İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na şehit cenazesinde yapılan saldırı hakkında bakanlıkta bir basın toplantısı düzenledi. Soylu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na şehit cenazesinde yapılan saldırıya ilişkin, "Bu üzücü hadise meydana geldiği andan itibaren güvenlik kuvvetlerimiz tam ve doğru bilgilere ulaşabilmek, olayı tüm yönleriyle aydınlatabilmek için yoğun bir çalışma ortaya koydular." ifadelerini kullanıldı.
Soylu, Kılıçdaroğlu'nun saldırıya uğradığı cenaze törenine ilişkin şu açıklamalara yer verdi:
Neresinden bakılırsa bakılsın alışkanlıklarımızla, kültürümüzle, yaşantımızla örtüşmeyen bir hadisedir. Yaşanan olayda dışarıdan herhangi bir provakasyon olduğuna dair bir bulguya rastlanmamıştır. Tepkinin bu hale dönüşmesi ne kadar yanlışsa, karşı karşıya kalınan olay üzerinden siyasal rant çıkarmak da o kadar tehlikeli ve yanlıştır. Kılıçdaroğlu'nun ve CHP'nin bu meseleye bakışı, tam da bugün ihtiyaç duyduğumuz yapıcı ve birleştirici bir bakış değildir.
KILIÇDAROĞLU'NUN GELECEĞİ GÜVENLİK GÜÇLERİNE HABER VERİLMEDİ
Böyle hassas bir dönemde bir genel başkan cenazeye gelecekse, genel başkanın güvenlik ekibinin bunu güvenlik birimleriyle paylaşması esastır. Kılıçdaroğlu'nun bu cenaze merasimine geleceğine dair güvenlik birimlerimize herhangi bir bilgilendirmesi söz konusu olmamıştır. Ne kendileri ne kendi güvenlik birimleri ne de parti yetkilileri bu noktaya dikkat etmemiştir. Dolayısıyla kimsenin haberinin olmadığı bir katılıma yönelik olarak örgütlü bir organizasyon iddiasında bulunmak da hakkaniyetli ve doğru bir yaklaşım değildir.
Bir taraftan PKK'nın siyasi koluyla HDP ile ortaklık yapıp daha sonra çıkan olayları İçişleri Bakanı'na yıkmak, tam anlamıyla seçim zamanında aldığı tutumda hafıza kaybıdır. Sizin hafızanız unutabilir ama milletin hafızası unutmamaktadır. Bu da bir güvenlik riski oluşturmaktadır.
Soylu, Kılıçdaroğlu'nun saldırıya uğradığı cenaze törenine ilişkin şu açıklamalara yer verdi:
Neresinden bakılırsa bakılsın alışkanlıklarımızla, kültürümüzle, yaşantımızla örtüşmeyen bir hadisedir. Yaşanan olayda dışarıdan herhangi bir provakasyon olduğuna dair bir bulguya rastlanmamıştır. Tepkinin bu hale dönüşmesi ne kadar yanlışsa, karşı karşıya kalınan olay üzerinden siyasal rant çıkarmak da o kadar tehlikeli ve yanlıştır. Kılıçdaroğlu'nun ve CHP'nin bu meseleye bakışı, tam da bugün ihtiyaç duyduğumuz yapıcı ve birleştirici bir bakış değildir.
KILIÇDAROĞLU'NUN GELECEĞİ GÜVENLİK GÜÇLERİNE HABER VERİLMEDİ
Böyle hassas bir dönemde bir genel başkan cenazeye gelecekse, genel başkanın güvenlik ekibinin bunu güvenlik birimleriyle paylaşması esastır. Kılıçdaroğlu'nun bu cenaze merasimine geleceğine dair güvenlik birimlerimize herhangi bir bilgilendirmesi söz konusu olmamıştır. Ne kendileri ne kendi güvenlik birimleri ne de parti yetkilileri bu noktaya dikkat etmemiştir. Dolayısıyla kimsenin haberinin olmadığı bir katılıma yönelik olarak örgütlü bir organizasyon iddiasında bulunmak da hakkaniyetli ve doğru bir yaklaşım değildir.
Bir taraftan PKK'nın siyasi koluyla HDP ile ortaklık yapıp daha sonra çıkan olayları İçişleri Bakanı'na yıkmak, tam anlamıyla seçim zamanında aldığı tutumda hafıza kaybıdır. Sizin hafızanız unutabilir ama milletin hafızası unutmamaktadır. Bu da bir güvenlik riski oluşturmaktadır.





