Kabine Toplantısı'nın gündeminde iç ve dış politikaya dair kritik konuların yer aldığını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:"Son üç haftada gerçekleştirdiğimiz önemli programlarımızın kısa bir özetini yapmak istiyorum. 15 Eylül'de Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı-Arap Ligi Olağanüstü Zirvesi'ne katıldık. Orada, Filistin'in yanı sıra Lübnan, Yemen, İran, Suriye ve son olarak Katar'a saldıran İsrail karşısında ortak tavır almanın önemine işaret ettik. Ziyaretimiz dostumuz, kardeşimiz ve müttefikimiz Katar ile dayanışmamızı göstermek açısından da manidardı.Genel Kurula hitabında, Gazze'deki katliamın yanı sıra Afrika'dan Asya'ya, Balkanlar'dan Latin Amerika'ya, Türkiye'nin dış politikasında özel yer tutan bölgelere yönelik mesajlar verdiğini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:"Kıbrıs Türk'ünün haklı davasını bir kez daha çok güçlü biçimde savunduk. Ada'da 'iki ayrı devlet ve iki ayrı halk' olduğu gerçeğinden hareketle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanıma çağrımızı tekrarladık. Küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık Projemiz ile aile kurumuna yönelik saldırıları yine insanlığın gündemine taşıdık. Hitabımız, Türkiye'nin 360 derecelik bakış açısıyla yürüttüğü, Doğu'ya ve Batı'ya aynı anda bakan çift başlı Selçuklu kartalından ilhamını alan dış politikasının adeta özü, özeti, çerçevesi niteliğindeydi."ABD Başkanı Donald Trump'ın ve bölge liderlerinin katıldığı Gazze konulu toplantının son derece verimli geçtiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:"Toplantıda, Gazze'de akan kanı durdurmak için neler yapabiliriz, liderler olarak bunu masaya yatırdık. İklim zirvesinde, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimiz doğrultusunda devreye aldığımız uygulama ve reformlardan bahsettik. Genel Kurul marjında ayrıca aralarında Suriye, Libya, Kuveyt, Endonezya, Fransa, Kanada ve Vietnam'ın da olduğu birçok ülkeden muhataplarımızla ikili görüşmelerimiz oldu. Avrupa Birliği Komisyon Başkanı ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri de yine görüştüğümüz isimlerdendi.""Yolsuzluk soruşturmalarından dolayı iyice köşeye sıkışan Netanyahu'nun sırf koltuğunu korumak uğruna bölgeyi hatta dünyayı ateşe sürüklediğini artık hemen herkes kabul ediyor." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:"Ortada bir devlet aklının değil; kandan ve kaostan beslenen bir katliam kadrosunun olduğu çok net görülüyor. Bir avuç ülke dışında hemen hiç kimse, İsrail'le ve netanyahu hükümetiyle yan yana gelmek, fotoğraf vermek istemiyor. 80'inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu bunun bir nevi turnusolü oldu. Genel Kurul'da Birleşik Krallık ve Fransa'nın içinde yer aldığı 10 Batılı ülke daha Filistin'i tanıdıklarını açıkladı. Her ne kadar gecikmiş de olsa, Güvenlik Konseyi üyesi iki ülkenin Filistin devletini tanıması fevkalade önemlidir."Tanımanın ilk adım olarak takdire şayan olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:"Bundan sonra yapılması gereken ise tanımanın hakkını vermektir. Bunun yolu da 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti'nin vücut bulması için çaba harcamaktan geçiyor. Diğer türlü, atılan adım eksik kalacaktır. İsrail'in tüm gayreti de zaten bunun içindir. Batı Şeria'yı ilhak etme ve Gazze'yi insansızlaştırma politikalarının arka planında, özgür Filistin Devleti ihtimalini tamamen yok etme niyeti vardır. Bunun da maksadı 'Büyük İsrail Projesini' hayata geçirmektir.Burada şunu, hiç çekinmeden, açık açık ifade etmek durumundayım. Türkiye, şu an her iki projenin de karşısındaki en büyük engellerden biridir. Ülkemizin ve şahsımızın son dönemde hedefe konulmasının esas sebebi, kararlı duruşumuzu çok net ortaya koymamızdır. Ne küresel siyonist lobinin baskılarına eyvallah ediyoruz ne de onların içimizdeki tetikçilerinin karalama kampanyalarına boyun eğiyoruz. Topraklarını, özgürlüklerini ve onurlarını savunan Filistin halkının yanında dimdik duruyoruz."
GÜNDEM
Yayınlanma: 30 Eylül 2025 - 07:43
Netanyahu dünyayı ateşe sürüklüyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yolsuzluk soruşturmalarından dolayı iyice köşeye sıkışan Netanyahu'nun sırf koltuğunu korumak uğruna bölgeyi hatta dünyayı ateşe süreklediğini artık hemen herkes kabul ediyor. Ortada bir devlet aklının değil kandan ve kaostan beslenen bir katliam kadrosunun olduğu çok net görülüyor" dedi.
GÜNDEM
30 Eylül 2025 - 07:43





