Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 95. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir resepsiyon verdi. 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde verilen resepsiyonda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, vicdanımızı, adalet duygumuzu, hakkaniyet ölçülerimize bir kenara bırakarak sadece kendi menfaatlerimiz için önümüze çıkan her şeyi ezip geçerek hareket edemeyiz. Bunun için Suriye, Irak, Balkanlar, Kafkaslar ve Kuzey Afrika'daki kardeşlerimize yüreğimizi açtığımız gibi Arakan'da zulüm gören mazlumları da yalnız bırakamayız” dedi.
“TÜM DÜNYADA ZULÜM SONA ERENE KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizleri tıpkı; geçtiğimiz günlerde 946. yılını kutladığımız Malazgirt Zaferi gibi, 718. yıl dönümüne ulaştığımız Osmanlı Devletinin kuruluşu gibi, 564. yıl dönümüne ulaştığımız İstanbul’un Fethi gibi, 102. yıl dönümünü idrak ettiğimiz Çanakkale Zaferi gibi ve işte bugün kutlaması vesilesiyle bir araya geldiğimiz Dumlupınar Zaferi gibi başarılarla yüceltsin, yükseltsin. Biz hem Alparslan’ların, Ertuğrul’ların, Yavuz’ların, hem de Yunus’ların, Mevlana’ların, Hacı Bektaş’ların torunlarıyız. Gerektiğinde yüreğimiz ve bileğimizle, gerektiğinde gönlümüz ve sözümüzle mücadele etmesini çok iyi biliyoruz. Bölgemizde ve tüm dünyada zulmü tamamen sona erdirene, huzuru ve refahı tesis edene kadar da mücadelemiz sürecektir.”
Bugünün dünyasında askeri, siyasi ve ekonomik mücadelelerin iç içe yürüdüğüne dikkat çekerek, 15 yıldır, bu alanların hepsinde de Türkiye’nin gücünü ve itibarını sürekli artırmanın çabası içinde olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayi alanında ulaştığı seviyenin, henüz yeterli olmadığını; ancak çak önemli olduğunu söyledi.
“KARANLIK GÜÇLERİN SALDIRILARI KARŞISINDA, DEĞERLERİMİZDEN TAVİZ VERMEDEN YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”
Türk Milletinin, istiklali ve istikbali söz konusu olduğunda, sadece askerleriyle değil, erkeğiyle kadınıyla, genciyle yaşlısıyla tüm fertleriyle birer cesaret ve kahramanlık abidesi olduğunu ve tarihten buna sayısız örnek gösterilebileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son 15 Temmuz’da, sokaklara dökülen milyonlarca kişiyle bu hakikatin bir kez deha görülüp yaşandığını belirtti.
Terör örgütlerinin ve onları bu milletin üzerine salan güçlerin, hain emellerine asla ulaşamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün veciz ifadesiyle, bağımsızlık bizim milletimizin karakteridir. Ülkemizi işgale kalkışanlar için söylenmiş ‘ya istiklal, ya ölüm’ parolası, aslında özgürce yaşama irademizin beyanıdır” diye konuştu.
Bugün de aynı anlayışla, Türkiye’nin sınırları içinde ve dışında yoğun bir mücadele verdiklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşımızdaki karanlık güçlerin kural ve ahlak tanımaz saldırıları karşısında, biz tarihimizden ve medeniyetimizden tevarüs ettiğimiz değerlerimizden taviz vermeden yolumuza devam ediyoruz. Biz, onlar gibi olamayız. Biz, vicdanımızı, adalet duygumuzu, hakkaniyet ölçülerimizi bir kenara bırakarak, sadece kendi menfaatlerimiz için önümüze çıkan her şeyi ezip geçerek hareket edemeyiz” dedi.
“TÜM DÜNYADA ZULÜM SONA ERENE KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizleri tıpkı; geçtiğimiz günlerde 946. yılını kutladığımız Malazgirt Zaferi gibi, 718. yıl dönümüne ulaştığımız Osmanlı Devletinin kuruluşu gibi, 564. yıl dönümüne ulaştığımız İstanbul’un Fethi gibi, 102. yıl dönümünü idrak ettiğimiz Çanakkale Zaferi gibi ve işte bugün kutlaması vesilesiyle bir araya geldiğimiz Dumlupınar Zaferi gibi başarılarla yüceltsin, yükseltsin. Biz hem Alparslan’ların, Ertuğrul’ların, Yavuz’ların, hem de Yunus’ların, Mevlana’ların, Hacı Bektaş’ların torunlarıyız. Gerektiğinde yüreğimiz ve bileğimizle, gerektiğinde gönlümüz ve sözümüzle mücadele etmesini çok iyi biliyoruz. Bölgemizde ve tüm dünyada zulmü tamamen sona erdirene, huzuru ve refahı tesis edene kadar da mücadelemiz sürecektir.”
Bugünün dünyasında askeri, siyasi ve ekonomik mücadelelerin iç içe yürüdüğüne dikkat çekerek, 15 yıldır, bu alanların hepsinde de Türkiye’nin gücünü ve itibarını sürekli artırmanın çabası içinde olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayi alanında ulaştığı seviyenin, henüz yeterli olmadığını; ancak çak önemli olduğunu söyledi.
“KARANLIK GÜÇLERİN SALDIRILARI KARŞISINDA, DEĞERLERİMİZDEN TAVİZ VERMEDEN YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”
Türk Milletinin, istiklali ve istikbali söz konusu olduğunda, sadece askerleriyle değil, erkeğiyle kadınıyla, genciyle yaşlısıyla tüm fertleriyle birer cesaret ve kahramanlık abidesi olduğunu ve tarihten buna sayısız örnek gösterilebileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son 15 Temmuz’da, sokaklara dökülen milyonlarca kişiyle bu hakikatin bir kez deha görülüp yaşandığını belirtti.
Terör örgütlerinin ve onları bu milletin üzerine salan güçlerin, hain emellerine asla ulaşamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün veciz ifadesiyle, bağımsızlık bizim milletimizin karakteridir. Ülkemizi işgale kalkışanlar için söylenmiş ‘ya istiklal, ya ölüm’ parolası, aslında özgürce yaşama irademizin beyanıdır” diye konuştu.
Bugün de aynı anlayışla, Türkiye’nin sınırları içinde ve dışında yoğun bir mücadele verdiklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşımızdaki karanlık güçlerin kural ve ahlak tanımaz saldırıları karşısında, biz tarihimizden ve medeniyetimizden tevarüs ettiğimiz değerlerimizden taviz vermeden yolumuza devam ediyoruz. Biz, onlar gibi olamayız. Biz, vicdanımızı, adalet duygumuzu, hakkaniyet ölçülerimizi bir kenara bırakarak, sadece kendi menfaatlerimiz için önümüze çıkan her şeyi ezip geçerek hareket edemeyiz” dedi.





