42. Muhtarlar Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millet olarak, Rabbimizin rızası ve Peygamber Efendimizin hatırası uğruna, kutsal toprakları korurken döktüğümüz kanların her damlası bizim için şereftir, şandır, inşallah dar-ı bekada şefaat vesilemizdir. Bazı ülkelerin kimi had bilmez, tarih bilmez, diplomatik nezaket bilmez yöneticileri ne Arap halklarıyla olan kardeşliğimize ne de Rabbimizin rızası ve Peygamberimizin şefaati uğrunda verdiğimiz mücadeleye gölge düşüremez” dedi.
FAHREDDİN PAŞA MEDİNE MÜDAFAASINI YAPARKEN SENİN CEDDİN NEREDEYDİ ?
Medine Müdafaasını, “İslam’ın ve Hz. Peygamberin sembollerinin şartlar ne olursa olsun nasıl korunması gerektiğini gösteren ibretlik bir hadise” olarak niteleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı’nın sosyal medya hesabından yaptığı iftira ve yalan içerikli paylaşımına atıfta bulunarak, “Fahreddin Paşa Medine Müdafaasını yaparken, ey bize bühtanda bulunan zavallı, senin ceddin neredeydi? Ta İstanbul’dan kalkıp Medine Müdafaası için oraya gelen Fahreddin Paşa niçin geldi? O mukaddes toprakları orayı işgal etmek için gelenlere karşı korumak üzere geldi. Peki, senin ecdadın neredeydi?” dedi.
HER KİM MİLLETİMİZİN BİRLİĞİNE, BERABERLİĞİNE GÖZ DİKERSE, GÜVENLİK STRATEJİMİZE SALDIRMIŞ DEMEKTİR
Konuşmasında Amerika Birleşik Devletleri’nin geçtiğimiz günlerde açıkladığı güvenlik stratejisine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu stratejinin “her şey Amerika için” şeklinde özetlenebileceğini, her ülkenin kendine göre bir güvenlik stratejisi belirleme ve bunu hayata geçirme hakkının olabileceğini dile getirdi.
Türkiye’nin de bu hakka sahip olduğunu belirterek, Türkiye’nin güvenlik stratejisinin ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ olarak özetlenebileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Her kim milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine göz dikerse, güvenlik stratejimize saldırmış demektir. Her kim bayrağımıza, ezanımıza, şehitlerimizin ve gazilerimizin emanetleri olan değerlerimize saygısızlık ederse, güvenlik stratejimizi ihlal etmiş demektir. Her kim vatanımızın tek bir taşına dahi el sürmeye tevessül ederse kırmızı çizgilerimizi geçmiş demektir. Her kim devletimizi yıkmaya, paralel devletler icat etmeye çalışırsa güvenlik stratejimizin kadim duvarlarına kafasını çarpmış demektir. Millî birliğimize, egemenliğimize, toprak bütünlüğümüze ve haklarımıza saygı duyan herkesle birlikte yol yürümeye, ittifaklar kurmaya, müttefiklik ilişkisi içine girmeye hazırız. Bu değerlerimizden herhangi birine el uzatanın elini kırmak da bizim boynumuzun borcudur. Türkiye hiçbir zaman terör örgütleri üzerinden başka ülkeleri, başka toplumları hedef almadığı gibi, bu yönteme tevessül edenlere de asla teslimiyet göstermez. Türkiye hiçbir zaman ekonomiyi bir sömürü, bir tehdit, bir şantaj aracı olarak kullanmadığı gibi, buna kalkışanlara da eyvallah etmez. Biz kendi özgürlüğümüz, kendi onurumuz, kendi geleceğimiz için ne kadar hassasiyet gösteriyorsak, kardeşimiz ve dostumuz kabul ettiğimiz toplumlar konusunda da aynı duyguları besliyoruz.”
FAHREDDİN PAŞA MEDİNE MÜDAFAASINI YAPARKEN SENİN CEDDİN NEREDEYDİ ?
Medine Müdafaasını, “İslam’ın ve Hz. Peygamberin sembollerinin şartlar ne olursa olsun nasıl korunması gerektiğini gösteren ibretlik bir hadise” olarak niteleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı’nın sosyal medya hesabından yaptığı iftira ve yalan içerikli paylaşımına atıfta bulunarak, “Fahreddin Paşa Medine Müdafaasını yaparken, ey bize bühtanda bulunan zavallı, senin ceddin neredeydi? Ta İstanbul’dan kalkıp Medine Müdafaası için oraya gelen Fahreddin Paşa niçin geldi? O mukaddes toprakları orayı işgal etmek için gelenlere karşı korumak üzere geldi. Peki, senin ecdadın neredeydi?” dedi.
HER KİM MİLLETİMİZİN BİRLİĞİNE, BERABERLİĞİNE GÖZ DİKERSE, GÜVENLİK STRATEJİMİZE SALDIRMIŞ DEMEKTİR
Konuşmasında Amerika Birleşik Devletleri’nin geçtiğimiz günlerde açıkladığı güvenlik stratejisine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu stratejinin “her şey Amerika için” şeklinde özetlenebileceğini, her ülkenin kendine göre bir güvenlik stratejisi belirleme ve bunu hayata geçirme hakkının olabileceğini dile getirdi.
Türkiye’nin de bu hakka sahip olduğunu belirterek, Türkiye’nin güvenlik stratejisinin ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ olarak özetlenebileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Her kim milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine göz dikerse, güvenlik stratejimize saldırmış demektir. Her kim bayrağımıza, ezanımıza, şehitlerimizin ve gazilerimizin emanetleri olan değerlerimize saygısızlık ederse, güvenlik stratejimizi ihlal etmiş demektir. Her kim vatanımızın tek bir taşına dahi el sürmeye tevessül ederse kırmızı çizgilerimizi geçmiş demektir. Her kim devletimizi yıkmaya, paralel devletler icat etmeye çalışırsa güvenlik stratejimizin kadim duvarlarına kafasını çarpmış demektir. Millî birliğimize, egemenliğimize, toprak bütünlüğümüze ve haklarımıza saygı duyan herkesle birlikte yol yürümeye, ittifaklar kurmaya, müttefiklik ilişkisi içine girmeye hazırız. Bu değerlerimizden herhangi birine el uzatanın elini kırmak da bizim boynumuzun borcudur. Türkiye hiçbir zaman terör örgütleri üzerinden başka ülkeleri, başka toplumları hedef almadığı gibi, bu yönteme tevessül edenlere de asla teslimiyet göstermez. Türkiye hiçbir zaman ekonomiyi bir sömürü, bir tehdit, bir şantaj aracı olarak kullanmadığı gibi, buna kalkışanlara da eyvallah etmez. Biz kendi özgürlüğümüz, kendi onurumuz, kendi geleceğimiz için ne kadar hassasiyet gösteriyorsak, kardeşimiz ve dostumuz kabul ettiğimiz toplumlar konusunda da aynı duyguları besliyoruz.”





