Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Bursları ve 8. Uluslararası Öğrenciler Mezuniyet Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Vicdanın, ahlakın, merhametin, adaletin hâkim olduğu bir küresel düzeni inşa edene kadar, hep birlikte durmadan, dinlenmeden çalışmalıyız. Ancak bu şekilde gelecek nesillere hayırla yâd edileceğimiz bir miras bırakabiliriz” dedi.
İletişim teknolojisinin baş döndürücü bir hızla ilerlediği, dünyanın devasa bir köye dönüştüğü enformasyon çağının tam ortasında bulunulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu süreçte kavram dünyamız, hadiseleri yorumlama biçimimiz, meselelere bakış açımız da büyük bir dönüşüm geçiriyor. Her gün daha önce olmayan, kullanılma ihtiyacı hissedilmeyen kavramlarla tanışıyor, asimetrik tehditlerle yüzleşiyoruz. Algıların olguların yerine geçtiği, dijital savaşların cephe savaşlarından çok daha yıkıcı hale dönüştüğü, kurguyla hakikat arasındaki çizginin her geçen gün daha da soluklaştığı bir çağın içindeyiz. Peki, bu durum karşısında ne yapabiliriz? Elbette tarihi geriye saramaz, olana olmamış gibi davranamayız. Bize düşen, bu gelişmeleri kendi değerlerimiz ve ilkelerimiz çerçevesinde yönlendirmeye çalışmaktır. Siyasetçiler, yöneticiler, akademisyenler, öğrenciler olarak hep birlikte bu yeni durumla, yeni dünya ile başa çıkabilecek ve durumu kendi lehimize çevirebilecek yöntemler geliştirmeliyiz. Bunu sadece milletimiz ve ülkemiz için değil, aynı zamanda sizlerin, evlatlarımızın geleceği için de yapmak zorundayız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak her alanda adımları bu anlayışla attıklarına işaret ederek, “Yaşadığımız hadiselerin ışığında yarınımıza istikamet çiziyoruz. Tarihimizden güç alarak, başımıza gelenlerden gerekli dersleri çıkartarak istikbalimizi inşa etmeye çalışıyoruz. Başarılarımızın sayısını artırmaya, zaferlerimizin çapını büyütmeye, daha önce yapılan yanlışları düzeltemeye gayret ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, pasaportu itibar gören, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olan, “Dünya 5’ten Büyüktür” gerçeğini cesaretle dillendiren, haksızlık, hukuksuzluk karşısında sesini yükselten bir Türkiye’nin, son 17 yılda elde edilen kazanımların bir sonucu olduğunu anlattı.
İletişim teknolojisinin baş döndürücü bir hızla ilerlediği, dünyanın devasa bir köye dönüştüğü enformasyon çağının tam ortasında bulunulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu süreçte kavram dünyamız, hadiseleri yorumlama biçimimiz, meselelere bakış açımız da büyük bir dönüşüm geçiriyor. Her gün daha önce olmayan, kullanılma ihtiyacı hissedilmeyen kavramlarla tanışıyor, asimetrik tehditlerle yüzleşiyoruz. Algıların olguların yerine geçtiği, dijital savaşların cephe savaşlarından çok daha yıkıcı hale dönüştüğü, kurguyla hakikat arasındaki çizginin her geçen gün daha da soluklaştığı bir çağın içindeyiz. Peki, bu durum karşısında ne yapabiliriz? Elbette tarihi geriye saramaz, olana olmamış gibi davranamayız. Bize düşen, bu gelişmeleri kendi değerlerimiz ve ilkelerimiz çerçevesinde yönlendirmeye çalışmaktır. Siyasetçiler, yöneticiler, akademisyenler, öğrenciler olarak hep birlikte bu yeni durumla, yeni dünya ile başa çıkabilecek ve durumu kendi lehimize çevirebilecek yöntemler geliştirmeliyiz. Bunu sadece milletimiz ve ülkemiz için değil, aynı zamanda sizlerin, evlatlarımızın geleceği için de yapmak zorundayız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak her alanda adımları bu anlayışla attıklarına işaret ederek, “Yaşadığımız hadiselerin ışığında yarınımıza istikamet çiziyoruz. Tarihimizden güç alarak, başımıza gelenlerden gerekli dersleri çıkartarak istikbalimizi inşa etmeye çalışıyoruz. Başarılarımızın sayısını artırmaya, zaferlerimizin çapını büyütmeye, daha önce yapılan yanlışları düzeltemeye gayret ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, pasaportu itibar gören, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olan, “Dünya 5’ten Büyüktür” gerçeğini cesaretle dillendiren, haksızlık, hukuksuzluk karşısında sesini yükselten bir Türkiye’nin, son 17 yılda elde edilen kazanımların bir sonucu olduğunu anlattı.





