış mı ?
Hediye mi ?
Rüşvet mi ?
Ya da, başka bir şey mi ?
Bir cevabınız vardır herhalde.
O zaman konuya gelelim.
Bir imam cenazenizin selasını okumak için sizden ücret isterse siz bu ücrete ne dersiniz ?
Bağış mı ?
Hediye mi ?
Rüşvet mi ?
Adına ne derseniz deyin.
Bu ücreti talep etmek bir din görevlisinin hakkı değil.
Hele hele bir din görevlisinin.
Konu bu kadar da değil maalesef.
Hangi birisini yazayım.
Koskoca kurum.
Böyle bir kurum ve çalışanları paradan uzak durmalı.
Sela okutun para ödeyin.
Cenazeniz var para ödeyin.
Namaz kılmak için camiye gidin abdest almak için para ödeyin.
Evinizde kur’an okuyan hocaya para ödeyin.
Camiden her çıkışınızda para talep edilsin.
Umre için cemaat toplamaya çalışın.
Hac için kur’aya yazılın, 8-10 yıl bekleyin, sabah 10’da kur’a çekilsin, gece 10’da sonuçlar açıklansın.
Ne hikmetse parası, malı mülkü ve makamı olana hac vazifesi için kur’a çıkarken normal 70-80 yaşında vatandaş hala 8-10 sene beklemeye devam etsin.
Ömrü hayatında eline bıçak almayan insanları kasap diye hacca götürün.
Milletin cenazelerini belediyeler kaldırsın.
Toplumun aile yapısı parçalanırken sesiniz çıkmasın.
Boşanmalar rekora giderken gıkınız çıkmasın.
Ama ücretli işlerden de geri kalmayın.
Sizin işiniz para toplamak mı ?
Parasız işiniz olmaz mı ?
Siz ne iş yaparsınız ?
Bakın.
Aileler parçalanıyor.
Gençler uyuşturucu batağında.
Cemaatler vatandaşı kutuplandırıyor.
İnsanlar dinden uzaklaştırılıyor.
Tv’lerde yayınlanan dizilerde ahlak ayaklar altında.
70-80 yaşında insanlar utanmadan evlendirme programlarında elektrik almaya çalışıyor.
Aile içi şiddet almış başını gidiyor.
Bütün bunlar yaşanırken size bir görev düşmüyor mu ?
Siz, ne iş yapıyorsunuz ?
Tekrar görüşmek üzere.





