Dünya Göçmenler Günü vesilesiyle düzenlenen “Anadolu Dünya Dolu” adlı programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sınırlarını tel örgülerle kapatıp, geçmeye çalışan herkesi ölümle tehdit eden bir medeniyetin geleceği olamaz. Sınırlarına giren göçmenlerin paralarına, ziynet eşyalarına, hatta çocuklarına el koyan, onları din değiştirmeye zorlayan bir medeniyetin insanlığa söyleyecek sözü kalmamış demektir” dedi”
“TOPRAKLARIMIZA GELEN SIĞINMACILARA, KÖKENİNDEN, İNANCINDAN ÖNCE İNSAN OLARAK BAKIYORUZ”
Türkiye’ye gelen sığınmacılara kökeninden, inancından, dilinden, renginden ve kültüründen önce insan olarak baktıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşınızdakini önce insan olarak gördüğünüzde, ona insana yakışmayan bir davranış sergileme imkânınız zaten olamaz” dedi.
Anadolu’nun, asırlar boyunca bir göçmenler yurdu olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, göçmenlerin dışlanıp ötekileştirildiği ABD ve Batı ülkelerinin, göçmenler tarafından bugünkü durumlarına getirildiğini hatırlattı ve “Üstelik serencamın altında çok büyük acılar, çok büyük katliamlar, çok büyük utançlar da vardır. Hamdolsun bizim böyle bir yüz karamız asla yoktur” dedi.
İspanya’daki Yahudiler topraklarından kovulup gidecek yer bulamadıklarında, onlara Osmanlı Devleti’nin kapılarını açtığını, Polonya’daki muhalifler ülkelerinden sürülüp gidecek yer bulamadıklarında İstanbul’un yanı başında onlara yer gösterildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kafkasya, Balkanlar, Orta Asya, Güney Asya, Kuzey Afrika dâhil, dünyanın neresinde başı sıkışınca sığınacak güvenli bir liman ve huzurlu bir yuva arayan varsa, Anadolu kapılarının hepsine açık olduğunu sözlerine ekledi.
“ABD’NİN KUDÜS KARARI ZULMÜN ÖDÜLLENDİRİLMESİDİR”
“İnsanlığın, özellikle coğrafyamızın sorunları öylesine çoğaldı ve derinleşti ki, artık kalple buğz etmekle yetinemeyiz” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun son örneğinin Kudüs meselesi olduğunu kaydetti. Kudüs’ün, İsrail’in işgalinden beri huzursuzluğun, haksızlığın ve adaletsizliğin kesintisiz şekilde yaşandığı bir yer hâline geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Kudüs’le birlikte tüm Filistin’de uyguladığı devlet terörünün acı görüntülerinin, herkesin hafızasında olduğunu söyledi.
ABD’nin, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararının, bu zulmün adeta ödüllendirilmesi ve teşvik edilmesi anlamına geldiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kudüs meselesinin sadece kalple buğz edilerek geçiştirilebilecek bir konu olmadığını, sorumluluğun dille ifade edilerek de yerine getirilemeyeceğini vurguladı.
“ADALETİN OLMADIĞI YERDE AYNI ZAMANDA BİR UYANIŞ DA VARDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kudüs konusunda mutlaka somut, elle tutulur, gözle görülür netice almaya yönelik adımlar atmak zorunda olduklarını söyledi ve devamında şunları kaydetti: “Müslümanlarla birlikte Hıristiyanların da kutsal mekânlarını barındıran Kudüs’ü, İsrail gibi işgalci bir gücün insafına terk etmek, insanlığı bin yıl geriye götürecek tehlikeli bir sürecin kapısını açmaktır. Bu mübarek topraklar geçmişte çok büyük acılara şahitlik etti, üzerine dökülen çok kanı emmek zorunda kaldı. Bugün Kudüs’te ve Filistin şehirlerinde ağlatılan her çocuk, acı çektirilen her anne, vurulan, dövülen, hakaret edilen her insan yaklaşan yeni bir fırtınanın habercisidir. Adaletin olmadığı yerde, evet zulüm vardır, ama aynı zamanda bir uyanış da vardır, bir başkaldırı da vardır. Kudüs meselesi inşallah topyekûn insanlığın ve özellikle de Müslümanların uyanışına vesile olacaktır. Biz bu konuda üzerimize düşenleri yaptık, yapmayı sürdüreceğiz.”
70 yıldır göçmen durumunda olan Filistinlilerin yeniden yurtlarına kavuşuncaya kadar verdikleri mücadeleyi sürdüreceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adaletten, hukuktan, meşruiyetten asla taviz vermeden; teröre, iftiraya, çirkinliğe kesinlikle müsaade etmeden bu mücadeleyi zafere ulaştırmakta karalıyız” diye ekledi.
“TOPRAKLARIMIZA GELEN SIĞINMACILARA, KÖKENİNDEN, İNANCINDAN ÖNCE İNSAN OLARAK BAKIYORUZ”
Türkiye’ye gelen sığınmacılara kökeninden, inancından, dilinden, renginden ve kültüründen önce insan olarak baktıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşınızdakini önce insan olarak gördüğünüzde, ona insana yakışmayan bir davranış sergileme imkânınız zaten olamaz” dedi.
Anadolu’nun, asırlar boyunca bir göçmenler yurdu olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, göçmenlerin dışlanıp ötekileştirildiği ABD ve Batı ülkelerinin, göçmenler tarafından bugünkü durumlarına getirildiğini hatırlattı ve “Üstelik serencamın altında çok büyük acılar, çok büyük katliamlar, çok büyük utançlar da vardır. Hamdolsun bizim böyle bir yüz karamız asla yoktur” dedi.
İspanya’daki Yahudiler topraklarından kovulup gidecek yer bulamadıklarında, onlara Osmanlı Devleti’nin kapılarını açtığını, Polonya’daki muhalifler ülkelerinden sürülüp gidecek yer bulamadıklarında İstanbul’un yanı başında onlara yer gösterildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kafkasya, Balkanlar, Orta Asya, Güney Asya, Kuzey Afrika dâhil, dünyanın neresinde başı sıkışınca sığınacak güvenli bir liman ve huzurlu bir yuva arayan varsa, Anadolu kapılarının hepsine açık olduğunu sözlerine ekledi.
“ABD’NİN KUDÜS KARARI ZULMÜN ÖDÜLLENDİRİLMESİDİR”
“İnsanlığın, özellikle coğrafyamızın sorunları öylesine çoğaldı ve derinleşti ki, artık kalple buğz etmekle yetinemeyiz” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun son örneğinin Kudüs meselesi olduğunu kaydetti. Kudüs’ün, İsrail’in işgalinden beri huzursuzluğun, haksızlığın ve adaletsizliğin kesintisiz şekilde yaşandığı bir yer hâline geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Kudüs’le birlikte tüm Filistin’de uyguladığı devlet terörünün acı görüntülerinin, herkesin hafızasında olduğunu söyledi.
ABD’nin, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararının, bu zulmün adeta ödüllendirilmesi ve teşvik edilmesi anlamına geldiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kudüs meselesinin sadece kalple buğz edilerek geçiştirilebilecek bir konu olmadığını, sorumluluğun dille ifade edilerek de yerine getirilemeyeceğini vurguladı.
“ADALETİN OLMADIĞI YERDE AYNI ZAMANDA BİR UYANIŞ DA VARDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kudüs konusunda mutlaka somut, elle tutulur, gözle görülür netice almaya yönelik adımlar atmak zorunda olduklarını söyledi ve devamında şunları kaydetti: “Müslümanlarla birlikte Hıristiyanların da kutsal mekânlarını barındıran Kudüs’ü, İsrail gibi işgalci bir gücün insafına terk etmek, insanlığı bin yıl geriye götürecek tehlikeli bir sürecin kapısını açmaktır. Bu mübarek topraklar geçmişte çok büyük acılara şahitlik etti, üzerine dökülen çok kanı emmek zorunda kaldı. Bugün Kudüs’te ve Filistin şehirlerinde ağlatılan her çocuk, acı çektirilen her anne, vurulan, dövülen, hakaret edilen her insan yaklaşan yeni bir fırtınanın habercisidir. Adaletin olmadığı yerde, evet zulüm vardır, ama aynı zamanda bir uyanış da vardır, bir başkaldırı da vardır. Kudüs meselesi inşallah topyekûn insanlığın ve özellikle de Müslümanların uyanışına vesile olacaktır. Biz bu konuda üzerimize düşenleri yaptık, yapmayı sürdüreceğiz.”
70 yıldır göçmen durumunda olan Filistinlilerin yeniden yurtlarına kavuşuncaya kadar verdikleri mücadeleyi sürdüreceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adaletten, hukuktan, meşruiyetten asla taviz vermeden; teröre, iftiraya, çirkinliğe kesinlikle müsaade etmeden bu mücadeleyi zafere ulaştırmakta karalıyız” diye ekledi.





