Mc KINSEY, ZABITALAR VE AK PARTİ İÇİNDEKİ AKP’LİLER
Hükümetin yani Ak Parti’nin Mc Kinsey ile yaptığı anlaşmayı duyunca adeta şok oldum…
16 yıldır Ak Partinin icraatlerini savunan ve destekleyen birisi olarak yapılan doğruları nasıl destekliyorsak yanlışları da açıklamak zorundayız.
Hükümetin Mc Kinsey ile yaptığı anlaşmayı açıkçası doğru bulmuyorum...
Mc Kinsey’in neyine karşı çıkıyorsun derseniz tek bir açıklama ile bu konuyu geçeceğim…
Mc Kinsey kendi açıklamasına göre 60 ülke ile Türkiye gibi anlaşmalar imzalamış.
Bu ülkelerden birisi de İsrail.
Yani adamlar hem İsrail’in hem de Türkiye’nin siyasi, ekonomik, iktisadi, askeri, iç politika ve dış politikaları konusunda ülkelere her türlü proje hazırlayarak bu ülkelerin menfaatlerini koruyacak planlar yapacak.
Şimdi size tek bir soru soruyorum…
Sizce bu Mc Kinsey Türkiye ve İsrail’in menfaatleri çakıştığında hangisinin tarafında olur ?
Bu soruya vereceğiniz cevap Mc Kinsey ile yapılan anlaşmanın doğru olup olmadığının cevabını verir sanırım...
***
Diğer bir konumuz ise zabıtalar…
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “zabıtaları göreve davet ediyorum” sözünden sonra Ak Partili Belediye Başkanları anında zabıtalara hedef gösterdi…
“Tez hemen gidin marketleri denetleyin”
Zabıtalar da hemen saldırıya geçtiler…
Başladılar market market dolaşmaya…
İnanın bana denetime giden zabıta bile ne yapacağını bilmeden yanında basın görevlileri birkaç foto ile olay sıcağı sıcağına ele alındı ve haberler yapılarak sayın Erdoğan’ın gözüne girme operasyonu başarıyla tamamlandı.
Hepsi bu !
Sayın Erdoğan, zam fırsatçıları ile mücadele edin diye talimat verdi…
Bizim zabıtanın fiyat artışları ile ilgili en ufak bir yaptırım gücü var mı ?
Varsa, birisi söylesin…
Zamları denetlemek zabıtanın görevi mi ?
Bunun böyle olmadığını bu zabıta arkadaşları marketlere gönderen Belediye Başkanları bilmiyor mu ?
Bilmez olurlar mı ?
Elbette ki biliyorlar...
Ama işin sonunda Reis’in gözüne girmek var…
Önümüz de yerel seçimler var, yerel seçimler…
Reis, ne diyorsa göze girmek için yarış var yarış…
Daha ne yarışlar göreceğiz…
***
Gelelim Ak Parti içerisindeki AKP’lilere…
Bu konuda üzerinde çok yazılar yazdık ama olsun biz yine de hatırlatalım…
Şimdi Ak Parti’nin içerisinde gerçekten partisine ve Genel Başkanına bağlılıkla hizmet etmek isteyenler var…
Biz bunlara Ak Parti’liler diyoruz…
Bunlar hiçbir şahsi menfaat gözetmeden karınca misali partisine ve milletine hizmet edenler…
Bir de bunların dışında ama, partinin içerisinde olup sadece menfaatini düşünen, çıkarları için her türlü taklayı atan, kendisi için ya da bir yakını için her türlü entrikayı çevirip gerçekten dava insanlarının ayağını kaydıran, istediklerini yapmayan büroklatlara her türlü baskı uygulayarak ayağını kaydırmaya çalışan, Ak Parti’nin ve Erdoğan’ın adının arkasına saklanarak bir kene gibi kan değil ama maddi menfaat emen bir zümre var.
Bunlara Ak Parti’nin içerisinde ki AKP’liler diyoruz…
Yaptıkları her şeyin yanlarına kar kalacağını düşünen müptezeller…
Devletin teşviklerini hortumlayanlar…
Kendi adamları koltuğa otursun diye için dava arkadaşlarının ayağını kaydıranlar…
İstedikleri kanunsuz işleri yapmayan bürokratları tehdit edip çeşitli iftiralarla ayağını kaydıran çıkarcılar…
Kısaca biz bunlara Ak Parti’nin içerisinde ki AKP’liler yani menfaatperest, laf dinlemez siyaset ve bürokrasi bezirgânları diyoruz…
Bunlar bu partiyi bitirirler…
Bunlar halkın öfkesini partiye yönlendirirler…
Bunlar …
Neyse...
Şimdilik bu kadar yeter...
Bir başka yazımızda koltuklara oturduktan sonra burnu kaf dağında olanları yazacağız…
Tekrar görüşmek üzere…
Hükümetin yani Ak Parti’nin Mc Kinsey ile yaptığı anlaşmayı duyunca adeta şok oldum…
16 yıldır Ak Partinin icraatlerini savunan ve destekleyen birisi olarak yapılan doğruları nasıl destekliyorsak yanlışları da açıklamak zorundayız.
Hükümetin Mc Kinsey ile yaptığı anlaşmayı açıkçası doğru bulmuyorum...
Mc Kinsey’in neyine karşı çıkıyorsun derseniz tek bir açıklama ile bu konuyu geçeceğim…
Mc Kinsey kendi açıklamasına göre 60 ülke ile Türkiye gibi anlaşmalar imzalamış.
Bu ülkelerden birisi de İsrail.
Yani adamlar hem İsrail’in hem de Türkiye’nin siyasi, ekonomik, iktisadi, askeri, iç politika ve dış politikaları konusunda ülkelere her türlü proje hazırlayarak bu ülkelerin menfaatlerini koruyacak planlar yapacak.
Şimdi size tek bir soru soruyorum…
Sizce bu Mc Kinsey Türkiye ve İsrail’in menfaatleri çakıştığında hangisinin tarafında olur ?
Bu soruya vereceğiniz cevap Mc Kinsey ile yapılan anlaşmanın doğru olup olmadığının cevabını verir sanırım...
***
Diğer bir konumuz ise zabıtalar…
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “zabıtaları göreve davet ediyorum” sözünden sonra Ak Partili Belediye Başkanları anında zabıtalara hedef gösterdi…
“Tez hemen gidin marketleri denetleyin”
Zabıtalar da hemen saldırıya geçtiler…
Başladılar market market dolaşmaya…
İnanın bana denetime giden zabıta bile ne yapacağını bilmeden yanında basın görevlileri birkaç foto ile olay sıcağı sıcağına ele alındı ve haberler yapılarak sayın Erdoğan’ın gözüne girme operasyonu başarıyla tamamlandı.
Hepsi bu !
Sayın Erdoğan, zam fırsatçıları ile mücadele edin diye talimat verdi…
Bizim zabıtanın fiyat artışları ile ilgili en ufak bir yaptırım gücü var mı ?
Varsa, birisi söylesin…
Zamları denetlemek zabıtanın görevi mi ?
Bunun böyle olmadığını bu zabıta arkadaşları marketlere gönderen Belediye Başkanları bilmiyor mu ?
Bilmez olurlar mı ?
Elbette ki biliyorlar...
Ama işin sonunda Reis’in gözüne girmek var…
Önümüz de yerel seçimler var, yerel seçimler…
Reis, ne diyorsa göze girmek için yarış var yarış…
Daha ne yarışlar göreceğiz…
***
Gelelim Ak Parti içerisindeki AKP’lilere…
Bu konuda üzerinde çok yazılar yazdık ama olsun biz yine de hatırlatalım…
Şimdi Ak Parti’nin içerisinde gerçekten partisine ve Genel Başkanına bağlılıkla hizmet etmek isteyenler var…
Biz bunlara Ak Parti’liler diyoruz…
Bunlar hiçbir şahsi menfaat gözetmeden karınca misali partisine ve milletine hizmet edenler…
Bir de bunların dışında ama, partinin içerisinde olup sadece menfaatini düşünen, çıkarları için her türlü taklayı atan, kendisi için ya da bir yakını için her türlü entrikayı çevirip gerçekten dava insanlarının ayağını kaydıran, istediklerini yapmayan büroklatlara her türlü baskı uygulayarak ayağını kaydırmaya çalışan, Ak Parti’nin ve Erdoğan’ın adının arkasına saklanarak bir kene gibi kan değil ama maddi menfaat emen bir zümre var.
Bunlara Ak Parti’nin içerisinde ki AKP’liler diyoruz…
Yaptıkları her şeyin yanlarına kar kalacağını düşünen müptezeller…
Devletin teşviklerini hortumlayanlar…
Kendi adamları koltuğa otursun diye için dava arkadaşlarının ayağını kaydıranlar…
İstedikleri kanunsuz işleri yapmayan bürokratları tehdit edip çeşitli iftiralarla ayağını kaydıran çıkarcılar…
Kısaca biz bunlara Ak Parti’nin içerisinde ki AKP’liler yani menfaatperest, laf dinlemez siyaset ve bürokrasi bezirgânları diyoruz…
Bunlar bu partiyi bitirirler…
Bunlar halkın öfkesini partiye yönlendirirler…
Bunlar …
Neyse...
Şimdilik bu kadar yeter...
Bir başka yazımızda koltuklara oturduktan sonra burnu kaf dağında olanları yazacağız…
Tekrar görüşmek üzere…





