
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 69. Geleneksel Hasat Bayramı’nda yaptığı konuşmada, “Gıda güvenliğini garanti altına almak, altını çizerek söylüyorum, ülkemiz için aynı zamanda bir millî güvenlik meselesidir. Bizim nazarımızda iç tüketimimiz için buğdayı dışarıdan satın almakla silahı satın almak arasında temelde bir farklılık yoktur. Temel tarım ürünlerinde dışa bağımlılık, en az savunma sanayinde dışa bağımlılık kadar tehlikeli ve riskli bir durumdur” uyarısı yaptı.
Hasatın, çiftçinin bir yıllık emeğinin, alın teri ve bekleyişinin semeresini topladığı bir bayram olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizler bugün sadece tarlanızdaki ürünün hasadını yapmıyorsunuz, aynı zamanda her anı sabırla, tevekkülle geçirilen bir senelik çalışmanın neticesini de alıyorsunuz. Sizler bugün Rabbimizin insanın istifadesine sunduğu toprağın, güneşin, suyun bereketine bir kez daha şahitlik ediyorsunuz. İşte böyle bir günde buradaki çiftçilerimizin nezdinde Türkiye’nin dört bir yanındaki üreticilerimizin Hasat Bayramı’nı gönülden tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.
“DEVLETLER TARIMI, TIPKI SAVUNMA GİBİ, MİLLÎ GÜVENLİKLERİNİN YAPI TAŞLARINDAN BİRİ OLARAK GÖRÜYOR”
Tarımın önemi ve Türkiye’nin bekasında oynadığı rolün daha da arttığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün birçok ülke gıda güvenliğiyle millî güvenlikleri arasında doğrudan bir bağ kuruyor. Artık devletler tarımı tıpkı savunma, haberleşme, üretim, ileri teknoloji ve enerji gibi millî güvenliklerinin yapı taşlarından biri olarak görüyor. Türkiye olarak bizim için de durum farklı değildir. Gıda güvenliğini garanti altına almak, altını çizerek söylüyorum, ülkemiz için aynı zamanda bir millî güvenlik meselesidir. Bizim nazarımızda iç tüketimimiz için buğdayı dışarıdan satın almakla silahı satın almak arasında temelde bir farklılık yoktur. Temel tarım ürünlerinde dışa bağımlılık, en az savunma sanayiinde dışa bağımlılık kadar tehlikeli ve riskli bir durumdur.”
“TARIM SEKTÖRÜMÜZÜ DÜNYANIN EN GELİŞMİŞ ÜLKELERİYLE YARIŞIR HÂLE GETİRDİK”
Tarım sektörümüzü yılların ihmalinden kurtararak dünyanın en gelişmiş ülkeleriyle yarışır hâle getirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün tarım sektörümüz 82 milyonluk nüfusumuzun, 4,5 milyonluk sığınmacı kardeşimizin, her sene ülkemizi ziyaret eden 46 milyonluk turistin ihtiyaçlarını karşılarken, 5 milyondan fazla vatandaşımıza da istihdam imkânı sağlıyor” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında yaklaşık 37 milyar lira olan tarımsal gayrisafi yurt içi hasılayı 2018 yılında 213,4 milyar liraya ulaştırarak, Türkiye’yi tarımsal hasılada dünyada yedinci, Avrupa ise birinci sıraya yükselttiklerini kaydetti.
“2018 YILINDA TARIMDA DIŞ TİCARET FAZLASI 5 MİLYAR DOLARA ULAŞTI”
2018 yılında tarımda dış ticaret fazlasının yaklaşık 5 milyar dolar gibi çok önemli bir rakama ulaştığı bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, topraksız tarım yapılan teknolojik sera sayısını bin 413’e çıkardıklarını, bu modern seralarda üretilen ürünlerin yüzde 90’ının ihraç edildiğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldikleri andan itibaren organik tarım ve tohum üretimine öncelik verdiklerine vurgu yaparak, “2002 yılında sadece 150 organik ürünümüz varken, 2018 yılı itibarıyla sayıyı 213’e ulaştırdık. Üretim miktarı açısından baktığımızda, organik üretim 2002’en günümüze yüzde 665 artarak 2 milyon 372 bin tona yükseldi. Bu ürünleri aynı zamanda yurt dışına pazarlayarak 2018 yılında 361 milyon dolar gelir elde ettik” diye konuştu.
Sertifikalı tohum üretimine ciddi destekler verdiklerini ve olumlu sonuçlar aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “2002 yılında 145 bin ton olan tohum üretim miktarı 2018 yılında 1 milyon tonu aştı; nereden nereye. Sertifikalı tohumda en fazla ekiliş alanına sahip türlerde yerli üretimle ülkemiz ihtiyacını karşılar duruma geldik Allah’a hamdolsun. Tohum ihracatımız 2002 yılına göre 2018 yılında 11 kat artarak 102 bin tona ulaştı. Hep tohumu ithal eden ülkeyken, şimdi ihraç ediyoruz. İşte ata tohumu projesiyle ülkemiz gen kaynaklarını oluşturan bitki çeşitlerinin koruma altına alınmasını sağlıyoruz. Şimdiye kadar milletimizden toplanan binin üzerinde cins ve çeşitlere ait tohumlar çoğaltılarak tescile hazır hâle getirildi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, genç nüfusun köyde yatırım yapmasını ve tarımsal nüfusun gençleşmesini sağlamak için köye dönüş projelerini başlattıklarını kaydederek, genç çiftçilere kişi başı 30 bin lira tutarında hibe desteğini 2016 yılında uygulamaya başladıklarını, hayvancılıktan bitkisel üretime, yerel ürünlerden tıbbi aromatik bitkilere kadar birçok alanda gençlere imkânlar sunduklarını, sadece son üç yılda genç çiftçilere 1,5 milyar lira tutarında hibe desteği sunduklarını anlattı.
“11. KALKINMA PLANI’NDA TARIM SEKTÖRÜ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ HEDEFLER VE TEŞVİKLER YER ALMAKTA”
Buğday ve arpada prim ve gübre desteğini yüzde 100 artırdıklarını, nişasta bazlı şeker kotasını 2018 yılında yüzde 10’dan yüzde 5’e, 2019 yılında ise yüzde 2,5’a düşürdüklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şeker kotalarında yapılan bu düzenlemeyle 2019 yılında bir önceki yıla göre pancar üretiminde yüzde 11’lik bir artış beklediklerini bildirdi.
11. Kalkınma Planı’nda tarım sektörü için çok önemli hedefler ve teşvikler yer aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Tarım sektörünü, savunma sanayi ve turizmle aynı kategoriye aldık. Dijitalleşme, yapay zekâ, veri madenciliği gibi etkin, veriye dayalı iş modelleriyle tarımsal bilgi sistemleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu sayede tarım ve hayvancılıktaki bütün faaliyetler anında izlenecek, stratejiler geliştirilecek, çiftçilerimizin mağduriyeti giderilecektir. Yani 780 bin kilometrekare şu vatan toprağımızda ne ekiliyor, nerede ekiliyor, ne kadar ekiliyor, ne kadar hayvan yetiştiriliyor; hepsini bileceğiz, hepsini planlayacağız. Tohumdan sofraya tüm süreç analizi yapılarak kayıt altına alınacak. Sulama alanlarının genişletilmesi amacıyla 2 milyon hektar alanı daha sulamaya açacağız. GAP Bölgesi başta olmak üzere ülkemiz genelindeki sulama barajlarının ve kanallarının bir an önce hizmete girmesi önceliklerimiz arasındadır. Böylece 1,7 milyon kişiye istihdam, ekonomiye de 15 milyar liralık yıllık gelir artışıyla çok ciddi katkı sağlayacağız. Küçük aile işletmelerinin büyükbaş hayvancılıkta 10, küçükbaş hayvancılıkta 300 başa kadar ulaştırılması hedefiyle alet ve ekipman alımını destekleyeceğiz. Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde anaç hayvan sayısının artırılmasıyla kırmızı et üretimindeki küçükbaş payını yükselteceğiz. 2023 yılı için 30 milyon baş ilave anaç koyun artışı hedefliyoruz. Ayrıca, ülkemizdeki sığır miktarını artırmak için suni dölleme uygulamalarına ağırlık vereceğiz. İnşallah tüm bu çalışmalarla ülkemizi 2023 senesinde tarım ve hayvancılıkta dünyanın en güçlü ülkelerinden biri hâline getireceğiz.”
“BİZ TÜRKİYE’YE HİZMET ETMENİN, MİLLETİMİZİ HAYALLERİYLE BULUŞTURMANIN PEŞİNDEYİZ”
Türkiye’nin tarımını ilerletecek, üretimi artıracak, Türkiye’nin gıda güvenliğini tahkim edecek her türlü öneriye açık olduklarını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açık söylüyorum; biz kavganın, gerilimin kesinlikle yanında değiliz. Türkiye’ye hizmet etmenin, milletimizi hayalleriyle buluşturmanın peşindeyiz. Biz çiftçilerimize en güzel imkânları sunmanın mücadelesini veriyoruz” değerlendirmesinde bulundu.





