Cumhurbaşkanı Erdoğan, STK temsilcileri ile bir araya geldiği iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, darbeci FETÖ mensuplarının mahkeme süreci hakkında “Sivil toplum kuruluşlarımızın yöneticileri olarak sizlerden de mahkemelerde hazır bulunmanızı özellikle rica ediyorum. Bunları takip etmelisiniz, bu onların şovlarına fırsat vermeyecek. Şehit yakınlarımıza ve gazilerimize moral vermek, aynı zamanda meydanı bu alçaklara bırakmamak için süreç tamamlanana kadar mahkemeleri hem fiziki olarak hem de işlemler açısından çok yakından takip etmelisiniz” dedi.
“SİLAHLI TERÖR NEYSE UYUŞTURUCU TERÖRÜ DE O’DUR”
“Bizim nazarımızda silahlı terör neyse uyuşturucu terörü de o’dur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin uyuşturucuyla mücadele hususunda yaptığı pek çok çalışmanın olduğunu belirterek, “Ancak, son günlerde basın-yayın organlarına yansıyan, hatta kendimizin de yol kenarlarında bizzat şahit olduğu yürek yakıcı manzaralar, bu konularda hâlen eksiklerimizin olduğunu gösteriyor. Kaldırım köşelerinde veya sokak ortasına kendinden geçmiş bir şekilde bulunan gençler, sadece devlete değil, hepimize ciddi sorumluluk yüklüyor. Her ne kadar Avrupa ülkelerinin çok çok altında da olsa, bizim milletçe bu yarayı daha fazla büyümeden, kangrene dönüşmeden tedavi etmemiz gerekiyor. Bunun yolu da aile, okul, üniversite, medya ve sivil toplum olarak el birliği içinde, dayanışma içinde meseleye eğilmemizden geçiyor” ifadelerini kullandı.
“FETÖ İHANET ÇETESİ MENSUPLARI KENDİLERİNİ BEKLEYEN ACI AKIBETTEN KURTULAMAYACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yıl önce, 15 Temmuz gecesi Türkiye’nin, tarihinin en büyük felaketlerinden birinin eşiğinden döndüğünü dile getirdi.
FETÖ ihanet çetesi mensupları tarafından başlatılan darbe girişiminin, milletin feraseti ve cesareti sayesinde başarısızlığa uğratıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin bir daha böyle bir musibetle karşı karşıya kalmaması için, öncelikle bu ihanet çetesi mensuplarının hak ettiği cezaları mutlaka almalarını sağlamalıyız. Dikkat ediniz, bu ihanet çetesine mensup olup da, yaptıkların için nedamet getiren, samimi pişmanlık duyan, neredeyse kimse yoktur. Bu durum, sergiledikleri tüm ihanetleri, işledikleri tüm cinayetleri, yaptıkları tüm haksızlıkları taammüden gerçekleştirdiklerini gösteriyor. Mahkemelerdeki şovları, cesaretlerinden değil, dünyevi gözlerinin de, kalp gözlerinin de kararmış olmasından kaynaklanıyor. Pervasızlıkları, kaybedecek bir şeyi kalmamış insanların psikolojisini yansıtıyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, kendilerini bekleyen acı akıbetten kurtulamayacaklar. Türkiye, onların tüm dünyada propagandasını yaptıklarının aksine, bir hukuk devleti olduğu için, böyle davranabiliyorlar.”
“SİLAHLI TERÖR NEYSE UYUŞTURUCU TERÖRÜ DE O’DUR”
“Bizim nazarımızda silahlı terör neyse uyuşturucu terörü de o’dur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin uyuşturucuyla mücadele hususunda yaptığı pek çok çalışmanın olduğunu belirterek, “Ancak, son günlerde basın-yayın organlarına yansıyan, hatta kendimizin de yol kenarlarında bizzat şahit olduğu yürek yakıcı manzaralar, bu konularda hâlen eksiklerimizin olduğunu gösteriyor. Kaldırım köşelerinde veya sokak ortasına kendinden geçmiş bir şekilde bulunan gençler, sadece devlete değil, hepimize ciddi sorumluluk yüklüyor. Her ne kadar Avrupa ülkelerinin çok çok altında da olsa, bizim milletçe bu yarayı daha fazla büyümeden, kangrene dönüşmeden tedavi etmemiz gerekiyor. Bunun yolu da aile, okul, üniversite, medya ve sivil toplum olarak el birliği içinde, dayanışma içinde meseleye eğilmemizden geçiyor” ifadelerini kullandı.
“FETÖ İHANET ÇETESİ MENSUPLARI KENDİLERİNİ BEKLEYEN ACI AKIBETTEN KURTULAMAYACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yıl önce, 15 Temmuz gecesi Türkiye’nin, tarihinin en büyük felaketlerinden birinin eşiğinden döndüğünü dile getirdi.
FETÖ ihanet çetesi mensupları tarafından başlatılan darbe girişiminin, milletin feraseti ve cesareti sayesinde başarısızlığa uğratıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin bir daha böyle bir musibetle karşı karşıya kalmaması için, öncelikle bu ihanet çetesi mensuplarının hak ettiği cezaları mutlaka almalarını sağlamalıyız. Dikkat ediniz, bu ihanet çetesine mensup olup da, yaptıkların için nedamet getiren, samimi pişmanlık duyan, neredeyse kimse yoktur. Bu durum, sergiledikleri tüm ihanetleri, işledikleri tüm cinayetleri, yaptıkları tüm haksızlıkları taammüden gerçekleştirdiklerini gösteriyor. Mahkemelerdeki şovları, cesaretlerinden değil, dünyevi gözlerinin de, kalp gözlerinin de kararmış olmasından kaynaklanıyor. Pervasızlıkları, kaybedecek bir şeyi kalmamış insanların psikolojisini yansıtıyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, kendilerini bekleyen acı akıbetten kurtulamayacaklar. Türkiye, onların tüm dünyada propagandasını yaptıklarının aksine, bir hukuk devleti olduğu için, böyle davranabiliyorlar.”





