Bahçeli, "Açık ve tartışmasızdır ki, bir hükümet etme sistemini değiştirmek için milletimize gidiyoruz.
Rejim değişiyor diye yaygara koparan süfliler önce kendilerinin vurgun yemiş ve de hiçbir şeye benzemeyen ahlaklarını değiştirmeyi denemelidirler.
Cumhurbaşkanı hükümet sistemiyle, Türkiye’nin yönetim yapısı netleşirken, kuvvetler arasındaki ayrım da doğal ve olması gereken kulvarına gelmektedir.
Bizim öteden beri, anayasa hazırlanmasında dikkat ettiğimiz öncelikli husus, devletin ve milletin geçmişi ile bağını kesmeyen bir yaklaşımın kabul görmesidir.
Bütün yasalar millet için vardır.
Devlet ise bu yasaları millet adına uygulamaktadır.
Millet, devlet ile egemen olmaktadır.
Devletini yıkan, zayıflatan, milletini bölen ve bölünmeye götüren bir anayasa teklifi hem ahlaken, hem hukuken, hem manen, hem de milli miras açısından bize göre yok hükmündedir.
Herhangi bir ülkenin, yeni bir atılıma karar verirken, milletin sosyo-kültürel birikimini ve tarihini ihmal edip her şeye yeniden başlamasının mümkün olmadığını biliyoruz.
Tarihi ve toplumu dışlayarak ya da yok farz ederek sosyo-politik bir dönüşümü başarmanın çok zor olduğunu düşünüyoruz. Kaldı ki böylesi bir dönüşümün adı olsa olsa devriliştir.
Çok şükür ki imparatorluk bünyesinden yetişen vatan evlatları, bin yıllık milletleşmenin mükafatı olan milli devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkılan enkaz üzerinden kurabilme başarısını göstermişlerdir.
Ve biz bunu koruyoruz, her şart altında korumaya da devam edeceğiz.
Yani Anayasanın ilk dört maddesi üzerinde artık tartışma yapılmasına, akademik gevezeliklere bile hoşgörüyle bakmamız düşünülemeyecektir. Bu bahis kapanmıştır.
Bugün karşımızda hayırcı mevzi oluşturup, evet diyenlerin ihanet ettiğini iddia edenler; bugünün Türkiye’si ile Cumhuriyet’in kuruluş yılları arasındaki sosyal, siyasal ve hukuksal bağları ve kökleri kopartma tehlikesini bünyelerinde bir virüs gibi taşıdıklarını göremeyecek kadar cehaletin kayalıklarına toslamışlardır.
CHP’sinden HDP’sine; ÖDP’sinden Perinçekgillere; PKK’sından FETÖ’süne kadar kim ne yaparsa yapsın, Türk milletinin kendi kaderine sahip çıkma hakkına operasyon yapamayacaklardır.
Aramızda bulunuyorken miskin miskin yatıp partimizin lehine hiçbir saygıdeğer çalışma ve gayret göstermeyenlerin, şimdilerde hayır koalisyonuna katılıp çıldırmış gibi gezmeleri bir bakıma kara mizahtır.
Şahsımla ilgili “bir haftada ne değişti de evet dedi” dedikodusunu üretenlerin, “Saray-Çankaya-Bahçeli arasında kırmızı hat kuruldu” diyenlerin itham ve tariz dolu imaları ise yalnızca ayaklar altında kalmaya layıktır" dedi.
Dünyanın yaşadığı büyük siyasi tecrübeler bize, güçlü ve istikrarlı demokrasilerin asgari müştereklerini kaybetmiş ve mikro kimliklere bölünmüş toplumlarda hayat bulamadıklarını göstermektedir.
Zira güçlü ve istikrarlı demokrasiler, ancak milli ve demokratik vatandaşlık kültürünü geliştirebilen ve milli kültür zemininde, müşterekler üzerinde ortak payda oluşturmuş ülkelerde yükselmektedir.
Onsekiz maddelik anayasa değişikliği demokrasimizi güçlendirecek, asgari müştereklerimizi canlandıracaktır.
Siyasal ihtiraslarıyla Türkiye’nin önüne tuzak kuranlar, inanıyorum ki, milletimizin muhteşem demokratik müdahalesiyle havalarını alacaklar, bir kez daha elleri boş inlerine çekileceklerdir.
Önemle ifade etmeliyim ki, bizim nezdimizde evet diyen, hayır diyen bütün kardeşlerimiz saygıyı hak etmektedir.
Biz herkesin kararına hürmetkarız.
Referandum bahanesiyle kutuplaşmanın şiddetlenmesini doğru bulmuyoruz.
Ancak biz parti olarak evet diyeceğimizi söylüyor, bunu savunuyoruz.
Bizim bu ülke için yeminimiz vardır, vazgeçilemeyecektir.
Bu nedenle 16 Nisan’da Evet diyoruz.
Evet diyecek, mahkemelerin tarafsızlığını sağlayacağız.
Evet diyecek, 18 yaşındaki gençlerimizin önünü açacağız.
Evet diyecek, büyüyen ve nüfusu artan Türkiye’nin 600’e çıkan milletvekili sayısını destekleyeceğiz.
Evet diyecek, TBMM seçim dönemi ile Cumhurbaşkanı seçim dönemini beş yılda bir ve aynı günde yapacağız.
Evet diyecek, Gazi Meclisimizin yasama yetkisini güvenceye alacak, daha da etkinleştireceğiz.
Evet diyecek, Meclisimizin denetim fonksiyonlarını güçlendireceğiz.
Evet diyecek, devlet yönetimindeki fiili zorlama ve açmazı bitirecek, siyaseti toplum sözleşmesinin sınırlarına çekeceğiz.
Evet diyecek, yasama, yürütme ve yargı arasındaki hatları kalın olarak çizeceğiz.
Evet diyecek, ilk kez Cumhurbaşkanı’na cezai sorumluluk getireceğiz.
Evet diyecek, yürütmeyi tek elde toplayıp devletteki karmaşa ve kafa karışıklığını sonlandıracağız.
Her Evet birliğimize katkı ve yemindir.
Her Evet esenlik ve selametimize destek ve yemindir.
Her Evet milletin istiklaline, devletin istikbaline, bayrağın iffetine, vatanın izzetine duadır ve yeminimizdir.
Her Evet bekamızın hisarlarına koyulmuş tuğla olup bizim için yemindir.
Sizlerden beklentim, referandum süresince vatandaşlarımızı kapı kapı gezip evet tercihimizi anlatmanızdır.
Milli beka için bu işe girdiğimizi paylaşınız.
Bizim şahsa veya partiye değil, Türkiye’ye evet dediğimizi söyleyiniz.
Zamanın şartları, toplumun ilerleyişi, gelişmelerin aciliyeti nedeniyle hükümet etme sistemiyle ilgili değişikliği zaruri gördüğümüzü her kardeşimize, elini tutup konuşma fırsatı bulduğunuz her vatan evladına muhakkak surette iletiniz.
Bizim özümüz doğru, sözümüz doğru, gönlümüz tertemizdir.
Ve de bu ülke için yeminimiz vardır.
Bu yeminin gereğini yapalım, 16 Nisan’da evet diyelim.
Bu yemini tutalım, milletimizle buluşalım.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin bittiğini iddia eden, ki aslında kendilerini böyle istiyor, siyasi fırıldaklara bakmadan, CHP’nin ve yanında hizalanmış terör ve bölücülük ekipmanına aldırmadan biz yolumuzda yürüyelim, milletimizle de rtleşip görüşlerimizi aktaralım.
Millet için evet, devlet için evet, Cumhuriyet için evet, Türklüğün bekası için, elbette Türkiye için evet.
Sözlerime son verirken, siz değerli dava arkadaşlarımı, sayın basın mensuplarını saygılarımla selamlıyorum.
Konya’da bizleri ağırlayan, bu salonun düzen ve tertibinde yardımcı olan partimizin il başkanına, yönetimine, tüm ilçe başkanlarımıza ve aziz Konyalılara şükranlarımı sunuyor, teşekkür ediyorum.





