ABD'li bir subayın 27 yıl önce söyledikleri bir bir hayata geçiriliyor. Kuzey Irak'ta bölgesel kürt yönetimi lideri Barzani'ni referandumdan vazgeçmemesinin nedenleride bu planın bir parçası. Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi'de bu olayı köşesine taşıdı.
Selvi yazısında referandum ile ilgilitüm uyarılara kulak tıkayan Barzani'nin bu gücü nerden aldığını tahmin etmeye gerek yok. Herkesin bildiği gibi ABD kürtleri İsrail'den sonra en büyük müttefiki olarak görüyor.
Barzani'nin bu rahatlığı nereden geliyor? Merak edilen sorunun yanıtını Abdulkadir Selvi, "ABD'nin Kürt planında üçüncü aşama başlıklı köşe yazısında bu soruya cevap veriyor.
Selvi yazısının bir bölümünde ABD, Ortadoğu’daki ikinci büyük müttefiki olarak Kürtleri görüyor. Trump yönetiminden etkin bir ismin, “Ortadoğu’da birinci müttefikimiz İsrail, ikinci müttefikimiz ise Kürtler. Önceden Suudi Arabistan’dı ama Kürtler artık bizim Ortadoğu’da İsrail’den sonraki ikinci müttefikimiz oldu” dediğini yeni bir anekdot olarak paylaşmak istiyorum. Zaten sahadaki gerçek de bu yönde değil mi? Suriye’de PYD-YPG’ye TIR’lar dolusu yardımda bulunan ABD, Türkiye parasını ödemesine rağmen Cumhurbaşkanlığı korumalarına silah satışı yapmıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz paramızla alamıyoruz, siz terör örgütüne veriyorsunuz” diye isyan ettiği olaydan söz ediyorum.
Ortadoğu’da ABD’nin üç aşamalı Kürt planının üçüncü ayağına gelindi.
1- İşgal.
2- İçsavaş ve kaos.
3- Kürt devletinin kuruluşu.
Birinci adım Irak’ta atılıyor. Onu Suriye takip edecek. Üçüncü sırada ise Türkiye var. PYD-YPG’yi Rakka operasyonunun tam 30 katı silahla donatmalarının tek nedeni DAEŞ olmasa gerek.
Birinci Körfez Savaşı sırasında Gazeteci Güneri Cıvaoğlu, Amerikalıların komuta merkezinde bir yarbayın, Ortadoğu haritasının üzerinde elini gezdirerek, “Biz savaştan sonra buralardan çekileceğiz. Geride bıraktığımız silahlar özellikle kuzeyde Kürtler tarafından ele geçirilecek. Silahlanan Kürtler Türkiye’den toprak isteyecek. Ya istedikleri toprakları vereceksiniz ya da savaşacaksınız” dediğini aktarmıştı.
Referandumla birlikte o aşama başlıyor.
Selvi yazısında referandum ile ilgilitüm uyarılara kulak tıkayan Barzani'nin bu gücü nerden aldığını tahmin etmeye gerek yok. Herkesin bildiği gibi ABD kürtleri İsrail'den sonra en büyük müttefiki olarak görüyor.
Barzani'nin bu rahatlığı nereden geliyor? Merak edilen sorunun yanıtını Abdulkadir Selvi, "ABD'nin Kürt planında üçüncü aşama başlıklı köşe yazısında bu soruya cevap veriyor.
Selvi yazısının bir bölümünde ABD, Ortadoğu’daki ikinci büyük müttefiki olarak Kürtleri görüyor. Trump yönetiminden etkin bir ismin, “Ortadoğu’da birinci müttefikimiz İsrail, ikinci müttefikimiz ise Kürtler. Önceden Suudi Arabistan’dı ama Kürtler artık bizim Ortadoğu’da İsrail’den sonraki ikinci müttefikimiz oldu” dediğini yeni bir anekdot olarak paylaşmak istiyorum. Zaten sahadaki gerçek de bu yönde değil mi? Suriye’de PYD-YPG’ye TIR’lar dolusu yardımda bulunan ABD, Türkiye parasını ödemesine rağmen Cumhurbaşkanlığı korumalarına silah satışı yapmıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz paramızla alamıyoruz, siz terör örgütüne veriyorsunuz” diye isyan ettiği olaydan söz ediyorum.
Ortadoğu’da ABD’nin üç aşamalı Kürt planının üçüncü ayağına gelindi.
1- İşgal.
2- İçsavaş ve kaos.
3- Kürt devletinin kuruluşu.
Birinci adım Irak’ta atılıyor. Onu Suriye takip edecek. Üçüncü sırada ise Türkiye var. PYD-YPG’yi Rakka operasyonunun tam 30 katı silahla donatmalarının tek nedeni DAEŞ olmasa gerek.
Birinci Körfez Savaşı sırasında Gazeteci Güneri Cıvaoğlu, Amerikalıların komuta merkezinde bir yarbayın, Ortadoğu haritasının üzerinde elini gezdirerek, “Biz savaştan sonra buralardan çekileceğiz. Geride bıraktığımız silahlar özellikle kuzeyde Kürtler tarafından ele geçirilecek. Silahlanan Kürtler Türkiye’den toprak isteyecek. Ya istedikleri toprakları vereceksiniz ya da savaşacaksınız” dediğini aktarmıştı.
Referandumla birlikte o aşama başlıyor.





