Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri ile ilgili çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Seçim güvenliğine ilişkin herhangi bir endişelerinin bulunmadığını ifade eden Yalçın, İstanbul seçiminin önemini anlattı. Seçimin kaderini küskünlerin değiştireceğini söyleyen Yalçın, ortak yayın, moderatör İsmail Küçükkaya ve İmamoğlu'nun Valiye hakareti ile ilgili de açıklamalarda bulundu.
Yenilenecek olan İstanbul seçimleri ile ilgili Cumhur ittifakı olarak endişelerinin olmadığını bildiren Yalçın, "Türkiye'nin geleceğini ipotekten kurtaracağız" dedi. MHP olarak hemşehricilik yapmadıklarını ve hemşehri harekatı yürüttüklerini ifade eden Yalçın, Ekrem İmamoğlu'nun valiye söylediği hakaret sözleri için yaptığı açıklamada "Bu Ekrem İmamoğlu'nun ilk gafı değil. İmamoğlu iki yüzlülük ve üç kağıtçılık yapıyor" dedi.
Yalçın sözlerinin devamında "Cumhur İttifakı, 15 Temmuz ihanet kalkışması sonrasında millî mutabakat ihtiyacının siyasete yansıması üzerine şekillendi. 24 Haziran’daki Cumhurbaşkanlığı Seçimiyle Genel Seçimlerde de halkın onayını aldı; yani ittifak, millî irade mührüyle tasdik edildi. Halkın bu seçimlerde gösterdiği büyük teveccüh, MHP nezdinde, Cumhur İttifakının yerel seçimlerde de geçerli olabileceği kanaatini güçlendirdi. Buna karşılık 24 Haziran’da Cumhur İttifakının rakip ve hasımlarınca CHP saflarında oluşturulan şer cephesi; yenildiği, başarısız olduğu için, yerel seçimlerde de ikinci bir mağlubiyet yaşama korkusuna düştü.
Bu yüzden malum cephe önce 31 Mart Seçimlerinde ittifaka karşı çıktı. Sonra baktılar ki başka çareleri yok, telaş ve panik içinde yeniden karşımızda ittifaka gittiler. Hemen arkasından da karalama kampanyaları başladı. 24 Haziran’daki yenilgiyi yaşamamak için sadece siyasi propagandalar, algı operasyonları yapmakla kalmadıkları; birtakım gayrimeşru ve antidemokratik yöntemlere de başvurdukları 31 Mart’tan sonra ortaya çıktı. İstanbul özelinde olduğu gibi; sandıklardaki usulsüz ve yolsuz uygulamalarla halk iradesi çarpıtılmaya, millî iradenin yönü saptırılmaya çalışıldı.
FETÖ’nün bilindik sinsice yöntemleriyle PKK’nın siyasi kanadı HDP’nin seçimlerde aday göstermemeyi göze alarak verdiği cansiperane desteklere, yolsuzluklar eklenince halkın temayülünde suni sapmalar ortaya çıktı. Bu sadece İstanbul’da değil, Türkiye’nin birçok yerinde görüldü. Neticede; Cumhur İttifakının karşısında ip gibi dizilen şer cephesinin, sandığın rengini siyaha boyamak için ne derece gözünü karartabileceğini; demokrasiye gölge düşürmeyi, onu yolundan saptırabilmeyi nasıl göze alabileceğini gördük." dedi.
Kaynak: Superhabertv
Yenilenecek olan İstanbul seçimleri ile ilgili Cumhur ittifakı olarak endişelerinin olmadığını bildiren Yalçın, "Türkiye'nin geleceğini ipotekten kurtaracağız" dedi. MHP olarak hemşehricilik yapmadıklarını ve hemşehri harekatı yürüttüklerini ifade eden Yalçın, Ekrem İmamoğlu'nun valiye söylediği hakaret sözleri için yaptığı açıklamada "Bu Ekrem İmamoğlu'nun ilk gafı değil. İmamoğlu iki yüzlülük ve üç kağıtçılık yapıyor" dedi.
Yalçın sözlerinin devamında "Cumhur İttifakı, 15 Temmuz ihanet kalkışması sonrasında millî mutabakat ihtiyacının siyasete yansıması üzerine şekillendi. 24 Haziran’daki Cumhurbaşkanlığı Seçimiyle Genel Seçimlerde de halkın onayını aldı; yani ittifak, millî irade mührüyle tasdik edildi. Halkın bu seçimlerde gösterdiği büyük teveccüh, MHP nezdinde, Cumhur İttifakının yerel seçimlerde de geçerli olabileceği kanaatini güçlendirdi. Buna karşılık 24 Haziran’da Cumhur İttifakının rakip ve hasımlarınca CHP saflarında oluşturulan şer cephesi; yenildiği, başarısız olduğu için, yerel seçimlerde de ikinci bir mağlubiyet yaşama korkusuna düştü.
Bu yüzden malum cephe önce 31 Mart Seçimlerinde ittifaka karşı çıktı. Sonra baktılar ki başka çareleri yok, telaş ve panik içinde yeniden karşımızda ittifaka gittiler. Hemen arkasından da karalama kampanyaları başladı. 24 Haziran’daki yenilgiyi yaşamamak için sadece siyasi propagandalar, algı operasyonları yapmakla kalmadıkları; birtakım gayrimeşru ve antidemokratik yöntemlere de başvurdukları 31 Mart’tan sonra ortaya çıktı. İstanbul özelinde olduğu gibi; sandıklardaki usulsüz ve yolsuz uygulamalarla halk iradesi çarpıtılmaya, millî iradenin yönü saptırılmaya çalışıldı.
FETÖ’nün bilindik sinsice yöntemleriyle PKK’nın siyasi kanadı HDP’nin seçimlerde aday göstermemeyi göze alarak verdiği cansiperane desteklere, yolsuzluklar eklenince halkın temayülünde suni sapmalar ortaya çıktı. Bu sadece İstanbul’da değil, Türkiye’nin birçok yerinde görüldü. Neticede; Cumhur İttifakının karşısında ip gibi dizilen şer cephesinin, sandığın rengini siyaha boyamak için ne derece gözünü karartabileceğini; demokrasiye gölge düşürmeyi, onu yolundan saptırabilmeyi nasıl göze alabileceğini gördük." dedi.
Kaynak: Superhabertv





