SAMSUN’DA NELER OLUYOR ?
İnanın bende neler olup bittiğini anlamaya çalışıyorum.
O kadar çok alakasız, gündem dışı olaylara şahit oluyoruz ki.
Yaşanan bu gelişmelerle alakalı bir bağlantıyı bizde kuramıyoruz.
Ama, sonuçlarını az çok bildiğimiz bu gelişmelerin bazılarını sizlerle paylaşabiliriz.
Tabiki gündem tamamen 15 Temmuz sonrası yaşanan gelişmeler.
En önemlilerden başlayalım.
Daha doğrusu ortaya atılan iddialar ve yaşanan gelişmelerin başlıklarını bir hatırlayalım.
Her ne kadar Hukukun üstünlüğüne inansakta, Üstünlerin hukukuna gelmeyelim diye bazı isimleri vermeyeceğiz.
Anlayışınıza sığınırız.
Önce bir FETÖ’cü suçlama olayları başlamıştı.
Bu suçlamaların içerisinde bürokratlar vekiller ve belediye başkanlarıda vardı.
Hatta bunların bir kısmının danışmanları, yardımcıları, korumaları falan FETÖ’den dolayı işlem görmüş kimisi kamudan ihraç edilmiş kimisi gözaltına alınmıştı.
Sonra ne oldu ?
Hiç !
Olan olduğu ile kaldı.
Sonra bir avukat olayı yaşandı.
Merkez bankası kadar hesabında para olduğu iddia edildi.
Tutuklandığında ulusal medya dahil günlerce bu olay konuşuldu.
Bu olayın Samsun’da ki FETÖ yapısını çözeceği ve büyük bir operasyonun kapıda olduğu yazıldı çizildi falan.
Sonra ne oldu ?
Hiç !
Yoğun kar yağışından yollar trafiğe kapandı, hayat felç oldu, elektrikler kesildi falan.
Birisi çıktı belediyenin boşa harcayacak parası yok dedi.
Sonra baktık ki adam haklıymış.
Paralar 18 delikli golf sahasına lazımmış dedik.
Sonra ne oldu ?
Hiç !
Bir baktık doğalgaz borosu delindi.
Samsun iki gün gazsız kaldı.
Soğuktan ne yapacağımızı şaşırdık.
Sonra ne oldu ?
Şaşırdığımız ile kaldık.
Referandum zamanı geldi.
Kampanyalar yapıldı.
EVET’çiler EVET’çileri, HAYIR’cılar HAYIR’cıları ağırladı.
Sonra ne oldu ?
EVET’çiler de, HAYIR’cılar da biz kazandık dedi.
Yüksek Seçim Kurumu noktayı koydu.
Adil Öksüz Samsun’dan kaçırıldı diye bir haber yapıldı.
Üs üste basın açıklamaları yapıldı.
Davalar açıldı.
Sonra ne oldu ?
Hiç !
Samsun’da olimpiyat oyunları oynanacak.
Olimpiyat oyunlarının oynanacağı bir şehirde şehrin spor takımı küme düşmesin diye dua ederken.
Uyanığın biri birden ortaya çıkıyor.
Ne için geldiğini merak ediyoruz.
Bu arada bütün bunlar olurken şehrin medyası birbirine girdi.
Bir kısım medya haberciliği bıraktı kuyu kazar hale geldi.
Kim kimin kuyusunu kazıyor merak eder olduk.
Sonra Kadir Topbaş durup dururken Samsun’a geldi.
Gelirken Kavurma getirmiş.
Kavurmanın kokusu bütün ülkeye yayıldı.
Kavurma kokmuş olmalı ki kokusu herkesi rahatsız etti.
Şimdi de ne hikmetse Bülent Arınç sessiz sedasız Samsun’a gelmiş.
Ama, yanında mesir macunu getirmemiş.
Ne için geldiği merak edilsede çok sürmez.
Kokusu yakında çıkar.
Tekrar görüşmek üzere.
İnanın bende neler olup bittiğini anlamaya çalışıyorum.
O kadar çok alakasız, gündem dışı olaylara şahit oluyoruz ki.
Yaşanan bu gelişmelerle alakalı bir bağlantıyı bizde kuramıyoruz.
Ama, sonuçlarını az çok bildiğimiz bu gelişmelerin bazılarını sizlerle paylaşabiliriz.
Tabiki gündem tamamen 15 Temmuz sonrası yaşanan gelişmeler.
En önemlilerden başlayalım.
Daha doğrusu ortaya atılan iddialar ve yaşanan gelişmelerin başlıklarını bir hatırlayalım.
Her ne kadar Hukukun üstünlüğüne inansakta, Üstünlerin hukukuna gelmeyelim diye bazı isimleri vermeyeceğiz.
Anlayışınıza sığınırız.
Önce bir FETÖ’cü suçlama olayları başlamıştı.
Bu suçlamaların içerisinde bürokratlar vekiller ve belediye başkanlarıda vardı.
Hatta bunların bir kısmının danışmanları, yardımcıları, korumaları falan FETÖ’den dolayı işlem görmüş kimisi kamudan ihraç edilmiş kimisi gözaltına alınmıştı.
Sonra ne oldu ?
Hiç !
Olan olduğu ile kaldı.
Sonra bir avukat olayı yaşandı.
Merkez bankası kadar hesabında para olduğu iddia edildi.
Tutuklandığında ulusal medya dahil günlerce bu olay konuşuldu.
Bu olayın Samsun’da ki FETÖ yapısını çözeceği ve büyük bir operasyonun kapıda olduğu yazıldı çizildi falan.
Sonra ne oldu ?
Hiç !
Yoğun kar yağışından yollar trafiğe kapandı, hayat felç oldu, elektrikler kesildi falan.
Birisi çıktı belediyenin boşa harcayacak parası yok dedi.
Sonra baktık ki adam haklıymış.
Paralar 18 delikli golf sahasına lazımmış dedik.
Sonra ne oldu ?
Hiç !
Bir baktık doğalgaz borosu delindi.
Samsun iki gün gazsız kaldı.
Soğuktan ne yapacağımızı şaşırdık.
Sonra ne oldu ?
Şaşırdığımız ile kaldık.
Referandum zamanı geldi.
Kampanyalar yapıldı.
EVET’çiler EVET’çileri, HAYIR’cılar HAYIR’cıları ağırladı.
Sonra ne oldu ?
EVET’çiler de, HAYIR’cılar da biz kazandık dedi.
Yüksek Seçim Kurumu noktayı koydu.
Adil Öksüz Samsun’dan kaçırıldı diye bir haber yapıldı.
Üs üste basın açıklamaları yapıldı.
Davalar açıldı.
Sonra ne oldu ?
Hiç !
Samsun’da olimpiyat oyunları oynanacak.
Olimpiyat oyunlarının oynanacağı bir şehirde şehrin spor takımı küme düşmesin diye dua ederken.
Uyanığın biri birden ortaya çıkıyor.
Ne için geldiğini merak ediyoruz.
Bu arada bütün bunlar olurken şehrin medyası birbirine girdi.
Bir kısım medya haberciliği bıraktı kuyu kazar hale geldi.
Kim kimin kuyusunu kazıyor merak eder olduk.
Sonra Kadir Topbaş durup dururken Samsun’a geldi.
Gelirken Kavurma getirmiş.
Kavurmanın kokusu bütün ülkeye yayıldı.
Kavurma kokmuş olmalı ki kokusu herkesi rahatsız etti.
Şimdi de ne hikmetse Bülent Arınç sessiz sedasız Samsun’a gelmiş.
Ama, yanında mesir macunu getirmemiş.
Ne için geldiği merak edilsede çok sürmez.
Kokusu yakında çıkar.
Tekrar görüşmek üzere.





