Vatandaşla Arasına Duvar Ören Kibir Abideleri
AK Parti'de bazıları galiba siyasetin neden ve kimin için yapıldığını unutmuş.
Özellikle Samsun’da...
Bazı kibir abidelerinde...
Makam var…
Koltuğun yanında son model araç var…
Kapıda karşılayanlar var…
Teşkilat ziyaretleri var...
Sosyal medyada boy boy fotoğraflar var...
İş insanlarını ve makam mevki sahiplerini ziyaret var...
Bir tek vatandaş yok!
Daha doğrusu vatandaş var da…
Vatandaşın telefonuna bakan yok!
Vatandaşı dinleyen yok...
Samsun'da bugün AK Parti tabanında kiminle konuşsanız şu cümleleri duyuyorsunuz...
“Başkanı aradım, açmadı…”
“Mesaj attım, dönmedi…”
“Defalarca aradım, cevap vermedi…”
“Seçim zamanı her gün kapımızdaydı, şimdi ulaşamıyoruz…”
Bunları CHP'li söylemiyor.
Muhalefet söylemiyor.
AK Parti'ye yıllarca oy vermiş, gönül vermiş insanlar söylüyor.
Haklılar...
Biz gazetecilerin bile telefonlarına cevap vermeyen, geri dönmeyen bazı kibir abideleri vatandaşa nasıl davranır Allah bilir...
İşte asıl tehlike de burada...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan teşkilatlara sürekli ne diyor?
Sahada olun...
Vatandaşla bağınızı koparmayın...
Milletin gönlüne girin...
Sokağı boş bırakmayın...
Peki Samsun'da durum ne?
Görevini gerektiği gibi yapanları tenzih ederek kendisini bulunmaz Hint kumaşı zanneden bazı teşkilat yöneticilerine sözüm...
Erdoğan'ın söylediklerini gerçekten dinliyor musunuz?
Yoksa bir kulağınızdan girip öbür kulağınızdan çıkıyor mu?
Siz müptezeller...
Yöneticilerinize, üstlerinize ne söylerseniz söyleyin...
Vatandaş başka şey söylüyor.
Vatandaş diyor ki:
“Biz bunlara ulaşamıyoruz!”
Bu cümle AK Parti için kırmızı alarmdır...
Bu cümle Erdoğan için kırmızı alarmdır...
Elbette herkes yoğun olabilir.
Toplantıda olabilir.
Programda olabilir.
Telefonu o an açamayabilir.
Kimse sizden 24 saat santral memuru gibi telefon başında oturmanızı istemiyor.
Ama kardeşim…
Bir insan sizi on defa arıyorsa bir kere geri dönün...
Mesaj atıyorsa cevap verin...
“Şu an müsait değilim, sonra döneceğim” demek kaç saniye?
Vatandaş sizi arıyor…
Telefon açılmıyor.
Mesaj görülüyor…
Cevap verilmiyor.
Ama beş dakika sonra sosyal medyada paylaşılan eş dost fotoğraflarında...
“Vatandaşlarımızla gönül gönüleyiz…”
Mesajları paylaşılıyor.
Hadi oradan...
Sizi gidi müptezeller sizi...
Hangi vatandaşla gönül gönülesiniz?
Sizi arayıp ulaşamayan vatandaşla mı?
Kapınızda bekleyen vatandaşla mı?
Mesajına cevap vermediğiniz partiliyle mi?
Bırakın bu işleri...
Yemezler...
Vatandaş halinizi görmüyor mu sanıyorsunuz?
Millet artık eski millet değil...
Kimin samimi olduğunu da biliyor...
Kimin seçimden seçime kendisini hatırladığını da…
Kimin Erdoğan'ın arkasına saklanarak siyaset yaptığını da gayet iyi görüyor...
Bazı teşkilat yöneticilerinde garip bir rahatlık var.
Nasıl olsa Erdoğan var..
Nasıl olsa Cumhurbaşkanı sahaya çıkar...
Nasıl olsa Erdoğan konuşur, millet yine oy verir...
Öyle mi?
Yok ya...
Siz vatandaşa tepeden bakacaksınız…
Telefonuna çıkmayacaksınız…
Mesajına dönmeyeceksiniz…
Kapınıza geleni bekleteceksiniz…
Sonra Recep Tayyip Erdoğan meydana çıkacak, sizin bütün siyasi günahlarınızı temizleyecek!
Yok öyle yağma!
Erdoğan'ın yıllardır gece gündüz çalışarak oluşturduğu siyasi güveni, birkaç makam sarhoşunun harcamaya hakkı yok...
Siz kibir abidelerine soruyorum...
Kaç vatandaşa geri döndünüz?
Kaç mesaja cevap verdiniz?
Kaç kişinin derdini dinlediniz?
Fotoğraf çektirdiğiniz insanları saymayın...
Gerçekten derdini dinlediğiniz vatandaşları sayın...
Sosyal medya paylaşımını değil…
Gönlüne dokunduğunuz insanı sayın...
Kaç kişinin gönlüne dokundunuz?
Vatandaş önce arar...
Sonra bir daha arar...
Mesaj atar...
Bekler...
Cevap alamaz...
Sonra ne yapar biliyor musunuz?
Susar...
İşte o sessizlik tehlikelidir.
Çünkü susan vatandaş derdinden vazgeçmemiştir.
Sizden vazgeçmiştir...
Sonra bir kaç dangalağın yüzünden fatura bütün partiye kesilir...
AK Parti Samsun İl Başkanı Sayın Mehmet Köse'ye durumu detaylarıyla ileteceğim...
Gereğini yapacağından en ufak bir endişem yok...
Şunu buradan ifade edeyim...
Recep Tayyip Erdoğan'ın bahşettiği makamı kendi zaferi sananları, halkla arasına mesafe koyanları...
Tek tek ifşa edeceğim...
Kimsenin endişesi olmasın...
Tekrar görüşmek üzere...






