Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti İl Başkanları Toplantısında Merkez Bankası'na ve fırsatçı stokçulara çok sert eleştiriler yöneltti. Merkez Bankası'nın şimdiye kadar enflasyon ile ilgili hiç bir hedefini tutturamadığını söyleyen Erdoğan, Merkez Bankasının 6.25'lik faiz artırımını da çok yüksek buldu. Erdoğan, "Hadi buyrun bağımsızlık. Bağımsızlığın neticesini göreceğiz. Şu an şahsen benim sabır safhamdır. Ve o sabır bir yere kadar. Çünkü biz sömürüye eyvallah diyemeyiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ak Parti İl Başkanları toplantısında özetle şu ifadelere yer verdi:
ABD yönetiminin ülkemizle ilgili açıkladığı olumsuz kararlardan sonra alçak bir saldırı ile karşı karşıya kaldık. Döviz kuru mantıklı bir sebeple izah edilemeyecek şekilde yükseltildi. Yılbaşında 3.8 olan, mart başında bu durumu koruyan, nisan başında yaklaşık 4 olan, mayıs başında 4.12 olan, haziranda seçimlerin ertesi 4.6’yı bulan döviz kurunun yükselişini buraya kadar anlayabilirdik. Seçim öncesinin belirsizleri nedeniyle olabilir diye baktık.
Dövizin Ağustos'ta 7 liraya yükselmesi suikasttır.
Amerikan yönetiminin ülkemizin egemenlik haklarına açıkça saygısızlık olan taleplerine cevap vermedik diye böyle bir sorunun ortaya çıkması meselenin tamamen siyasi olduğuna işaret ediyor. Her şeyden önce şunun bilinmesi lazım. Türkiye bir hukuk devletidir, bir kabile devleti değildir.
Vatandaşlarıma sesleniyorum, paramıza güvenin
Türkiye'yi döviz kuru üzerinden vurmak isteyenlere cevabımızı, kurun geldiği seviyenin avantajlarını ihracatımıza ve bununla bağlantılı olarak üretime, istihdama yansıtarak vermeliyiz. İhracat ve ithalatla işi olmayan hiç kimsenin dövizle işi olmamalıdır. Vatandaşlarıma sesleniyorum, paramıza, paranıza güvenin. Tüm tasarrufların dövizden Türk lirasına ve kendi paramızla değer biçilen finans araçlarına yönlendirilmesi gerekli. Bu dönemde stokçuluk ve fırsatçılık yapanları da, yatırım ve fedakarlık yapanları da tespit ediyoruz.
Haksız kazanç elde etmek isteyenlere meydanı bırakmayacağız
Tabii birileri, fırsattan istifadeyle milletimizin kafasını bulandırmak, moralini bozmak için, bir sürü yalan yanlış haberi ortalığa yayıyor. Okul kitaplarının basılamadığından sağlık ve ilaç hizmetlerinin aksayacağına kadar pek çok dedikodu üretiliyor. HAlbuki ne okul kitaplarında ne sağlıkta ne ilaçta ne de diğer hizmetlerde herhangi bir sıkıntı yoktur. Devleti, bu tür manipülasyonlarla köşeye sıkıştırarak haksız kazanç elde etmek isteyen simsarlara asla meydanı bırakmayacağız
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ak Parti İl Başkanları toplantısında özetle şu ifadelere yer verdi:
ABD yönetiminin ülkemizle ilgili açıkladığı olumsuz kararlardan sonra alçak bir saldırı ile karşı karşıya kaldık. Döviz kuru mantıklı bir sebeple izah edilemeyecek şekilde yükseltildi. Yılbaşında 3.8 olan, mart başında bu durumu koruyan, nisan başında yaklaşık 4 olan, mayıs başında 4.12 olan, haziranda seçimlerin ertesi 4.6’yı bulan döviz kurunun yükselişini buraya kadar anlayabilirdik. Seçim öncesinin belirsizleri nedeniyle olabilir diye baktık.
Dövizin Ağustos'ta 7 liraya yükselmesi suikasttır.
Amerikan yönetiminin ülkemizin egemenlik haklarına açıkça saygısızlık olan taleplerine cevap vermedik diye böyle bir sorunun ortaya çıkması meselenin tamamen siyasi olduğuna işaret ediyor. Her şeyden önce şunun bilinmesi lazım. Türkiye bir hukuk devletidir, bir kabile devleti değildir.
Vatandaşlarıma sesleniyorum, paramıza güvenin
Türkiye'yi döviz kuru üzerinden vurmak isteyenlere cevabımızı, kurun geldiği seviyenin avantajlarını ihracatımıza ve bununla bağlantılı olarak üretime, istihdama yansıtarak vermeliyiz. İhracat ve ithalatla işi olmayan hiç kimsenin dövizle işi olmamalıdır. Vatandaşlarıma sesleniyorum, paramıza, paranıza güvenin. Tüm tasarrufların dövizden Türk lirasına ve kendi paramızla değer biçilen finans araçlarına yönlendirilmesi gerekli. Bu dönemde stokçuluk ve fırsatçılık yapanları da, yatırım ve fedakarlık yapanları da tespit ediyoruz.
Haksız kazanç elde etmek isteyenlere meydanı bırakmayacağız
Tabii birileri, fırsattan istifadeyle milletimizin kafasını bulandırmak, moralini bozmak için, bir sürü yalan yanlış haberi ortalığa yayıyor. Okul kitaplarının basılamadığından sağlık ve ilaç hizmetlerinin aksayacağına kadar pek çok dedikodu üretiliyor. HAlbuki ne okul kitaplarında ne sağlıkta ne ilaçta ne de diğer hizmetlerde herhangi bir sıkıntı yoktur. Devleti, bu tür manipülasyonlarla köşeye sıkıştırarak haksız kazanç elde etmek isteyen simsarlara asla meydanı bırakmayacağız





