SİYASETİN KARGALARI
24 Haziran’a günler kala taşlar yerine oturmaya başladı.
Seçim sonuçlarını tahmin etmek için uzman olmaya da gerek yok.
Tabiri caizse her şey kabak gibi ortada.
Seçim, sonuçları itibari ile AK Parti ve MHP’nin zaferiyle sonuçlanacağı belli oldu.
Tabi ki birileri bu sözlere itiraz edecek.
Neye itiraz ederlerse etsinler.
Görünen köy kılavuz istemiyor.
Klavuz demişken konumuz ola siyasi kargalardan bahsetmeden de geçemeyeceğiz.
Bu kargalar var ya bu kargalar.
Çok zekiler.
O kadar zekiler ki bilim insanları bile onları inecelemekten vazgeçmiyor.
Tabi bizim konumuz siyasi kargalar.
Bu kargalar yalan konusunda o kadar becerikli ki genel başkanları bile parmağında oynatıyor.
Onları nasıl inandırıyorsa yüzde 1,5 oyu olan bir genel başkanı televizyonlara çıkarıp milyonların gözünün içine baka baka ben Cumhurbaşkanı olacağım yalanını söyletebiliyor.
Kimse gözünün önündeki gerçekleri gözünün içine girmesine rağmen görmüyor , görmek istemiyor.
“Gel bakalım buraya Muharrem” diyen ve seni Cumhurbaşkanı adayı gösteren genel başkanın canlı yayında senin alacağın oy oranını en fazla yüzde 30 olarak açıklayan kişiyi bile görmeni engelliyor.
Bu kargaların sayesinde “Ben başbakan olucam” diye dilinde biten otları keserek hedef büyütüyorsun ve “Ben Cumhurbaşkanı olucam” diye meydan medya geziyorsun.
Hele bir de çakma devrimci var. Kendisine bilge başkan filan diyorlar. Söylediği sözleri 10 saniye sonra değiştiren. Çark etme konusunda çarkçı başı ile at başı giden. Oda Cumhurbaşkanı olucam diye feryat figan ortalıkta dolaşıyor.
Ha bir de PKK’nın siyasi uzantısı var. Bu aralar kimsenin televizyonlara çıkaramayıp saz çaldıramadığı, gülücüklerini paylaştıramadığı kafes kuşu. O da ben Cumhurbaşkanı olacağım diyor.
Bir de mevcut Cumhurbaşkanı var o da Cumhurbaşkanı adayı. Ama, onun diğerlerinden bir farkı var. Onun farkı klavuzu. Diğerlerinden farklı bir kılavuzu var. O’nun kılavuzu millet. Kargalarla işi yok.
Şimdi soruyorum size hangi kılavuzu tercih edersiniz ?
Bir tarafta, her zaman milletine giden bir Cumhurbaşkanı adayı.
Diğer tarafta, terör örgütü temsilcilerine özgürlük isteyen Cumhurbaşkanı adayları.
Bir tarafta, terörle mücadele eden, kılavuzu millet olan bir Cumhurbaşkanı adayı.
Diğer tarafta, kılavuzu karga olan, terör örgütü temsilcisi serbest kalsın diye meydan meydan gezenler.
Bir tarafta, Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle bir bütünüz diyen Cumhurbaşkanı adayı.
Diğer tarafta, Kürtlere özerklik vereceğiz diyen adaylar.
Bir tarafta, yaptığı yatırımları yeterli görmeyen ve yenilerini yapmayı vaad eden bir Cumhurbaşkanı adayı.
Diğer tarafta, yapmış olanları yıkacağını, yapılanları durduracağını, yeni yatırımlara gerek olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı adayları.
Bir tarafta, ülkesine karşı terörle her türlü mücadeleyi gerçekleştiren ve bunun için sınır ötesi operasyonlar yaptıran bir Cumhurbaşkanı adayı.
Diğer tarafta, canla başla teörle mücadele eden bir paşanın apoletlerini sökeceğini söyleyen bir Cumhurbaşkanı adayı.
İmana gelenleri, Ayetel Kürsi’leri okuyanları, ben en büyük ablayım diyenleri, Kılıçdaroğlu’nu benim tanıdığım en dindar adam diyenleri, apolet sökenleri, vaadleri ülke gelirini kat kat geçmesine aldırmadan sallamaya devam edenleri, TRT beni ekranlara çıkarmıyor diye onu satacağını söyleyen ama, TRT’nin Cumhurbaşkanı adaylarına tanıdığı 10’ar dakikalık konuşma fırsatını unutup o haktan yararlanamayan dangalakları sizlere hatırlatmak istedim.
Daha fazla sözü uzatmaya gerek yok.
Şöyle bir yaşanan gelişmeleri gözünüzün önüne getirin.
Kim bu memleket için ne yapmak istiyor, kim bu millet için ne yapmak istiyor ?
Her şey ortada.
Belki bazı siyasilerin bu kılavuz kargalara ihtiyacı olabilir.
Ama, bu milletin bu kargalara ihtiyacı yok.
Bu millet artık köyü değil, köyün arkasını da görüyor.
Türkiye, artık bir sistem değişikliğine gidiyor.
100 yıldır siyasi kavgalar nedeniyle yerinde sayan ülkenin kaderi değişiyor.
Bu millet bu tarihi olaya sayılı günler sonra tanık olacak.
Bu milletin kaderi değişecek.
Bizler bu tarihi olaya tanıklık edeceğiz.
Tekrar görüşmek üzere.
24 Haziran’a günler kala taşlar yerine oturmaya başladı.
Seçim sonuçlarını tahmin etmek için uzman olmaya da gerek yok.
Tabiri caizse her şey kabak gibi ortada.
Seçim, sonuçları itibari ile AK Parti ve MHP’nin zaferiyle sonuçlanacağı belli oldu.
Tabi ki birileri bu sözlere itiraz edecek.
Neye itiraz ederlerse etsinler.
Görünen köy kılavuz istemiyor.
Klavuz demişken konumuz ola siyasi kargalardan bahsetmeden de geçemeyeceğiz.
Bu kargalar var ya bu kargalar.
Çok zekiler.
O kadar zekiler ki bilim insanları bile onları inecelemekten vazgeçmiyor.
Tabi bizim konumuz siyasi kargalar.
Bu kargalar yalan konusunda o kadar becerikli ki genel başkanları bile parmağında oynatıyor.
Onları nasıl inandırıyorsa yüzde 1,5 oyu olan bir genel başkanı televizyonlara çıkarıp milyonların gözünün içine baka baka ben Cumhurbaşkanı olacağım yalanını söyletebiliyor.
Kimse gözünün önündeki gerçekleri gözünün içine girmesine rağmen görmüyor , görmek istemiyor.
“Gel bakalım buraya Muharrem” diyen ve seni Cumhurbaşkanı adayı gösteren genel başkanın canlı yayında senin alacağın oy oranını en fazla yüzde 30 olarak açıklayan kişiyi bile görmeni engelliyor.
Bu kargaların sayesinde “Ben başbakan olucam” diye dilinde biten otları keserek hedef büyütüyorsun ve “Ben Cumhurbaşkanı olucam” diye meydan medya geziyorsun.
Hele bir de çakma devrimci var. Kendisine bilge başkan filan diyorlar. Söylediği sözleri 10 saniye sonra değiştiren. Çark etme konusunda çarkçı başı ile at başı giden. Oda Cumhurbaşkanı olucam diye feryat figan ortalıkta dolaşıyor.
Ha bir de PKK’nın siyasi uzantısı var. Bu aralar kimsenin televizyonlara çıkaramayıp saz çaldıramadığı, gülücüklerini paylaştıramadığı kafes kuşu. O da ben Cumhurbaşkanı olacağım diyor.
Bir de mevcut Cumhurbaşkanı var o da Cumhurbaşkanı adayı. Ama, onun diğerlerinden bir farkı var. Onun farkı klavuzu. Diğerlerinden farklı bir kılavuzu var. O’nun kılavuzu millet. Kargalarla işi yok.
Şimdi soruyorum size hangi kılavuzu tercih edersiniz ?
Bir tarafta, her zaman milletine giden bir Cumhurbaşkanı adayı.
Diğer tarafta, terör örgütü temsilcilerine özgürlük isteyen Cumhurbaşkanı adayları.
Bir tarafta, terörle mücadele eden, kılavuzu millet olan bir Cumhurbaşkanı adayı.
Diğer tarafta, kılavuzu karga olan, terör örgütü temsilcisi serbest kalsın diye meydan meydan gezenler.
Bir tarafta, Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle bir bütünüz diyen Cumhurbaşkanı adayı.
Diğer tarafta, Kürtlere özerklik vereceğiz diyen adaylar.
Bir tarafta, yaptığı yatırımları yeterli görmeyen ve yenilerini yapmayı vaad eden bir Cumhurbaşkanı adayı.
Diğer tarafta, yapmış olanları yıkacağını, yapılanları durduracağını, yeni yatırımlara gerek olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı adayları.
Bir tarafta, ülkesine karşı terörle her türlü mücadeleyi gerçekleştiren ve bunun için sınır ötesi operasyonlar yaptıran bir Cumhurbaşkanı adayı.
Diğer tarafta, canla başla teörle mücadele eden bir paşanın apoletlerini sökeceğini söyleyen bir Cumhurbaşkanı adayı.
İmana gelenleri, Ayetel Kürsi’leri okuyanları, ben en büyük ablayım diyenleri, Kılıçdaroğlu’nu benim tanıdığım en dindar adam diyenleri, apolet sökenleri, vaadleri ülke gelirini kat kat geçmesine aldırmadan sallamaya devam edenleri, TRT beni ekranlara çıkarmıyor diye onu satacağını söyleyen ama, TRT’nin Cumhurbaşkanı adaylarına tanıdığı 10’ar dakikalık konuşma fırsatını unutup o haktan yararlanamayan dangalakları sizlere hatırlatmak istedim.
Daha fazla sözü uzatmaya gerek yok.
Şöyle bir yaşanan gelişmeleri gözünüzün önüne getirin.
Kim bu memleket için ne yapmak istiyor, kim bu millet için ne yapmak istiyor ?
Her şey ortada.
Belki bazı siyasilerin bu kılavuz kargalara ihtiyacı olabilir.
Ama, bu milletin bu kargalara ihtiyacı yok.
Bu millet artık köyü değil, köyün arkasını da görüyor.
Türkiye, artık bir sistem değişikliğine gidiyor.
100 yıldır siyasi kavgalar nedeniyle yerinde sayan ülkenin kaderi değişiyor.
Bu millet bu tarihi olaya sayılı günler sonra tanık olacak.
Bu milletin kaderi değişecek.
Bizler bu tarihi olaya tanıklık edeceğiz.
Tekrar görüşmek üzere.





