Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni düzenlendi. Siyaset kurumunun milli iradeye sahip çıkma sorumluluğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse milletin temsilcileri de işte burada, parlamento çatısı altında tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir.Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis'in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasi ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır. Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir.
"Sinsi emellerine ulaşmak için fırsat kolluyorlar"
Değerli milletvekilleri; bakınız bunu özellikle şunun için söylüyorum: Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için halen fırsat kolluyor.15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanlar ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullanıyor. Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye'yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek, medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar.Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak 15 Temmuz'da milletten yedikleri sillerin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar."Tehlike halen devam etmektedir"
Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ'cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkar olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya'daki terörist başının bu millete yaptığı ihanete layık şekilde 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır.Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır. Ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış; bütün bunlarla birlikte tehlike halen devam etmektedir. Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz.Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım; Demokrasinin imkanlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren, fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak, Allah muhafaza, eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak, şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak, 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız. Dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz. Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum: Zalime merhamet etmek, mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz.