SİYASETİN İKİ YÜZÜ
Basın mensupları olarak Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın basına yapacağı açıklama için Ak Parti İl Başkanlığı toplantı salonunda hazır bulunduk.
Ak Parti Samsun İl Başkanlığından mail yolu ile toplantının tarihi ve zamanı belirtilerek katılmamız isteniyordu.
Gelen mail’de aynen “T.C. SAĞLIK BAKANIMIZ SAYIN DR. AHMET DEMİRCAN, 29.07.2017 CUMARTESİ GÜNÜ (YARIN) SAAT 11.00'DA AK PARTİ SAMSUN İL BAŞKANLIĞIMIZI ZİYARET EDECEK VE BASIN AÇIKLAMASI YAPACAKTIR. SİZ DEĞERLİ BASIN MENSUPLARIMIZ DAVETLİDİR.” yazıyordu.
Toplantı salonuna çıktığımızda salona parti yönetiminden bayanlar da gelmiş ve basının oturacağı yerlere oturmuşlardı.
Burada isim vermeye gerek yok.
Tabi ki önce bu duruma biraz şaşırdık.
Bu bir basın toplantısı olacaktı.
Basın, açıklama yapacak kişi ve kişilere yakın olmalıydı.
Hem fotoğraf çekimi yapılacak, görüntü kaydı alınacak ve hem de açıklama yapılacak kişi ya da kişilere sorular sorulacaktı.
Bu hep böyle olmuştu ve de hep böyle olacaktı.
Basın mensupları önce biraz beklemede kaldılar.
Basına yer verilecek miydi ?
Ama, öyle olmayacaktı.
Hiç kimsenin böyle bir niyeti yoktu.
Herkes önceden gelmiş ve yerini almıştı.
Ne de olsa gelen bakandı.
Yakın olmak her zaman pirim sağlardı.
Sonra, “burada bir basın açıklaması olacak parti yöneticileri müsaade etse biz yerimizi alsak” sözü söylendi.
Önce kimse umursamadı.
Basın da kimdi.
Kendileri parti yöneticisi idi ve gelen de partilerinin Bakanı idi.
Bunu da ifade ettiler.
Biz partiliyiz.
Siz kimsiniz ?
Bir basın mensubu arkadaşın sözü cuk diye oturdu.
“Biz sizin sesinizi kitlelere ulaştıran basınız.”
Bu söz üzerine bakana yakın koltuklarda yer alan hanımlar koltuklarından kalkarak salondan çıktılar.
Ortada bir anlaşmazlık olduğu ortaya çıktı.
Bakan Demircan’ın yapacağı toplantıya hem basın, hem parti yöneticileri, Belediye Başkanları ve Milletvekilleri de davet edilmişti.
Önce basın toplantısı, sonra partililer ile toplantı yapılacaktı.
Ama bazı yöneticiler basından önce yerlerine kurulmuş ve bakanı beklemeye başlamıştı.
Zaten, basına “siz kimsiniz biz partiliyiz” diyen bir zihniyetten çok şey beklemek ne kadar doğru olur bunu sizlerin taktirine bırakıyorum.
İşin daha sonrası ise çok enteresan.
Bu kadarla bitmiyor.
Toplantı salondan çıkan hanımlar aşağıda ne söyledilerse birkaç yönetici ile birlikte tekrar salona geri geldiler ve basından arkadaşlar ile tartışmaya girdiler.
Ayrıntılara girmiyorum.
Daha fazla detaya gerek yok.
Zannediyorum anlayan anlamıştır.
Ama, şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim.
Sayın Demircan’ın yanında olmayı şimdi ne kadar istediyseniz keşke daha önce de o kadar isteseydiniz.
O zaman yerden göğe kadar haklıydınız.
Ama öyle yapmadınız.
Basına “siz kimsiniz” dediniz.
Basın da size uyup tepki gösterip salonu terk etseydi.
O zaman kime ne diyecektiniz ?
Basın bizim partiden değildi biz de onlara yer vermedik mi diyecektiniz.
Şimdi moda bu oldu.
Popüler siyasetçi ile yakın ol ve onunla mutlaka bir fotoğraf ver.
Sosyal medyada paylaş ki popülerliğin artsın.
Basın da kim ?
Bizim aslanlar gibi sosyal medyamız var.
Bu da siyasetin iki yüzü.
Ne diyordu Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan.
Ne diyor du ?
Basın mensupları olarak Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın basına yapacağı açıklama için Ak Parti İl Başkanlığı toplantı salonunda hazır bulunduk.
Ak Parti Samsun İl Başkanlığından mail yolu ile toplantının tarihi ve zamanı belirtilerek katılmamız isteniyordu.
Gelen mail’de aynen “T.C. SAĞLIK BAKANIMIZ SAYIN DR. AHMET DEMİRCAN, 29.07.2017 CUMARTESİ GÜNÜ (YARIN) SAAT 11.00'DA AK PARTİ SAMSUN İL BAŞKANLIĞIMIZI ZİYARET EDECEK VE BASIN AÇIKLAMASI YAPACAKTIR. SİZ DEĞERLİ BASIN MENSUPLARIMIZ DAVETLİDİR.” yazıyordu.
Toplantı salonuna çıktığımızda salona parti yönetiminden bayanlar da gelmiş ve basının oturacağı yerlere oturmuşlardı.
Burada isim vermeye gerek yok.
Tabi ki önce bu duruma biraz şaşırdık.
Bu bir basın toplantısı olacaktı.
Basın, açıklama yapacak kişi ve kişilere yakın olmalıydı.
Hem fotoğraf çekimi yapılacak, görüntü kaydı alınacak ve hem de açıklama yapılacak kişi ya da kişilere sorular sorulacaktı.
Bu hep böyle olmuştu ve de hep böyle olacaktı.
Basın mensupları önce biraz beklemede kaldılar.
Basına yer verilecek miydi ?
Ama, öyle olmayacaktı.
Hiç kimsenin böyle bir niyeti yoktu.
Herkes önceden gelmiş ve yerini almıştı.
Ne de olsa gelen bakandı.
Yakın olmak her zaman pirim sağlardı.
Sonra, “burada bir basın açıklaması olacak parti yöneticileri müsaade etse biz yerimizi alsak” sözü söylendi.
Önce kimse umursamadı.
Basın da kimdi.
Kendileri parti yöneticisi idi ve gelen de partilerinin Bakanı idi.
Bunu da ifade ettiler.
Biz partiliyiz.
Siz kimsiniz ?
Bir basın mensubu arkadaşın sözü cuk diye oturdu.
“Biz sizin sesinizi kitlelere ulaştıran basınız.”
Bu söz üzerine bakana yakın koltuklarda yer alan hanımlar koltuklarından kalkarak salondan çıktılar.
Ortada bir anlaşmazlık olduğu ortaya çıktı.
Bakan Demircan’ın yapacağı toplantıya hem basın, hem parti yöneticileri, Belediye Başkanları ve Milletvekilleri de davet edilmişti.
Önce basın toplantısı, sonra partililer ile toplantı yapılacaktı.
Ama bazı yöneticiler basından önce yerlerine kurulmuş ve bakanı beklemeye başlamıştı.
Zaten, basına “siz kimsiniz biz partiliyiz” diyen bir zihniyetten çok şey beklemek ne kadar doğru olur bunu sizlerin taktirine bırakıyorum.
İşin daha sonrası ise çok enteresan.
Bu kadarla bitmiyor.
Toplantı salondan çıkan hanımlar aşağıda ne söyledilerse birkaç yönetici ile birlikte tekrar salona geri geldiler ve basından arkadaşlar ile tartışmaya girdiler.
Ayrıntılara girmiyorum.
Daha fazla detaya gerek yok.
Zannediyorum anlayan anlamıştır.
Ama, şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim.
Sayın Demircan’ın yanında olmayı şimdi ne kadar istediyseniz keşke daha önce de o kadar isteseydiniz.
O zaman yerden göğe kadar haklıydınız.
Ama öyle yapmadınız.
Basına “siz kimsiniz” dediniz.
Basın da size uyup tepki gösterip salonu terk etseydi.
O zaman kime ne diyecektiniz ?
Basın bizim partiden değildi biz de onlara yer vermedik mi diyecektiniz.
Şimdi moda bu oldu.
Popüler siyasetçi ile yakın ol ve onunla mutlaka bir fotoğraf ver.
Sosyal medyada paylaş ki popülerliğin artsın.
Basın da kim ?
Bizim aslanlar gibi sosyal medyamız var.
Bu da siyasetin iki yüzü.
Ne diyordu Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan.
Ne diyor du ?





