Görüntüler ipi Gevşeteni Ortaya Çıkardı
Şeytan, inek sağmakta olan bir kadını takip eder.
Bu esnada ineğin buzağısı az ilerideki bir kazığa bağlı durmaktadır.
Şeytan, şeytanlık yapacak ya; buzağının ipini bir parça gevşetir.
Buzağının karnı aç olduğu için annesinin sağılmasına daha fazla dayanamaz.
Debelendikçe boynundaki ipi gevşetir ve sonunda bağından kurtularak, annesini emmek için ona doğru koşar.
Bu esnada süt kovasına çarpar ve kovadaki bütün süt yere dökülür.
Sağdığı sütün ziyan olduğunu gören kadın, bu duruma çok sinirlenir ve eline geçirdiği odunu buzağının kafasına geçirir.
Yavru kan içinde yere yığılır.
Bunu gören inek bir tekmede kadını perişan eder.
Üzerinde tepişirken kadını öldürür.
Gürültüleri duyan kadının kayınbabası, ineğin gelinini öldürdüğüne şahit olur.
Eline geçirdiği tüfekle ateş edip ineği öldürür.
Silâh sesini duyan kadının kocası ahıra doğru koşar.
Bakar ki, hanımı kanlar içinde yerde yatmakta ve babasının elinde de tüfek var; hemen silâhını çekip babasının üzerine mermileri boşaltır.
Olayın şahitlerinden biri durumu ölen kadının kocasına anlatır.
Gerçekleri öğrenen adam pişmanlıktan cinnet geçirip intihar eder ve oracıkta can verir.
Şeytan bile bütün bu olanlar karşısında şaşkınlığını gizleyemez.
Hemen açar ellerini: “Allah’ım olanlara sen şahitsin!
Ben sadece bir parça ip gevşettim…”
Yazıma bu “Kıssadan hisse” hikaye ile başlamamın bir nedeni var…
Bildiğiniz gibi Samsun’da uzun yıllardır gazetecilik yapan Recep Yazgan, bir süre önce “Yunus Polisleri” tarafından ters kelepçe ile gözaltına alındı…
Çalışma ofisinin önünde arbede sesleri duyan ve haber içeriği olduğunu düşünen Yazgan, gazeteci refleksiyle aşağıya inerek olay yerinden görüntü almaya başlar…
Olay yerinde yaşanan arbede sakinleştirilmiş olay yerine gelen güvenlik güçleri toplanan kalabalığı dağıtmak için vatandaşlara sesli uyarıda bulunur…
O sırada gazeteci Yazgan’ın çekim yapmaya devam ettiğini gören “Yunus polisi” hışımla gelerek çekim yapmamasını isteyip Yazgan’ın elindeki telefona müdahale eder…
Kendisinin gazeteci olduğunu söyleyen Yazgan’a hiddetle kimliğini göstermesini ister…
Yazgan, olayı haberleştirmek için ofisinden aceleyle çıkarken kimliğinin içerisinde olduğu cüzdanı almayı unuttuğunu söyleyip alıp getirebileceğini söylediğini ifade eder…
Yunus polisi Yazgan’ı kolundan tutuğu gibi diğer polislerin arasına fırlatır…
Ve…
Kimsenin tasvip etmeyeceği, onaylamayacağı olaylar yaşanır…
Yazgan, yerde darp edilerek ters kelepçeyle gözaltına alınır…
Darp raporu alan Yazgan, kendisine gazeteci olduğunu ifade ettiği halde şiddet uygulayan ve ters kelepçeyle gözaltına alan güvenlik görevlilerinden şikayetçi olur…
Aynı şekilde de olayın içerisinde ki polisler de Yazgan’dan şikayetçi olur…
Güvenlik güçleri de kendilerini savunur…
Yazgan’ın kendilerine direniş gösterdiğini, hakaret ettiğini vs. gibi sözlerle kendisini savunur…
Olayın savunulacak tutar tarafı olmadığı gibi…
Herkes kendisine göre haklıdır…
Ne zamana Kadar?
Olayın görüntüleri yayınlanana kadar…
Görüntüler ortaya çıkınca…
İpi kimin gevşettiği de ortaya çıktı…
Devletin kendisine verdiği görevi fütursuzca, sorumsuzca kullananlar belli oldu…
Şimdi sorarım size…
Görüntüler ortaya çıkmasaydı…
Kim haklı olurdu?






