Biyokütle Enerji Santrali'nin Samsun gündemine düşmesi ile birlikte siyasilerden art arda açıklamalar gelmeye başladı. İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, Samsunda çevre kirliliği ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyeceğini açıkladığı Altın arama maden şirketi ve Biyokütle Enerji Santrali'ni İYİ Parti Milletvekilleri ile birlikte TBMM Araştırma Komisyonu'na taşıdı.
TBMM Komisyonuna araştırmak için verilen önergede şu ifadelere yer verildi:
Samsun’un Tekkeköy İlçesi’nde ortaya çıkan hava ve çevre kirliliğine çözüm bulama konusunda çaba harcamayan ve burada yaşayan insanların sağlığını büyük bir tehlikeye atan hükümet, almış olduğu yeni karar ve özel sektörlere vermiş olduğu Şahin Dağları’nda altın arama ve Çarşamba Ovası’nda da Biyokütle Enerji Santrali kurulması ilişkin izinlerle daha fazla doğal yaşamı ve insan sağlığını tehlikeye atmıştır.
Bu kapsamda, Samsun’da yaşanan mevcut çevre sorunları ile yakın zamanda ortaya çıkacak olan muhtemel çevre sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98. ve TBMM içtüzüğünün 104 ve 105. maddesi uyarınca Meclis araştırması açılmasını için gereğini arz ve teklif ederiz.
İYİ Parti Milletvekilleri Samsun için seferber olmuştur. İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar tarafından Şahin Dağları ve Biyokütle Enerji Santrali konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verilen Araştırma Önergesine toplam 25 İYİ Parti Milletvekili imza attı.
“Tekkeköy İlçesi’nde ortaya çıkan hava ve çevre kirliliği sorununa çözüm bulma konusunda çaba harcamayan ve burada yaşayan 7’den 77’ye tüm insanların sağlığını tehlikeye atan hükümet, almış olduğu yeni kararlar ve özel sektörlere vermiş olduğu yeni izinlerle, Samsun’un hem havasını, hem doğasını yakın zamanda büyük bir tehlikeye almıştır.
Hükümet, sessiz-sedasız ve gizli bir şekilde Kanadalı madencilik şirketinin Türkiye uzantısı olan Tüprag şirkete ilk olarak Kavak İlçesi’nde 2000 hektarlık, ardından 1956 hektarlık, daha sonra 1975 hektarlık en son olarak da 1911 hektarlık alan için altın arama izni vermiştir.
Hükümet, Kanadalı aynı şirkete Havza İlçesi’nde de öncelikle 2000 hektar alan ve ardında da 1911 hektar alan alan olmak üzere Şahin Dağları’nda toplam 11 bin 758 hektar alanda altın arama izni vermiştir. Üstelik bu izinler hükümet tarafından verilirken “ÇED gerekli değildir” kararı alınmıştır.
İzni 2017 yılında alan şirket, 2019 yılının ikinci yarısında ortaya çıkmış ve Şahin Dağları’nda aşağıdan yukarıya doğru “yol genişletme” adı altında ağaç katliamlarına başlamıştır. Burada kaç ağaç kesileceğini ve doğal yaşama ne kadar zarar verileceğini hiç kimse bilmiyor. Ama kaz dağlarında yaşananları tüm Türkiye biliyor. Hükümet tarafından Şahin Dağları’nda altın arama kararı alınırken aynen Kaz Dağları’nda olduğu gibi toprağın üstünün altında daha değerli ve kıymetli olduğu unutulmuştur. Bu nedenle, bu olay duyulur duyulmaz Samsun halkı, tüm çevreciler ve Türkiye ayağa kaldırmıştır. Samsun’un kurduna-kuşuna, havasına, suyuna ve toprağına sahip çıkmıştır.
Havza ve Kavak İlçeleri arasında kalan güzelim Şahin Dağları’nda bu olaylar yaşanırken, bu kez de hükümet, Türkiye’nin en verimli ve en büyük ovalarından birisi konumunda olan Çarşamba Ovası’na özel bir şirket tarafından Biyokütle Enerji Santrali kurulması konusunda gizli-saklı izin vermiştir. Ne yazık ki, hükümetin bu izni verirken de “ÇED gerekli değildir” kararı aldığı ortaya çıkmıştır. Verilen bu izin nem Çarşamba İlçesinde ve yakın İlçelerde hava kirliliği ve tarım üretimine vermesi muhtemel zararları konusunda büyük endişe yaşanmasına neden olmuştur.
Eğercili Mahallesi’ne kurulacak olan Biyokütle Enerji Santrali’nin günlük 630 ton yakıt yakacak ve 38 ton kül çıkaracak olması endişeleri iyice artırmıştır. Hükümet bu kararını yeniden gözden geçirmez ve verilen izinleri iptal etmezse burada ortaya çıkacak olan duman ve kül çevredeki bütün insan sağlığını ve tarım arazilerini olumsuz yönde etkileyecektir.
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de, bu ve buna benzer yatırımların verimli tarım arazileri ve verimli ovalar dışında başka alanlara kurulması hem çevreyi hem de insan sağlığını koruma açısında büyük önem taşımaktadır.
Bu nedenle, Samsun’da yaşanan mevcut çevre sorunları ile yakın zamanda ortaya çıkacak olan muhtemel çevre sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98. ve TBMM içtüzüğünün 104 ve 105. maddesi uyarınca bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması yerinde olacaktır.”
TBMM Komisyonuna araştırmak için verilen önergede şu ifadelere yer verildi:
Samsun’un Tekkeköy İlçesi’nde ortaya çıkan hava ve çevre kirliliğine çözüm bulama konusunda çaba harcamayan ve burada yaşayan insanların sağlığını büyük bir tehlikeye atan hükümet, almış olduğu yeni karar ve özel sektörlere vermiş olduğu Şahin Dağları’nda altın arama ve Çarşamba Ovası’nda da Biyokütle Enerji Santrali kurulması ilişkin izinlerle daha fazla doğal yaşamı ve insan sağlığını tehlikeye atmıştır.
Bu kapsamda, Samsun’da yaşanan mevcut çevre sorunları ile yakın zamanda ortaya çıkacak olan muhtemel çevre sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98. ve TBMM içtüzüğünün 104 ve 105. maddesi uyarınca Meclis araştırması açılmasını için gereğini arz ve teklif ederiz.
İYİ Parti Milletvekilleri Samsun için seferber olmuştur. İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar tarafından Şahin Dağları ve Biyokütle Enerji Santrali konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verilen Araştırma Önergesine toplam 25 İYİ Parti Milletvekili imza attı.
“Tekkeköy İlçesi’nde ortaya çıkan hava ve çevre kirliliği sorununa çözüm bulma konusunda çaba harcamayan ve burada yaşayan 7’den 77’ye tüm insanların sağlığını tehlikeye atan hükümet, almış olduğu yeni kararlar ve özel sektörlere vermiş olduğu yeni izinlerle, Samsun’un hem havasını, hem doğasını yakın zamanda büyük bir tehlikeye almıştır.
Hükümet, sessiz-sedasız ve gizli bir şekilde Kanadalı madencilik şirketinin Türkiye uzantısı olan Tüprag şirkete ilk olarak Kavak İlçesi’nde 2000 hektarlık, ardından 1956 hektarlık, daha sonra 1975 hektarlık en son olarak da 1911 hektarlık alan için altın arama izni vermiştir.
Hükümet, Kanadalı aynı şirkete Havza İlçesi’nde de öncelikle 2000 hektar alan ve ardında da 1911 hektar alan alan olmak üzere Şahin Dağları’nda toplam 11 bin 758 hektar alanda altın arama izni vermiştir. Üstelik bu izinler hükümet tarafından verilirken “ÇED gerekli değildir” kararı alınmıştır.
İzni 2017 yılında alan şirket, 2019 yılının ikinci yarısında ortaya çıkmış ve Şahin Dağları’nda aşağıdan yukarıya doğru “yol genişletme” adı altında ağaç katliamlarına başlamıştır. Burada kaç ağaç kesileceğini ve doğal yaşama ne kadar zarar verileceğini hiç kimse bilmiyor. Ama kaz dağlarında yaşananları tüm Türkiye biliyor. Hükümet tarafından Şahin Dağları’nda altın arama kararı alınırken aynen Kaz Dağları’nda olduğu gibi toprağın üstünün altında daha değerli ve kıymetli olduğu unutulmuştur. Bu nedenle, bu olay duyulur duyulmaz Samsun halkı, tüm çevreciler ve Türkiye ayağa kaldırmıştır. Samsun’un kurduna-kuşuna, havasına, suyuna ve toprağına sahip çıkmıştır.
Havza ve Kavak İlçeleri arasında kalan güzelim Şahin Dağları’nda bu olaylar yaşanırken, bu kez de hükümet, Türkiye’nin en verimli ve en büyük ovalarından birisi konumunda olan Çarşamba Ovası’na özel bir şirket tarafından Biyokütle Enerji Santrali kurulması konusunda gizli-saklı izin vermiştir. Ne yazık ki, hükümetin bu izni verirken de “ÇED gerekli değildir” kararı aldığı ortaya çıkmıştır. Verilen bu izin nem Çarşamba İlçesinde ve yakın İlçelerde hava kirliliği ve tarım üretimine vermesi muhtemel zararları konusunda büyük endişe yaşanmasına neden olmuştur.
Eğercili Mahallesi’ne kurulacak olan Biyokütle Enerji Santrali’nin günlük 630 ton yakıt yakacak ve 38 ton kül çıkaracak olması endişeleri iyice artırmıştır. Hükümet bu kararını yeniden gözden geçirmez ve verilen izinleri iptal etmezse burada ortaya çıkacak olan duman ve kül çevredeki bütün insan sağlığını ve tarım arazilerini olumsuz yönde etkileyecektir.
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de, bu ve buna benzer yatırımların verimli tarım arazileri ve verimli ovalar dışında başka alanlara kurulması hem çevreyi hem de insan sağlığını koruma açısında büyük önem taşımaktadır.
Bu nedenle, Samsun’da yaşanan mevcut çevre sorunları ile yakın zamanda ortaya çıkacak olan muhtemel çevre sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98. ve TBMM içtüzüğünün 104 ve 105. maddesi uyarınca bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması yerinde olacaktır.”





