Samsun'un Havza ilçesinde köylülere dağıtılan koyun ve keçilerin vebalı çıkması üzerine köyler karantinaya alınmıştı. Konunun üzerine giden Samsun Bağımsız Milletvekili Erhan Usta, vebalı koyun ve keçilerin köylülere bilinçli olarak dağıtıldığını ve sorumluların yargıya hesap vermesini istedi.
Erhan Usta, vebalı koyun ve keçilerin köylülere dağıtılmasının tesadüf olamayacağını ve basite indirgenemeyeceğini, köylülerin teşvik değil mağdur edildiğini söyleyerek sorumlular hakkında soru önergesi verdi.
Erhan Usta sosyal medyadan da paylaştığı soru önergesinde şu ifadelere yer verdi:
Samsun’da “Genç Çiftçi Projesi” kapsamında vebalı koyun ve keçi dağıtılmıştır.
Dağıtım esnasında çiftçiler bu koyunların hastalıklı göründüğünü ve sağlık kontrolüne ihtiyacı olduğunu söylese de yetkililer “Alıyorsanız alın, almazsanız yedeklerinize dağıtırız.” şeklinde bir yaklaşımda bulunmuştur. Çiftçiler hasta hayvanları almaya mecbur bırakılmıştır.
Hayvanların alınmasından yaklaşık bir hafta sonra ölümler başlamıştır. Çiftçiler, ölümlerle birlikte koyunlardan aldıkları örnekleri Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü’ne götürmüştür fakat enstitü, herhangi bir hastalığa rastlanmadığını söylemiştir.
Bunun üzerine çiftçiler, aldıkları örnekleri OMÜ Veteriner Fakültesine de götürmüşlerdir. Orada yapılan ilk incelemeler sonucu, gözle dahi görülüp anlaşılabilecek şekilde veba hastalığı olduğu cevabını almışlardır. Bunun üzerine Havza’da, toplamda yedi kırsal mahalle karantina altına alınmıştır.
Kurban Bayramı öncesinde bölgenin karantinaya alınması çiftçileri mağdur etmiştir. Ayrıca getirilen hayvanlardan dolayı sigorta şirketlerinden gelen uzmanlar, sağlıklı hayvanlara dahi sigorta yapamayacağını belirtmiştir.
Verilen hayvanlarla ilgili bir başka sorun da yaşlarının küçük olması. Hayvanlar kuzu sayılacak kadar küçük olmasına rağmen evraklarda yaşı büyük gösterilmiştir.
Havza’da yaşananlar ilk değildir. Geçtiğimiz dönemde Vezirköprü ilçesinde aynı proje kapsamında verilen düvelerin cinsleri ve yaşları taahhüt edilenden farklı olarak çiftçiye teslim edilmiştir. Yakın zaman önce de Çanakkale’de “Genç Çiftçi Projesi” kapsamında dağıtılan koyunlarda veba çıkmış ve aynı sorunlar yaşanmıştır. Sonuç olarak tüm bu yaşananların, tesadüf veya basit ihmallerden kaynaklanma şansı yoktur.
"Alırsanız alın!" Üsluba bakın! Sanki ceplerindeki parayı dağıtıyorlar. Arkadaş bu para senin değil bu kurum senin değil, bu proje vatandaştan alınan vergilerle yapıldı.
Sonuç olarak, çiftçiler teşvik değil, mağdur edilmiştir. Şimdi kimse bana bunlar bir ihmaldir, gözden kaçmıştır demesin. Bunun adı yolsuzluktur, vicdansızlıktır. Bir olay bir kere olur, iki kere olur tesadüf denir. Ancak bir meselede kamu görevlilerininde bulunduğu ÇETELER meydana çıkıyorsa, gözaltılar yapılıyor olay mahkemeye intikal ediyorsa ortada açık bir suç vardır. Buna göz yumanlar da suçludur, ceza almalıdır.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de bunun siyasi faturasını ödemeli ve istifa etmelidir!
Erhan Usta, vebalı koyun ve keçilerin köylülere dağıtılmasının tesadüf olamayacağını ve basite indirgenemeyeceğini, köylülerin teşvik değil mağdur edildiğini söyleyerek sorumlular hakkında soru önergesi verdi.
Erhan Usta sosyal medyadan da paylaştığı soru önergesinde şu ifadelere yer verdi:
Samsun’da “Genç Çiftçi Projesi” kapsamında vebalı koyun ve keçi dağıtılmıştır.
Dağıtım esnasında çiftçiler bu koyunların hastalıklı göründüğünü ve sağlık kontrolüne ihtiyacı olduğunu söylese de yetkililer “Alıyorsanız alın, almazsanız yedeklerinize dağıtırız.” şeklinde bir yaklaşımda bulunmuştur. Çiftçiler hasta hayvanları almaya mecbur bırakılmıştır.
Hayvanların alınmasından yaklaşık bir hafta sonra ölümler başlamıştır. Çiftçiler, ölümlerle birlikte koyunlardan aldıkları örnekleri Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü’ne götürmüştür fakat enstitü, herhangi bir hastalığa rastlanmadığını söylemiştir.
Bunun üzerine çiftçiler, aldıkları örnekleri OMÜ Veteriner Fakültesine de götürmüşlerdir. Orada yapılan ilk incelemeler sonucu, gözle dahi görülüp anlaşılabilecek şekilde veba hastalığı olduğu cevabını almışlardır. Bunun üzerine Havza’da, toplamda yedi kırsal mahalle karantina altına alınmıştır.
Kurban Bayramı öncesinde bölgenin karantinaya alınması çiftçileri mağdur etmiştir. Ayrıca getirilen hayvanlardan dolayı sigorta şirketlerinden gelen uzmanlar, sağlıklı hayvanlara dahi sigorta yapamayacağını belirtmiştir.
Verilen hayvanlarla ilgili bir başka sorun da yaşlarının küçük olması. Hayvanlar kuzu sayılacak kadar küçük olmasına rağmen evraklarda yaşı büyük gösterilmiştir.
Havza’da yaşananlar ilk değildir. Geçtiğimiz dönemde Vezirköprü ilçesinde aynı proje kapsamında verilen düvelerin cinsleri ve yaşları taahhüt edilenden farklı olarak çiftçiye teslim edilmiştir. Yakın zaman önce de Çanakkale’de “Genç Çiftçi Projesi” kapsamında dağıtılan koyunlarda veba çıkmış ve aynı sorunlar yaşanmıştır. Sonuç olarak tüm bu yaşananların, tesadüf veya basit ihmallerden kaynaklanma şansı yoktur.
"Alırsanız alın!" Üsluba bakın! Sanki ceplerindeki parayı dağıtıyorlar. Arkadaş bu para senin değil bu kurum senin değil, bu proje vatandaştan alınan vergilerle yapıldı.
Sonuç olarak, çiftçiler teşvik değil, mağdur edilmiştir. Şimdi kimse bana bunlar bir ihmaldir, gözden kaçmıştır demesin. Bunun adı yolsuzluktur, vicdansızlıktır. Bir olay bir kere olur, iki kere olur tesadüf denir. Ancak bir meselede kamu görevlilerininde bulunduğu ÇETELER meydana çıkıyorsa, gözaltılar yapılıyor olay mahkemeye intikal ediyorsa ortada açık bir suç vardır. Buna göz yumanlar da suçludur, ceza almalıdır.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de bunun siyasi faturasını ödemeli ve istifa etmelidir!





