Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Genel Kurulu'nda önemli açıklamalarda bulundu. ÖNDER İmam Hatipliler Derneği çatısı altında görev ve sorumluluk üstlenmenin başlı başına bir paye olduğunu belirten Erdoğan, Genel Kurul'da görevi devredecek Halit Bekiroğlu'na hizmetleri için teşekkür ederken görevi devralacak Kamber Çal'a da çalışmalarında başarı diledi.
NEREDEN NEREYE
"Büyük Çamlıca’ya 60 bin kişilik caminin ne gereği var" diyen Saadet Partisi genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'na seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çamlıca’da bu cami gereksizmiş. Nereden nereye… Bu hesabı kalk bir de Kanuni’ye Fatih’e sorsana… Bir ara öğrenci sayısı 600 bine çıktı sonra budadılar budadılar 60 bine indirdiler. Şimdi hamdolsun İmam Hatip Okulları şu anda 1 milyon 300 bin civarında bir öğrenci potansiyeline sahip hale geldi. Şimdi temennimiz niteliği de arttırmak. Ne yazık ki bu camiadan mezun olduğu halde bu kadar İmam Hatip'e ne gerek var diyen zavallılar da var.
Bir ağacı ne kadar budarsanız budayın kökleri sağlam kaldığı sürece gelişmeye, büyümeye, yeşermeye devam eder. Ağacı yok etmenin en etkili yolu köklerini kurutmaktır. İmam hatiplere saldıranlar milletimizin köklerini kurutmak istiyordu. Çünkü bu okullar tüm eksiklerine, sıkıntılarına, aldığı tüm yaralara rağmen milletimizin kökleriyle gövdesi arasındaki bağı temsil ediyordu.
İmam Hatip binalarının kapılarına kilit vurdular ama milletimizin gönlündeki ateşi söndüremediler. Bugün "bin yıl sürecek denen 28 Şubat" zihniyetinden geriye pek bir şey kalmadı ama köklerini kurutmaya çalıştıkları medeniyet ağacımız yaşamaya devam ediyor. Galip olarak sadece Allah’tır bunu bilseydiler bunu söyleyemezdiler" açıklamasını yaptı.
TEMEL KARAMOLLAOĞLU NE DEMİŞTİ
İstanbul çamlıca'ya yapılan "Çamlıca Camii" için eleştirilerde bulunarak tepkileri üzerine çeken Karamollaoğlu, "Hangi akıllının başına Çamlıca Tepesi'ne 60 bin kişilik cami yapmak gelir ya? Bir kere doldursunlar ellerini öperim.İçeriye giren dışarıya nasıl çıkacak? Günün en az 7-8 saatini vermesi lazım ki, orası dolsun. Bunu bile idrak etmeden, dışarıdan bakıldığı zaman 'Şu ihtişama bak ya, nereden nereye geldik Türkiye olarak' derseniz, işte hapı yuttuğumuzun resmidir bu. Bu Türkiye'nin ne kadar perişan halde olduğunu gösterir, ne kadar geliştiğini kalkındığını göstermez. Bakış açısı bu" demişti.
NEREDEN NEREYE
"Büyük Çamlıca’ya 60 bin kişilik caminin ne gereği var" diyen Saadet Partisi genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'na seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çamlıca’da bu cami gereksizmiş. Nereden nereye… Bu hesabı kalk bir de Kanuni’ye Fatih’e sorsana… Bir ara öğrenci sayısı 600 bine çıktı sonra budadılar budadılar 60 bine indirdiler. Şimdi hamdolsun İmam Hatip Okulları şu anda 1 milyon 300 bin civarında bir öğrenci potansiyeline sahip hale geldi. Şimdi temennimiz niteliği de arttırmak. Ne yazık ki bu camiadan mezun olduğu halde bu kadar İmam Hatip'e ne gerek var diyen zavallılar da var.
Bir ağacı ne kadar budarsanız budayın kökleri sağlam kaldığı sürece gelişmeye, büyümeye, yeşermeye devam eder. Ağacı yok etmenin en etkili yolu köklerini kurutmaktır. İmam hatiplere saldıranlar milletimizin köklerini kurutmak istiyordu. Çünkü bu okullar tüm eksiklerine, sıkıntılarına, aldığı tüm yaralara rağmen milletimizin kökleriyle gövdesi arasındaki bağı temsil ediyordu.
İmam Hatip binalarının kapılarına kilit vurdular ama milletimizin gönlündeki ateşi söndüremediler. Bugün "bin yıl sürecek denen 28 Şubat" zihniyetinden geriye pek bir şey kalmadı ama köklerini kurutmaya çalıştıkları medeniyet ağacımız yaşamaya devam ediyor. Galip olarak sadece Allah’tır bunu bilseydiler bunu söyleyemezdiler" açıklamasını yaptı.
TEMEL KARAMOLLAOĞLU NE DEMİŞTİ
İstanbul çamlıca'ya yapılan "Çamlıca Camii" için eleştirilerde bulunarak tepkileri üzerine çeken Karamollaoğlu, "Hangi akıllının başına Çamlıca Tepesi'ne 60 bin kişilik cami yapmak gelir ya? Bir kere doldursunlar ellerini öperim.İçeriye giren dışarıya nasıl çıkacak? Günün en az 7-8 saatini vermesi lazım ki, orası dolsun. Bunu bile idrak etmeden, dışarıdan bakıldığı zaman 'Şu ihtişama bak ya, nereden nereye geldik Türkiye olarak' derseniz, işte hapı yuttuğumuzun resmidir bu. Bu Türkiye'nin ne kadar perişan halde olduğunu gösterir, ne kadar geliştiğini kalkındığını göstermez. Bakış açısı bu" demişti.





