Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde eski milletvekillerine iftar veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, döviz kurlarında yaşanan kısmi dalgalanmanın Türkiye’nin ekonomik gerçekleriyle uyumlu olmadığını vurgulayarak, “Ortada üstesinden gelemeyeceğimiz bir sıkıntı da yoktur. Kendi yerli paranızı dövize değişmeyin. Yerli paramızla hareket etmeye devam edelim. Millîlik, yerlilik ve vatanseverlik budur” dedi.
MİLLETVEKİLİ ADAY LİSTELERİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Bosna Hersek dönüşü uçakta gazetecilerle yaptığı sohbetteki bazı ifadelerinin yanlış anlaşıldığını öğrendiğini belirterek şunları kaydetti: “AK Parti’nin gerek bu listede yer alan, gerekse geçmiş seçimlerde aday gösterdiği herkes ehliyet ve liyakat sahibidir. Öyle olmazsa zaten partimizde görev alamazlar. Milletvekillerimizden beklentimiz; partimizi seçim çevrelerinde ve Meclis’te en güçlü şekilde temsil etmeleridir. Seçim çevresiyle irtibatı zayıf, Meclis’te herhangi bir varlık gösterememiş, üstelik de milletvekilliğinin asgari gereği olan komisyon ve Genel Kurul çalışmalarını dahi ihmal etmiş isimlerin durumunu elbette dikkate aldık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti diğer bazı partiler gibi tüm enerjisini ve zamanını iç mücadelelerine harcayan bir parti olmamıştır, olmayacaktır. Bizim için aslolan milletimize hangi hizmetleri verebildiğimiz, ülkemize hangi projeleri kazandırabildiğimizdir. Gerisi gayret meselesidir, zaman meselesidir, nasip meselesidir” dedi.
“DÖVİZ KURLARINDA YAŞANAN DALGALANMA EKONOMİK GERÇEKLERLE UYUMLU DEĞİL”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında son günlerde döviz kurlarında yaşanan gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kurda yaşanan kısmi dalgalanmanın, Türkiye’nin ekonomik gerçekleriyle kesinlikle uyumlu olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye, geçtiğimiz yıl yüzde 7,4 büyüyen, hâlen bu düzeyde bir büyüme eğilimini sürdüren bir ülkedir. İhracatımız Nisan ayı sonu itibariyle 161 milyar doları geçti, yılsonunda 170 milyar doları aşacak görünüyor. Turizmde 40 milyonun üzerinde turist, 30 milyar doların üzerinde turizm geliri beklediğimiz çok bereketli bir sezona adım attık. Bankalarımız Amerika’daki, Avrupa’daki muadil kuruluşlarının iki katı daha güçlü sermaye, yeterlilik rasyosuna sahiptir. Kamu borçlarının yüzde 8,4 olan millî gelirimize oranı bakımından da gelişmiş ülkelerin çoğunun önündeyiz.”
Böyle bir ortamda ülkemizde döviz kurunun yükselmesinin sebeplerinin doğru tespit edilmesi gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdaki dalgalanmanın sadece Türkiye ile ilgili olmadığını, küresel düzeyde yaşanan bir sorun olduğunu vurguladı.
“ORTADA ÜSTESİNDEN GELEMEYECEĞİMİZ BİR SIKINTI DA YOKTUR”
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin bu dalgalanmayı daha derinden hissettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizle ilgili uluslararası alanda eskiden beri var olan kimi olumsuz yaklaşımların etkisiyle bizim bu süreçten biraz daha fazla etkilendiğimiz de bir gerçektir. 15 Temmuz darbe girişiminden terörle mücadele operasyonlarına, sınır ötesi harekâtlarına kadar her konuda yalnız bırakılan ve haksız yere töhmet altına sokulan Türkiye benzer bir durumla karşı karşıyadır. Bir kez daha söylüyorum; finans piyasalarındaki gelişmelerin ekonomimizin gerçekleriyle bir ilgisi yoktur. Bununla birlikte ortada üstesinden gelemeyeceğimiz bir sıkıntı da yoktur. Şahsım başta olmak üzere Başbakanımız ve ekonomi yönetimimizle birlikte gelişmeleri yakından takip ediyoruz.”
Ekonomi yönetimi içerisinde farklı düşünenlerin olabileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizi huzursuz etmeye yönelik dedikodulara kimse itibar etmesin. Şu hususun herkes tarafından bilinmesini istiyorum: Türkiye olarak makro finansal istikrarı önemsiyoruz. Seçimin hemen ardından enflasyonu indirmek ve cari açığı azaltmak için gereken tedbirleri bir defa kesinlikle çok daha farklı bir şekilde devreye sokacağız. Kısa vadede kurdaki dalgalanmanın önünü kesebilecek imkânlara da sahibiz” değerlendirmelerinde bulundu.
MİLLETVEKİLİ ADAY LİSTELERİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Bosna Hersek dönüşü uçakta gazetecilerle yaptığı sohbetteki bazı ifadelerinin yanlış anlaşıldığını öğrendiğini belirterek şunları kaydetti: “AK Parti’nin gerek bu listede yer alan, gerekse geçmiş seçimlerde aday gösterdiği herkes ehliyet ve liyakat sahibidir. Öyle olmazsa zaten partimizde görev alamazlar. Milletvekillerimizden beklentimiz; partimizi seçim çevrelerinde ve Meclis’te en güçlü şekilde temsil etmeleridir. Seçim çevresiyle irtibatı zayıf, Meclis’te herhangi bir varlık gösterememiş, üstelik de milletvekilliğinin asgari gereği olan komisyon ve Genel Kurul çalışmalarını dahi ihmal etmiş isimlerin durumunu elbette dikkate aldık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti diğer bazı partiler gibi tüm enerjisini ve zamanını iç mücadelelerine harcayan bir parti olmamıştır, olmayacaktır. Bizim için aslolan milletimize hangi hizmetleri verebildiğimiz, ülkemize hangi projeleri kazandırabildiğimizdir. Gerisi gayret meselesidir, zaman meselesidir, nasip meselesidir” dedi.
“DÖVİZ KURLARINDA YAŞANAN DALGALANMA EKONOMİK GERÇEKLERLE UYUMLU DEĞİL”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında son günlerde döviz kurlarında yaşanan gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kurda yaşanan kısmi dalgalanmanın, Türkiye’nin ekonomik gerçekleriyle kesinlikle uyumlu olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye, geçtiğimiz yıl yüzde 7,4 büyüyen, hâlen bu düzeyde bir büyüme eğilimini sürdüren bir ülkedir. İhracatımız Nisan ayı sonu itibariyle 161 milyar doları geçti, yılsonunda 170 milyar doları aşacak görünüyor. Turizmde 40 milyonun üzerinde turist, 30 milyar doların üzerinde turizm geliri beklediğimiz çok bereketli bir sezona adım attık. Bankalarımız Amerika’daki, Avrupa’daki muadil kuruluşlarının iki katı daha güçlü sermaye, yeterlilik rasyosuna sahiptir. Kamu borçlarının yüzde 8,4 olan millî gelirimize oranı bakımından da gelişmiş ülkelerin çoğunun önündeyiz.”
Böyle bir ortamda ülkemizde döviz kurunun yükselmesinin sebeplerinin doğru tespit edilmesi gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdaki dalgalanmanın sadece Türkiye ile ilgili olmadığını, küresel düzeyde yaşanan bir sorun olduğunu vurguladı.
“ORTADA ÜSTESİNDEN GELEMEYECEĞİMİZ BİR SIKINTI DA YOKTUR”
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin bu dalgalanmayı daha derinden hissettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizle ilgili uluslararası alanda eskiden beri var olan kimi olumsuz yaklaşımların etkisiyle bizim bu süreçten biraz daha fazla etkilendiğimiz de bir gerçektir. 15 Temmuz darbe girişiminden terörle mücadele operasyonlarına, sınır ötesi harekâtlarına kadar her konuda yalnız bırakılan ve haksız yere töhmet altına sokulan Türkiye benzer bir durumla karşı karşıyadır. Bir kez daha söylüyorum; finans piyasalarındaki gelişmelerin ekonomimizin gerçekleriyle bir ilgisi yoktur. Bununla birlikte ortada üstesinden gelemeyeceğimiz bir sıkıntı da yoktur. Şahsım başta olmak üzere Başbakanımız ve ekonomi yönetimimizle birlikte gelişmeleri yakından takip ediyoruz.”
Ekonomi yönetimi içerisinde farklı düşünenlerin olabileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizi huzursuz etmeye yönelik dedikodulara kimse itibar etmesin. Şu hususun herkes tarafından bilinmesini istiyorum: Türkiye olarak makro finansal istikrarı önemsiyoruz. Seçimin hemen ardından enflasyonu indirmek ve cari açığı azaltmak için gereken tedbirleri bir defa kesinlikle çok daha farklı bir şekilde devreye sokacağız. Kısa vadede kurdaki dalgalanmanın önünü kesebilecek imkânlara da sahibiz” değerlendirmelerinde bulundu.





