KIRILMA NOKTASI
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “isterse babamın oğlu olsun, kimin yanlışı varsa karşısında olurum” sözü FETÖ ile mücadelede ne kadar kararlı olduğunu ve mücadelenin etkili bir şekilde devam edeceğini belirliyordu.
Ama FETÖ ile mücadelede bu kararlılığın devam etmediği Erdoğan’ın bu sözlerine rağmen vicdanları yaralayan kararların devam ettiği ve kamuoyunun tepkisini çeken tahliye kararlarının alındığını gördükçe işin iyice sulandırıldığı algısı oturmaya başladı.
Kavurmacı’nın tahliyesine her kesimden tepkilerin olmasına rağmen bu yetmezmiş gibi birde Baklavacının tahliyesi adeta insan aklı ile alay ediliyor algısını netleştirdi.
Bu da yetmedi.
Şimdi birde ayaklarında varis var diye Pastırmacı serbest bırakıldı.
Kavurmacı, Baklavacı derken şimdi de Pastırmacı dışarıda.
Sırada ” Ham Çökelek” olmalı.
Öyle ya !
Ham Çökelek, hala içeride.
Uyduruk raporlarla dışarıya salınan Kavurmacı, Baklavacı ve şimdi de Pastırmacıdan sonra Ham Çökeleğin içeride tutulması akıl tutulması yaratıyor.
Çünkü, ham çökeleğe isnat edilen suç diğerlerinin yanında devede kulak bile sayılmıyor.
O da bir rapor alsın.
Mesela içeride hapşuruk tutuyor diye.
Sen al raporu gerisini merak etme.
FETÖ’ye her türlü desteği veren bu yolda devlete ve millete karşı her türlü düşmanlığı yaptığı aşikar olan ve kamuoyu tarafından yakından takip edilen bu insanların uyduruktan sağlık raporları ile tahliye edilmeleri FETÖ ile mücadelede halkın gözünde bir “kırılma noktası” oluşturdu.
Ensesi biraz kalın olanların uyduruktan sağlık raporları ile ya da itirafçı oldu gibi algılarla serbest kalmaları ve FETÖ/PDY terör örgütünün alt kademesinde olanların içeride tutulmaları milletin tepkisini çekmeye devam ediyor.
Açıkçası milletin FETÖ/PDY terör örgütü ile mücadeleye bakış açısında bir “Kırılma noktası” yaşanıyor.
Millet bu konuda kızgın ve kırgındı.
Referandumda son bir şans verdi.
Ama, artık bu kırgınlık öfkeye dönüşüyor.
“Kırılma noktası” yaşandı artık.
İnsanlar yaşadıkları 15 Temmuz travmasının etkilerini üzerinden atamıyor.
Vicdanlar kırgın, kızgın ve öfkeli.
Çok sevdiğim sözlerden birisi var.
Tam da konuya uygun.
“Umutların hüsrana uğradığı yerde, sadakatler isyan eder”.
Milletin umutları hüsrana uğruyor.
Ak Partiden vazgeçenlerin bir kısmı Erdoğan’a umut bağladığını ifade ediyordu.
Ama, o umut da “Kırılma noktasında”.
Benden söylemesi.
Tekrar görüşmek üzere.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “isterse babamın oğlu olsun, kimin yanlışı varsa karşısında olurum” sözü FETÖ ile mücadelede ne kadar kararlı olduğunu ve mücadelenin etkili bir şekilde devam edeceğini belirliyordu.
Ama FETÖ ile mücadelede bu kararlılığın devam etmediği Erdoğan’ın bu sözlerine rağmen vicdanları yaralayan kararların devam ettiği ve kamuoyunun tepkisini çeken tahliye kararlarının alındığını gördükçe işin iyice sulandırıldığı algısı oturmaya başladı.
Kavurmacı’nın tahliyesine her kesimden tepkilerin olmasına rağmen bu yetmezmiş gibi birde Baklavacının tahliyesi adeta insan aklı ile alay ediliyor algısını netleştirdi.
Bu da yetmedi.
Şimdi birde ayaklarında varis var diye Pastırmacı serbest bırakıldı.
Kavurmacı, Baklavacı derken şimdi de Pastırmacı dışarıda.
Sırada ” Ham Çökelek” olmalı.
Öyle ya !
Ham Çökelek, hala içeride.
Uyduruk raporlarla dışarıya salınan Kavurmacı, Baklavacı ve şimdi de Pastırmacıdan sonra Ham Çökeleğin içeride tutulması akıl tutulması yaratıyor.
Çünkü, ham çökeleğe isnat edilen suç diğerlerinin yanında devede kulak bile sayılmıyor.
O da bir rapor alsın.
Mesela içeride hapşuruk tutuyor diye.
Sen al raporu gerisini merak etme.
FETÖ’ye her türlü desteği veren bu yolda devlete ve millete karşı her türlü düşmanlığı yaptığı aşikar olan ve kamuoyu tarafından yakından takip edilen bu insanların uyduruktan sağlık raporları ile tahliye edilmeleri FETÖ ile mücadelede halkın gözünde bir “kırılma noktası” oluşturdu.
Ensesi biraz kalın olanların uyduruktan sağlık raporları ile ya da itirafçı oldu gibi algılarla serbest kalmaları ve FETÖ/PDY terör örgütünün alt kademesinde olanların içeride tutulmaları milletin tepkisini çekmeye devam ediyor.
Açıkçası milletin FETÖ/PDY terör örgütü ile mücadeleye bakış açısında bir “Kırılma noktası” yaşanıyor.
Millet bu konuda kızgın ve kırgındı.
Referandumda son bir şans verdi.
Ama, artık bu kırgınlık öfkeye dönüşüyor.
“Kırılma noktası” yaşandı artık.
İnsanlar yaşadıkları 15 Temmuz travmasının etkilerini üzerinden atamıyor.
Vicdanlar kırgın, kızgın ve öfkeli.
Çok sevdiğim sözlerden birisi var.
Tam da konuya uygun.
“Umutların hüsrana uğradığı yerde, sadakatler isyan eder”.
Milletin umutları hüsrana uğruyor.
Ak Partiden vazgeçenlerin bir kısmı Erdoğan’a umut bağladığını ifade ediyordu.
Ama, o umut da “Kırılma noktasında”.
Benden söylemesi.
Tekrar görüşmek üzere.





