VALİ’YE AYAR VERMEYİN
Ne diyor vali ?
Okudunuz mu açıklamasını ?
Yoksa, cımbız gibi aradan kelimeleri mi aldınız ?
Her zamanki gibi.
Bence açıklamasının tamamını bir okuyun.
Biraz dürüst olun.
Adam diyor ki.
Ben buraya Tunceli’den geldim.
Orada hangi şartlarda eğitim verildiğini iyi biliyorum.
Ama, bütün bu şartlara rağmen Tunceli’de okuyan çocuklar TEOG sınavlarında birinci oluyor.
Samsun’da bu oran çok düşük.
Bu oranı yükselmemiz lazım.
Bunun için eğitimde disiplinin olması gerekir.
Hatta, okul müdürlerine aynen şunları söylüyor;
“Arkadaşlar, disiplin çok önemlidir. Okul müdürü disiplinli ve okula hakim olmalıdır. Okulun içinde ve etrafında oluşan tüm gelişmelerden haberdar olmalıdır ki bazı olaylara vaktinden önce müdahale edebilsin. İlimizin sorunlarından bir tanesi ise ilimizdeki uyuşturucu ile mücadele konusudur. Bu konuyla ilgili de sizlere büyük sorumluluklar düşmektedir.”
Adam hem okul içinde, hem de okul çevresinde çocuklarınızı korumaya yönelik tedbirler almaya çalışıyor.
Çocuklarınızı uyuşturucu satıcılarından, sapıklardan, it kopuktan korumaya çabalıyor.
Bu sözleri de neden yazmadınız ?
Bu sözlerin hangisine itirazınız var ?
Bu açıklamaları yapan kişi bu şehrin valisi.
Sizin çocuklarınızın geleceğini düşünüyor.
Hani gözünüzden sakındığınız.
Bir dediğini iki etmediğiniz.
İki kilometre ötedeki okula servis ile gönderdiğiniz.
Devletin okullarını beğenmeyip özel okullara gönderdiğiniz.
Melek gibi kanatlarınızın altına aldığınız.
Çocuklarınızın geleceğini düşünüyor.
Ama, ben sizin derdinizi biliyorum.
Birileri valiye ayar vermek istiyor.
Sizde maşa oluyorsunuz.
Çektiniz kelimeleri cımbızladınız.
Ulusallık yaptınız.
Aklınızca valinin gözünü korkuttunuz.
Önceki valiler gibi.
Önce bir ayar verilsin.
Mafya babaları, sabıkalı gazeteciler, ihale peşinde koşanlar, devletin malı deniz yemeyen keriz diyenler vali ile aynı masaya otursun.
İstediğimiz işi yaptıralım.
İstediğimiz araziyi alalım.
Birileri valiye istediğini yaptırabilsin.
Camış gibi yayıla yayıla valinin karşısında otursun.
Vali, devletin değil birilerinin hizmetinde olsun.
Bunu istiyorsunuz değil mi ?
Yok, bu sefer karşınızda öyle birisi yok.
Bu sefer yemez.
Bu sefer duvara tosladınız.
Benden söylemesi.
Ne diyor vali ?
Okudunuz mu açıklamasını ?
Yoksa, cımbız gibi aradan kelimeleri mi aldınız ?
Her zamanki gibi.
Bence açıklamasının tamamını bir okuyun.
Biraz dürüst olun.
Adam diyor ki.
Ben buraya Tunceli’den geldim.
Orada hangi şartlarda eğitim verildiğini iyi biliyorum.
Ama, bütün bu şartlara rağmen Tunceli’de okuyan çocuklar TEOG sınavlarında birinci oluyor.
Samsun’da bu oran çok düşük.
Bu oranı yükselmemiz lazım.
Bunun için eğitimde disiplinin olması gerekir.
Hatta, okul müdürlerine aynen şunları söylüyor;
“Arkadaşlar, disiplin çok önemlidir. Okul müdürü disiplinli ve okula hakim olmalıdır. Okulun içinde ve etrafında oluşan tüm gelişmelerden haberdar olmalıdır ki bazı olaylara vaktinden önce müdahale edebilsin. İlimizin sorunlarından bir tanesi ise ilimizdeki uyuşturucu ile mücadele konusudur. Bu konuyla ilgili de sizlere büyük sorumluluklar düşmektedir.”
Adam hem okul içinde, hem de okul çevresinde çocuklarınızı korumaya yönelik tedbirler almaya çalışıyor.
Çocuklarınızı uyuşturucu satıcılarından, sapıklardan, it kopuktan korumaya çabalıyor.
Bu sözleri de neden yazmadınız ?
Bu sözlerin hangisine itirazınız var ?
Bu açıklamaları yapan kişi bu şehrin valisi.
Sizin çocuklarınızın geleceğini düşünüyor.
Hani gözünüzden sakındığınız.
Bir dediğini iki etmediğiniz.
İki kilometre ötedeki okula servis ile gönderdiğiniz.
Devletin okullarını beğenmeyip özel okullara gönderdiğiniz.
Melek gibi kanatlarınızın altına aldığınız.
Çocuklarınızın geleceğini düşünüyor.
Ama, ben sizin derdinizi biliyorum.
Birileri valiye ayar vermek istiyor.
Sizde maşa oluyorsunuz.
Çektiniz kelimeleri cımbızladınız.
Ulusallık yaptınız.
Aklınızca valinin gözünü korkuttunuz.
Önceki valiler gibi.
Önce bir ayar verilsin.
Mafya babaları, sabıkalı gazeteciler, ihale peşinde koşanlar, devletin malı deniz yemeyen keriz diyenler vali ile aynı masaya otursun.
İstediğimiz işi yaptıralım.
İstediğimiz araziyi alalım.
Birileri valiye istediğini yaptırabilsin.
Camış gibi yayıla yayıla valinin karşısında otursun.
Vali, devletin değil birilerinin hizmetinde olsun.
Bunu istiyorsunuz değil mi ?
Yok, bu sefer karşınızda öyle birisi yok.
Bu sefer yemez.
Bu sefer duvara tosladınız.
Benden söylemesi.





