KİME OY VERMEYECEKSİN
24 Haziran Türk siyasi tarihinde yerini alacak çok önemli bir gün olacak.
Çünkü o gün Türkiye Cumhuriyeti Devleti parlamenter sistemi terk ederek Cumhurbaşkanlığı Sistemine geçiş yapacak.
Türkiye ilk Devlet Başkanını seçecek.
Tabi ki bu seçilecek Başkan halkın oyları ile seçilecek.
Yani verdiğimiz oylar ile.
Şimdi bir çok insan bu seçimde yaşan olayın farkında değil ama ben yinede sizlere hatırlatayım.
İster kabul edersiniz, ister kabul etmezsiniz.
Aslında 24 Haziranda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde en büyük devrimlerden birisi hayata geçiyor.
Bir çok insan bunu idrak edemese de işin gerçeği bu.
Şimdi siz değerli okuyuculara şuna oy verin buna oy verin demeyeceğim elbette.
Ama kime, hangi düşünceye oy verilmez, bunu söyleyebiliriz.
Ülkesini, milletini, devletini, bayrağını, ekonomisini, özgürlüğünü, geleceğini, çocuklarının geleceğini düşünen Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşları aşağıda sayacağım özellikleri taşıyanlara oy vermemeli.
Ülkesini, bağımsızlığını, bayrağını, milletini, milli güvenliğini, ekonomisini düşünmeyene
sadece kendisini düşünene…
Ülkesine kasteden iç ve dış güçlerle sırf iktidar olabilmek için yan yana durabilenlere…
Vatandaşlarına yapamayacağı tutamayacağı sözler verenlere.
Milletine yalan konuşanlara.
Halkın karşısına proje ile çıkamayanlara.
Ülkesinin milli menfaatlerini düşünmeyenlere.
Çocukların, gençlerin geleceğini planlamayanlara.
Devletin vatandaşların yaşam standardını yükselten yatırımlarına karşı çıkanlara.
Ülkesini başka ülkelerin parlamentolarında şikayet edenlere.
Yürütmenin çıkardığı her kanunu doğrusuna yanlışına bakmadan iptal ettirmeye çalışanlara.
Devletin, milletine yaptığı her yatırıma karşı çıkanlara.
Devleti yöneten kadrolara seviyesizce küfürler edene.
Milletini adam yerine koymayanlara.
Milletine saygısı olmayanlara.
Bu devletin, görevini hakkıyla yapan bir memuruna ağız dolusu küfreden, tehditler savurana.
Yıllarca devletine, milletine karşı kolay kolay kimsenin yapamayacağı hizmetleri yapan, gece gündüz demeden sınır ötesi dahil terörle çok başarılı mücadeleler veren bir generalin sadece hoşuna gitmeyen bir davranışı oldu diye apoletlerini sökeceğini söyleyene.
Cumhurbaşkanı adayı olur olmaz partisinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü ziyaret etmek yerine PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP’nin kucağına koşana.
Kendileri “Biz Mustafa Kemal’in askerleriyiz” derken karşısında “Siz Mustafa Kemal’in itlerisiniz” diyenlerle utanmadan, sıkılmadan, kızarmadan menfaat için yan yana duranlara.
Dün demokrasi düşmanı, yobaz, dinci, çengel sakallı, aydınların katili, laiklik düşmanı ilan ettikleri ile bu gün ortak olanlara.
Her evden PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP’ye bir oy diyen siyasi partiye.
“Ayın 15’inde çok şey değişecek çoook” diyenlere.
“Yurtta sulh cihanda sulh” konseyinden bahsedenlere.
Ülkemize her türlü düşmanlık edenlerle birlikte iş tutanlara.
Kandil’de ne işimiz var diyenlere.
Ülkeyi yakıp yıkmaya çalışanları alnından öpenlere.
Hendekleri kazanlara sahip çıkanlara.
Öldürülen teörristler için “Niçin öldürüyorsunuz” diyenlere.
Statükoya sahip çıkanlara.
Velhasıl…
Ülkenin milli menfaatlerini değil de şahsi ve siyasi çıkarlarını ön planda tutanlara.
Devletini, milletini, bağımsızlığını, özgürlüğünü, ekonomisini, geleceğini düşünenler oy vermez.
Tekrar görüşmek üzere…
24 Haziran Türk siyasi tarihinde yerini alacak çok önemli bir gün olacak.
Çünkü o gün Türkiye Cumhuriyeti Devleti parlamenter sistemi terk ederek Cumhurbaşkanlığı Sistemine geçiş yapacak.
Türkiye ilk Devlet Başkanını seçecek.
Tabi ki bu seçilecek Başkan halkın oyları ile seçilecek.
Yani verdiğimiz oylar ile.
Şimdi bir çok insan bu seçimde yaşan olayın farkında değil ama ben yinede sizlere hatırlatayım.
İster kabul edersiniz, ister kabul etmezsiniz.
Aslında 24 Haziranda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde en büyük devrimlerden birisi hayata geçiyor.
Bir çok insan bunu idrak edemese de işin gerçeği bu.
Şimdi siz değerli okuyuculara şuna oy verin buna oy verin demeyeceğim elbette.
Ama kime, hangi düşünceye oy verilmez, bunu söyleyebiliriz.
Ülkesini, milletini, devletini, bayrağını, ekonomisini, özgürlüğünü, geleceğini, çocuklarının geleceğini düşünen Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşları aşağıda sayacağım özellikleri taşıyanlara oy vermemeli.
Ülkesini, bağımsızlığını, bayrağını, milletini, milli güvenliğini, ekonomisini düşünmeyene
sadece kendisini düşünene…
Ülkesine kasteden iç ve dış güçlerle sırf iktidar olabilmek için yan yana durabilenlere…
Vatandaşlarına yapamayacağı tutamayacağı sözler verenlere.
Milletine yalan konuşanlara.
Halkın karşısına proje ile çıkamayanlara.
Ülkesinin milli menfaatlerini düşünmeyenlere.
Çocukların, gençlerin geleceğini planlamayanlara.
Devletin vatandaşların yaşam standardını yükselten yatırımlarına karşı çıkanlara.
Ülkesini başka ülkelerin parlamentolarında şikayet edenlere.
Yürütmenin çıkardığı her kanunu doğrusuna yanlışına bakmadan iptal ettirmeye çalışanlara.
Devletin, milletine yaptığı her yatırıma karşı çıkanlara.
Devleti yöneten kadrolara seviyesizce küfürler edene.
Milletini adam yerine koymayanlara.
Milletine saygısı olmayanlara.
Bu devletin, görevini hakkıyla yapan bir memuruna ağız dolusu küfreden, tehditler savurana.
Yıllarca devletine, milletine karşı kolay kolay kimsenin yapamayacağı hizmetleri yapan, gece gündüz demeden sınır ötesi dahil terörle çok başarılı mücadeleler veren bir generalin sadece hoşuna gitmeyen bir davranışı oldu diye apoletlerini sökeceğini söyleyene.
Cumhurbaşkanı adayı olur olmaz partisinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü ziyaret etmek yerine PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP’nin kucağına koşana.
Kendileri “Biz Mustafa Kemal’in askerleriyiz” derken karşısında “Siz Mustafa Kemal’in itlerisiniz” diyenlerle utanmadan, sıkılmadan, kızarmadan menfaat için yan yana duranlara.
Dün demokrasi düşmanı, yobaz, dinci, çengel sakallı, aydınların katili, laiklik düşmanı ilan ettikleri ile bu gün ortak olanlara.
Her evden PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP’ye bir oy diyen siyasi partiye.
“Ayın 15’inde çok şey değişecek çoook” diyenlere.
“Yurtta sulh cihanda sulh” konseyinden bahsedenlere.
Ülkemize her türlü düşmanlık edenlerle birlikte iş tutanlara.
Kandil’de ne işimiz var diyenlere.
Ülkeyi yakıp yıkmaya çalışanları alnından öpenlere.
Hendekleri kazanlara sahip çıkanlara.
Öldürülen teörristler için “Niçin öldürüyorsunuz” diyenlere.
Statükoya sahip çıkanlara.
Velhasıl…
Ülkenin milli menfaatlerini değil de şahsi ve siyasi çıkarlarını ön planda tutanlara.
Devletini, milletini, bağımsızlığını, özgürlüğünü, ekonomisini, geleceğini düşünenler oy vermez.
Tekrar görüşmek üzere…





