Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, Ak Parti genel merkezindeki Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı devam ederken gazetecilere açıklamalarda bulunarak, soruları yanıtladı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun katıldığı televizyon programında, "Köprüde linç edilen askerlerin haklarının aranması lazım." sözlerinin hatırlatılması üzerine Ünal, şunları kaydetti:
"Kemal Kılıçdaroğlu'nun 15 Temmuz sonrası söylemi, üslubu, stratejisi, sistematik olarak yürüttüğü bu siyaset biçimi, artık milletimizin vicdanını kanatmaktan öte, adeta bir ihanet noktasına gelmiş durumda. 15 Temmuz'u önce 'kontrollü darbe' olarak nitelendiren, sonra 'tiyatro' olarak nitelendiren, sonra 'öngörülmüş ama önlenememiş darbe' diye nitelendiren, 15 Temmuz'u itibarsızlaştırmak için her türlü dili ve söylemi kullanan, FETÖ ağzıyla konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, şimdi de 15 Temmuz'un kahramanlarını itibarsızlaştırmak için kendi kulağına fısıldananları paylaşıyor. Kasetle gelen Kemal Kılıçdaroğlu, adeta kendini getirenlere bir diyeti ödemektedir."
Kılıçdaroğlu'nun katıldığı bir televizyon programındaki sözlerine ilişkin eleştirilerini sürdüren Ünal, Kılıçdaroğlu'nun, "Köprüde askerler linç edildi, yani öldürüldü. Bir rütbesiz askerin günahı nedir? Komutanı talimat vermiş, çıkacaksın dışarıya... Hepimiz askerliğin kurallarını biliyoruz. Komutanın emri tartışılmaz." sözlerini hatırlattı.
Ünal, 15 Temmuz gecesi her şeyin milletin gözü önünde cereyan ettiğini belirtti.
Askerlikte "kanunsuz emir" denilen bir kavram olduğunu, askerin, "kanunsuz emre asla riayet etmediğini" vurgulayan Ünal, "O gece kanunsuz emre riayet etmeyen bu vatanın has evlatları vardı ordumuzun içinde. O gece bu kanunsuz emre uymadığı için FETÖ'cüler tarafından şehit edilen askerlerimiz var. Dolayısıyla Kemal Kılıçdaroğlu bal gibi biliyor ki o gece özellikle köprüde sabaha kadar milletimizin üzerine ateş yağdıran, tanklarla halkın üzerine ateş açanların FETÖ'cü olduğunu ve bunların bir emirle değil bu işi gönüllü bir şekilde yaptığını biliyor." şeklinde konuştu.
"Cumhurbaşkanımızın da Sayın Abdullah Gül ile bir teması olmadı"
Ünal, 696 sayılı KHK'nin 121. maddesiyle getirilen düzenlemeye ilişkin 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün açıklamaları hatırlatılarak, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bu süreçte bir teması oldu mu?" sorusunu da yanıtladı.
Mahir Ünal, şunları söyledi:
"11. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, AK Parti'nin milletvekilliğini yapmış, başbakanlık yapmış, cumhurbaşkanlığı yapmış ve AK Parti'li olduğunu düşündüğümüz... Dolayısıyla bizim bir ilkemiz vardır, dostlarımızın bizimle medya üzerinden konuşmasını biz doğru bulmayız ve bu bizi üzer. AK Partililer birbirleriyle medya üzerinden konuşmazlar. Eğer gördükleri bir eksiklik varsa biz işlerimizi istişareyle yaparız. Dolayısıyla bu meseleyi biz istişare ederiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Üzüldüm.' ifadesinin de nedeni budur. Eğer eksik, muğlak gördüğü bir şey varsa bunu sayın Cumhurbaşkanımızla ya da sayın Başbakanımızla gayet rahat bir şekilde istişare edebilecekken medya üzerinden konuşuyor olması üzücüdür. Bizimle dostlarımızın medya üzerinden konuşmasını biz hiçbir zaman ilke olarak da kabullenmedik ve bir ahlak olarak da AK Parti'li olmak, birbiriyle medya üzerinden konuşmamaktır. İstişareyle yürütmektir. Cumhurbaşkanımızın da sayın Abdullah Gül ile bir teması olmamıştır."
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun katıldığı televizyon programında, "Köprüde linç edilen askerlerin haklarının aranması lazım." sözlerinin hatırlatılması üzerine Ünal, şunları kaydetti:
"Kemal Kılıçdaroğlu'nun 15 Temmuz sonrası söylemi, üslubu, stratejisi, sistematik olarak yürüttüğü bu siyaset biçimi, artık milletimizin vicdanını kanatmaktan öte, adeta bir ihanet noktasına gelmiş durumda. 15 Temmuz'u önce 'kontrollü darbe' olarak nitelendiren, sonra 'tiyatro' olarak nitelendiren, sonra 'öngörülmüş ama önlenememiş darbe' diye nitelendiren, 15 Temmuz'u itibarsızlaştırmak için her türlü dili ve söylemi kullanan, FETÖ ağzıyla konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, şimdi de 15 Temmuz'un kahramanlarını itibarsızlaştırmak için kendi kulağına fısıldananları paylaşıyor. Kasetle gelen Kemal Kılıçdaroğlu, adeta kendini getirenlere bir diyeti ödemektedir."
Kılıçdaroğlu'nun katıldığı bir televizyon programındaki sözlerine ilişkin eleştirilerini sürdüren Ünal, Kılıçdaroğlu'nun, "Köprüde askerler linç edildi, yani öldürüldü. Bir rütbesiz askerin günahı nedir? Komutanı talimat vermiş, çıkacaksın dışarıya... Hepimiz askerliğin kurallarını biliyoruz. Komutanın emri tartışılmaz." sözlerini hatırlattı.
Ünal, 15 Temmuz gecesi her şeyin milletin gözü önünde cereyan ettiğini belirtti.
Askerlikte "kanunsuz emir" denilen bir kavram olduğunu, askerin, "kanunsuz emre asla riayet etmediğini" vurgulayan Ünal, "O gece kanunsuz emre riayet etmeyen bu vatanın has evlatları vardı ordumuzun içinde. O gece bu kanunsuz emre uymadığı için FETÖ'cüler tarafından şehit edilen askerlerimiz var. Dolayısıyla Kemal Kılıçdaroğlu bal gibi biliyor ki o gece özellikle köprüde sabaha kadar milletimizin üzerine ateş yağdıran, tanklarla halkın üzerine ateş açanların FETÖ'cü olduğunu ve bunların bir emirle değil bu işi gönüllü bir şekilde yaptığını biliyor." şeklinde konuştu.
"Cumhurbaşkanımızın da Sayın Abdullah Gül ile bir teması olmadı"
Ünal, 696 sayılı KHK'nin 121. maddesiyle getirilen düzenlemeye ilişkin 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün açıklamaları hatırlatılarak, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bu süreçte bir teması oldu mu?" sorusunu da yanıtladı.
Mahir Ünal, şunları söyledi:
"11. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, AK Parti'nin milletvekilliğini yapmış, başbakanlık yapmış, cumhurbaşkanlığı yapmış ve AK Parti'li olduğunu düşündüğümüz... Dolayısıyla bizim bir ilkemiz vardır, dostlarımızın bizimle medya üzerinden konuşmasını biz doğru bulmayız ve bu bizi üzer. AK Partililer birbirleriyle medya üzerinden konuşmazlar. Eğer gördükleri bir eksiklik varsa biz işlerimizi istişareyle yaparız. Dolayısıyla bu meseleyi biz istişare ederiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Üzüldüm.' ifadesinin de nedeni budur. Eğer eksik, muğlak gördüğü bir şey varsa bunu sayın Cumhurbaşkanımızla ya da sayın Başbakanımızla gayet rahat bir şekilde istişare edebilecekken medya üzerinden konuşuyor olması üzücüdür. Bizimle dostlarımızın medya üzerinden konuşmasını biz hiçbir zaman ilke olarak da kabullenmedik ve bir ahlak olarak da AK Parti'li olmak, birbiriyle medya üzerinden konuşmamaktır. İstişareyle yürütmektir. Cumhurbaşkanımızın da sayın Abdullah Gül ile bir teması olmamıştır."





