ERDOĞAN’IN KONGRELERİ VE ERKEN SEÇİM
Bütün yurt genelinde olduğu gibi Samsun’da da Ak Parti İlçe kongreleri devam ediyor.
Zaman zaman diğer illerdeki kongrelerin haberlerine göz atıyorum.
Hiçbir yerde kargaşalık ya da genel merkezin kararları karşısında bir davranış yok.
Kongreler genel merkezin istekleri doğrultusunda gerçekleşiyor.
Çünkü, genel merkez bu işi sıkı tutuyor.
İlçe Başkanları ya da başkan adayları sıkı bir soruşturmadan geçiyor.
Hatta bu soruşturmalara sadece başkanlar değil başkanların yönetimlerine girecek olanlar da dahil ediliyor.
Neden mi ?
Erdoğan’ın talimatı böyle.
Defalarca uyardığı, ikazlarda bulunduğu metal yorgunları, ihale işlerine karışanlar, parti üzerinden kendisine veya yakınlarına menfaat sağlayanları partiden soyutlamak istiyor.
Bu elbette ki kongrelerde adaylıkları kabul edilmeyenler de böyledir demek değildir.
Ama, ortada bir gerçek vardır.
O gerçekte kongrelerde kimlerin başkan olacağı, kimlerin adaylıklarının kabul edileceği ve yönetimlere kimlerin gireceği tamamen Genel Merkezin kontrolünde.
Anlayacağınız kimse kafasına göre iş yapmıyor ve yapamaz.
Parti teşkilatlarında görev alanlar kimsenin adamı olamaz.
Kimse böyle bir hevese kapılmasın.
Yönetime girenler ne İl Başkanı Muharrem Göksel’in, ne de Ak Parti Milletvekili Fuat Köktaş’ın adamı olamaz.
Burada, bu partide birilerinin adamı olunacak ise o da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi
“ Milletin adamı “ olmaktır.
Şunu iyice anlamak gerekir.
Yapılan her şey Genel Merkezin istekleri doğrultusunda gerçekleşiyor.
Cumhurbaşkanı ve Ak Parti genel Başkanı Erdoğan talimatı vermiş.
Onun bu tercihlerinin ve kararlarının üzerine kimseye laf söylemek düşmez.
Hele hele kongreler ile ilgili “ Bu ne biçim seçim, tek adayla seçim mi olur, atama yapsalardı daha iyi olurdu “ diyenler onlara ne demeli ?
Partinin kararlarını yargılamak size mi düştü ?
Yapılan her şey Teşkilat Başkanının bilgisi ve direktifleri doğrultusunda yapılıyor.
Erdoğan, ne talimat verdiyse onlar yapılıyor.
Ya Sözcü gazetesi yazarı Can Ataklı bile neyin ne olduğunu biliyor iken bilmemezlikten gelenlere ne demeli ?
Erdoğan’ın neyin ne olduğunu bilmiyor mu zannediyorsunuz ?
Erdoğan her şeyi biliyor.
Bildiği için işi çok sıkı tutuyor.
Çünkü, Erdoğan bu kadrolar ile seçime gidecek.
Hem de erken seçime.
Erdoğan’ın söylemlerini takip edenler bu erken seçim olayını çok rahat anlayabilirler.
Ak Parti her ne kadar seçimler 2019 yılında gerçekleşecek dese bile artık Ankara kulislerinde 2018 yılında bir seçim olacağı konuşulmaya başladı.
Erdoğan da danışmanları ile bu süreci değerlendirmeye aldı.
Kendisine çok yakın isimler ile paylaştığı görüşlerinde ülkenin içinde bulunduğu durum, içeriden ve dışarıdan yaşanan gelişmelerin 2019’da yapılacak bir seçimde işlerin kolay olmayacağı yönünde.
Bu yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan işi sıkı tutup bir erken seçimle sonuca ulaşacak.
Amerika dönüşü yapılacak açıklamaları iyi takip edin.
Tabi bu yazdıklarımı okuduktan sonra sen kimsin diyecekler olacaktır.
Bu soruyu soranlara verilecek bir cevabım yok.
Okuma kardeşim o zaman.
Ama, nereden biliyorsun diye soranlara var.
Hani Ankara’da dayısı olanlar var ya.
Onun gibi bir şey.
Dayım değil ama çocukluk arkadaşım.
Bu arkadaş var ya ne gönderiyorsam yerine ulaştırıyor.
Sağolsun var olsun.
Sizler de sağ olun var olun.
Tekrar görüşmek üzere.
Bütün yurt genelinde olduğu gibi Samsun’da da Ak Parti İlçe kongreleri devam ediyor.
Zaman zaman diğer illerdeki kongrelerin haberlerine göz atıyorum.
Hiçbir yerde kargaşalık ya da genel merkezin kararları karşısında bir davranış yok.
Kongreler genel merkezin istekleri doğrultusunda gerçekleşiyor.
Çünkü, genel merkez bu işi sıkı tutuyor.
İlçe Başkanları ya da başkan adayları sıkı bir soruşturmadan geçiyor.
Hatta bu soruşturmalara sadece başkanlar değil başkanların yönetimlerine girecek olanlar da dahil ediliyor.
Neden mi ?
Erdoğan’ın talimatı böyle.
Defalarca uyardığı, ikazlarda bulunduğu metal yorgunları, ihale işlerine karışanlar, parti üzerinden kendisine veya yakınlarına menfaat sağlayanları partiden soyutlamak istiyor.
Bu elbette ki kongrelerde adaylıkları kabul edilmeyenler de böyledir demek değildir.
Ama, ortada bir gerçek vardır.
O gerçekte kongrelerde kimlerin başkan olacağı, kimlerin adaylıklarının kabul edileceği ve yönetimlere kimlerin gireceği tamamen Genel Merkezin kontrolünde.
Anlayacağınız kimse kafasına göre iş yapmıyor ve yapamaz.
Parti teşkilatlarında görev alanlar kimsenin adamı olamaz.
Kimse böyle bir hevese kapılmasın.
Yönetime girenler ne İl Başkanı Muharrem Göksel’in, ne de Ak Parti Milletvekili Fuat Köktaş’ın adamı olamaz.
Burada, bu partide birilerinin adamı olunacak ise o da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi
“ Milletin adamı “ olmaktır.
Şunu iyice anlamak gerekir.
Yapılan her şey Genel Merkezin istekleri doğrultusunda gerçekleşiyor.
Cumhurbaşkanı ve Ak Parti genel Başkanı Erdoğan talimatı vermiş.
Onun bu tercihlerinin ve kararlarının üzerine kimseye laf söylemek düşmez.
Hele hele kongreler ile ilgili “ Bu ne biçim seçim, tek adayla seçim mi olur, atama yapsalardı daha iyi olurdu “ diyenler onlara ne demeli ?
Partinin kararlarını yargılamak size mi düştü ?
Yapılan her şey Teşkilat Başkanının bilgisi ve direktifleri doğrultusunda yapılıyor.
Erdoğan, ne talimat verdiyse onlar yapılıyor.
Ya Sözcü gazetesi yazarı Can Ataklı bile neyin ne olduğunu biliyor iken bilmemezlikten gelenlere ne demeli ?
Erdoğan’ın neyin ne olduğunu bilmiyor mu zannediyorsunuz ?
Erdoğan her şeyi biliyor.
Bildiği için işi çok sıkı tutuyor.
Çünkü, Erdoğan bu kadrolar ile seçime gidecek.
Hem de erken seçime.
Erdoğan’ın söylemlerini takip edenler bu erken seçim olayını çok rahat anlayabilirler.
Ak Parti her ne kadar seçimler 2019 yılında gerçekleşecek dese bile artık Ankara kulislerinde 2018 yılında bir seçim olacağı konuşulmaya başladı.
Erdoğan da danışmanları ile bu süreci değerlendirmeye aldı.
Kendisine çok yakın isimler ile paylaştığı görüşlerinde ülkenin içinde bulunduğu durum, içeriden ve dışarıdan yaşanan gelişmelerin 2019’da yapılacak bir seçimde işlerin kolay olmayacağı yönünde.
Bu yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan işi sıkı tutup bir erken seçimle sonuca ulaşacak.
Amerika dönüşü yapılacak açıklamaları iyi takip edin.
Tabi bu yazdıklarımı okuduktan sonra sen kimsin diyecekler olacaktır.
Bu soruyu soranlara verilecek bir cevabım yok.
Okuma kardeşim o zaman.
Ama, nereden biliyorsun diye soranlara var.
Hani Ankara’da dayısı olanlar var ya.
Onun gibi bir şey.
Dayım değil ama çocukluk arkadaşım.
Bu arkadaş var ya ne gönderiyorsam yerine ulaştırıyor.
Sağolsun var olsun.
Sizler de sağ olun var olun.
Tekrar görüşmek üzere.





