AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak ülkeyi ve milleti sıkıntılardan kurtarmakla mükellef olduklarını vurgulayarak, “Milletimiz kara kaşımıza, kara gözümüze meftun olduğu için değil, bu konudaki samimiyetimize ve becerimize güvendiği için ülkenin yönetimini bize emanetti, bize emanet ediyor. Gecemizi gündüzümüze katarak tüm gücümüzü ve birikimimizi ortaya koyarak milletimize layık olacak bir yönetim sergilemek mecburiyetindeyiz” dedi.
“OMUZLARIMIZDAKİ DAVANIN BÜYÜKLÜĞÜ HEPİMİZİN FEDAKÂRLIK YAPMASINI GEREKTİRİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin başka partiler gibi vakit ve enerjilerini koltuk kavgalarıyla geçiremeyeceğini belirterek verilen mücadelenin ikbal değil, istiklal ve istikbal mücadelesi olduğunu söyledi ve “Omuzlarımızdaki davanın büyüklüğü hepimizin fedakârlık yapmasını gerektiriyor. Üstadın dediği gibi; biz ancak bu yolu ‘kim var’ denildiğinde sağına ve soluna bakınmadan ‘ben varım’ diyebilen dava ahlakına sahip kadrolarla yürüyebiliriz. Ana kademesiyle, kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla tüm arkadaşlarımın işte bu şuur altında olduklarına, bu anlayışla çalıştıklarına inanıyorum. Bize Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını gediğine koymadan durmak, duraksamak, hele hele gerilemek asla yoktur” şeklinde konuştu.
“TÜRKİYE’NİN BİR DE ANA MUHALEFET SORUNU VAR”
Türkiye’nin küresel düzeyde bir tehdit hâline dönüşen ayrımcılık, ırkçılık, Türk ve İslam düşmanlığı gibi sorunlarının olduğuna dikkat çekerek “Bütün bunların üzerine Türkiye’nin bir de Ana Muhalefet sorunu vardır” dedi.
Dünyanın her yerinde ana muhalefet partilerinin ülkenin yönetimine aday olduklarının bilinciyle proje ürettiklerini, program geliştirdiklerini, âdeta gölge bir hükûmet gibi çalıştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizdeki ana muhalefet ise âdeta cebinde keklik olarak gördüğü yüzde 25’lik oyun üzerine en küçük bir ilave yapmaya gerek görmeden, tam tersine kendini sürekli marjinalize etmenin gayreti içindedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında geçtiğimiz günlerde seçilen CHP İstanbul il başkanıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette demokrasiye saygımız vardır, bu kişi madem ki kongre salonundan çıkmıştır, öyleyse CHP’nin il başkanıdır, ona diyecek sözümüz yok. Ama bu il başkanının geçmişine baktığımızda bizim bir şey söylememize gerek kalmıyor. Kendi söyledikleri zaten her şeyi anlatıyor” dedi.
Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şey bir tarafa da, Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu parti ne hâllere geldi ya, kimlerin eline kaldı? Ermeni soykırımı diyerek tarihimizi ve milletimizi aşağılıyor. Devlet katil değil seri katil diyerek terör eylemlerinde güvenlik güçlerine saldırırken hayatını kaybedenlerin suçunu devlete atıyor. Gezi olayları sırasında çekilen ve kendisine atfedilen o yüzünde maske, elinde taş güvenlik güçlerimize saldırırken çekilmiş eylemci resmi ona ait değilse bile, bu vandallığa sahip çıktığını ispat ediyor. Diğer paylaşımlarından Gezi olayları sırasında insanları ananı da al haydi Taksim’e diyerek tahrik etmek dâhil, provokasyonların her yerinde bu kişinin bizzat bulunduğu anlaşılıyor. İşte bütün bunların öncesinde de CHP’yle BDP’nin ortak hareket etmesini kutlayan mesajlar yayınlıyor. Bu konuda tepkiler almış olacak ki, hemen CHP’yi BDP ile aynı yola girdi diye eleştiren gerzekler, yol doğru yol, ona bak sen diyerek karşı saldırıya geçiyor. PKK’nın güdümündeki BDP’liler ülkemizi kaosa sürüklemek için sokakları kana ve ateşe boğarken, bu kişi Kürtler Gezi’de yok, şunu yapmış, bunu yapmış, bahane bulma sen, Kobani’de ne yapıyorsun, nasıl davranıyorsun, ona bak diyerek yapılan ihanete ortak oluyordu.”
“OMUZLARIMIZDAKİ DAVANIN BÜYÜKLÜĞÜ HEPİMİZİN FEDAKÂRLIK YAPMASINI GEREKTİRİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin başka partiler gibi vakit ve enerjilerini koltuk kavgalarıyla geçiremeyeceğini belirterek verilen mücadelenin ikbal değil, istiklal ve istikbal mücadelesi olduğunu söyledi ve “Omuzlarımızdaki davanın büyüklüğü hepimizin fedakârlık yapmasını gerektiriyor. Üstadın dediği gibi; biz ancak bu yolu ‘kim var’ denildiğinde sağına ve soluna bakınmadan ‘ben varım’ diyebilen dava ahlakına sahip kadrolarla yürüyebiliriz. Ana kademesiyle, kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla tüm arkadaşlarımın işte bu şuur altında olduklarına, bu anlayışla çalıştıklarına inanıyorum. Bize Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını gediğine koymadan durmak, duraksamak, hele hele gerilemek asla yoktur” şeklinde konuştu.
“TÜRKİYE’NİN BİR DE ANA MUHALEFET SORUNU VAR”
Türkiye’nin küresel düzeyde bir tehdit hâline dönüşen ayrımcılık, ırkçılık, Türk ve İslam düşmanlığı gibi sorunlarının olduğuna dikkat çekerek “Bütün bunların üzerine Türkiye’nin bir de Ana Muhalefet sorunu vardır” dedi.
Dünyanın her yerinde ana muhalefet partilerinin ülkenin yönetimine aday olduklarının bilinciyle proje ürettiklerini, program geliştirdiklerini, âdeta gölge bir hükûmet gibi çalıştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizdeki ana muhalefet ise âdeta cebinde keklik olarak gördüğü yüzde 25’lik oyun üzerine en küçük bir ilave yapmaya gerek görmeden, tam tersine kendini sürekli marjinalize etmenin gayreti içindedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında geçtiğimiz günlerde seçilen CHP İstanbul il başkanıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette demokrasiye saygımız vardır, bu kişi madem ki kongre salonundan çıkmıştır, öyleyse CHP’nin il başkanıdır, ona diyecek sözümüz yok. Ama bu il başkanının geçmişine baktığımızda bizim bir şey söylememize gerek kalmıyor. Kendi söyledikleri zaten her şeyi anlatıyor” dedi.
Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şey bir tarafa da, Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu parti ne hâllere geldi ya, kimlerin eline kaldı? Ermeni soykırımı diyerek tarihimizi ve milletimizi aşağılıyor. Devlet katil değil seri katil diyerek terör eylemlerinde güvenlik güçlerine saldırırken hayatını kaybedenlerin suçunu devlete atıyor. Gezi olayları sırasında çekilen ve kendisine atfedilen o yüzünde maske, elinde taş güvenlik güçlerimize saldırırken çekilmiş eylemci resmi ona ait değilse bile, bu vandallığa sahip çıktığını ispat ediyor. Diğer paylaşımlarından Gezi olayları sırasında insanları ananı da al haydi Taksim’e diyerek tahrik etmek dâhil, provokasyonların her yerinde bu kişinin bizzat bulunduğu anlaşılıyor. İşte bütün bunların öncesinde de CHP’yle BDP’nin ortak hareket etmesini kutlayan mesajlar yayınlıyor. Bu konuda tepkiler almış olacak ki, hemen CHP’yi BDP ile aynı yola girdi diye eleştiren gerzekler, yol doğru yol, ona bak sen diyerek karşı saldırıya geçiyor. PKK’nın güdümündeki BDP’liler ülkemizi kaosa sürüklemek için sokakları kana ve ateşe boğarken, bu kişi Kürtler Gezi’de yok, şunu yapmış, bunu yapmış, bahane bulma sen, Kobani’de ne yapıyorsun, nasıl davranıyorsun, ona bak diyerek yapılan ihanete ortak oluyordu.”





