Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili soruşturmada dikkat çeken yeni bir gelişme yaşandı. 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda ölümün “şüpheli” olarak değerlendirilmesi üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmanın kapsamını genişletti.Denizolgun’un ölümüne ilişkin daha önce “yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması” değerlendirmesi yapılırken, yeniden incelenen otopsi görüntüleri soruşturmanın seyrini değiştirdi.
BİLİRKİŞİ RAPORU: “ÖLÜM ŞÜPHELİ”
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Denizolgun’a ait otopsi görüntüleri yeniden incelendi.25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda ölümün “şüpheli” olarak değerlendirilmesi üzerine soruşturmanın kapsamı genişletildi.Başsavcılığın açıklamasına göre, Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkındaki soruşturma, bu yeni değerlendirme doğrultusunda “adam öldürme” suçu kapsamında sürdürülüyor.OTOPSİ RAPORUNU HAZIRLAYAN DOKTORLAR DA İNCELENİYOR
Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri de Denizolgun’un ölüm nedenine ilişkin daha önce düzenlenen rapor.“Beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” değerlendirmesinin altında imzası bulunan doktorlar hakkında inceleme başlatıldı.Ayrıca Adli Tıp Kurumu'nda görevli bir idarecinin, otopsi görüntüleri konusunda önce “otopsi video kaydı yok”, daha sonra ise “kayıt vardır” şeklinde ifade vermesi de soruşturma kapsamına alındı.Söz konusu kişiler hakkında “resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla soruşturma yürütüldüğü bildirildi.“KAYIT YOK” DENİLDİ, SONRA GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI
Soruşturmanın kritik noktalarından birini, Denizolgun’un otopsisine ilişkin video kayıtlarının akıbeti oluşturuyor.Başsavcılığın farklı tarihlerde yaptığı taleplere ilk aşamada otopsi görüntülerinin bulunmadığı yönünde yanıt verildiği, daha sonra ise kayıtların mevcut olduğunun bildirilerek dosyaya gönderildiği belirtildi.Bu çelişkili yazışmaların ardından bazı görevliler hakkında da inceleme başlatıldı.FETHİ KABİR, HTS VE POLİS KAYITLARI MERCEK ALTINDA
Soruşturma yalnızca otopsi görüntüleriyle sınırlı değil.Denizolgun’un mezarının açılmasıyla gerçekleştirilen fethi kabir işlemi kapsamında alınan örneklerin sonuçları, telefonlara ilişkin HTS kayıtları, olay günü yapılan ilk müdahaleye ilişkin polis kayıtları ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile gerçekleştirilen yazışmalar da dosya kapsamında değerlendirilecek.Bu incelemelerin, Denizolgun’un ölümünden önce ve sonrasında yaşananların aydınlatılmasında kritik rol oynaması bekleniyor.36 SAAT BOYUNCA NEDEN ULAŞILAMADI?
Soruşturmanın dikkat çektiği bir diğer nokta ise Denizolgun’a ölümünden önce yaklaşık 36 saat boyunca ulaşılamamış olması.Savcılık; telefon kayıtlarını, Denizolgun’un son görüldüğü saatleri ve olay günü çiftlikte bulunan kişilerin ifadelerini incelemeye aldı.Özellikle Denizolgun’un ölümünden önceki son saatlerinin aydınlatılması soruşturmanın önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.POLİSE NEDEN 4 SAAT SONRA HABER VERİLDİ?
Dosyadaki en dikkat çekici iddialardan biri de Denizolgun’un cansız bedeninin bulunmasının ardından polise haber verilmesindeki gecikme.Edinilen bilgilere göre, Denizolgun’un ölümünün ardından önce yeğeni Hilmi Tuna Kuriş ve özel doktoru Nurettin Demirkol olaydan haberdar edildi.İlk olarak Kuriş ve Demirkol’un olay yerine geldiği, polise ise Denizolgun’un bulunmasından yaklaşık 4 saat sonra haber verildiği öne sürüldü.Savcılık, söz konusu gecikmenin nedenlerini de araştırıyor.MEZAR AÇILMIŞ, YENİDEN İNCELEME BAŞLATILMIŞTI
Denizolgun’un ölümüne ilişkin şüphelerin aydınlatılması amacıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararı doğrultusunda fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti.Adli Tıp Kurumu tarafından alınan örnekler üzerindeki incelemelerin tamamlanmasının ardından Denizolgun yeniden Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilmişti.Şimdi gözler, Adli Tıp Kurumu’ndaki incelemelerden çıkacak sonuçlara çevrildi.SORUŞTURMANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİREBİLECEK DOSYA
Bilirkişi raporunda ölümün “şüpheli” olarak değerlendirilmesi, kayıp olduğu belirtilen otopsi görüntülerinin daha sonra dosyaya girmesi, fethi kabir işlemi, HTS kayıtları ve polise haber verilmesindeki yaklaşık 4 saatlik gecikme soruşturmayı daha da kritik hale getirdi.Savcılığın tüm bu unsurları birlikte değerlendirerek Denizolgun’un ölümünün gerçek nedenini ve olayın nasıl gerçekleştiğini ortaya çıkarmaya çalıştığı öğrenildi.Soruşturma kapsamında yapılacak yeni incelemelerin ardından Denizolgun’un ölümüne ilişkin daha önceki “doğal ölüm” değerlendirmesinin değişip değişmeyeceği de netlik kazanacak.