Cumhuriyet Halk Partisi Samsun milletvekili Kemal Zeybek; Türkiye de Eğitim ve Öğretim Bilimden uzaklaştırılıyor. Tek kişinin “İdeolojik ipoteği” altında eğitimde gelişme beklenemez.
Milli Eğitim Bakanlığı Bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay 2002 yılında yüzde 17.8 iken, Eğitim hizmetlerinin sunumu açısından çok önemli olan bu oran 2009’da yüzde 4.57 düşmüş, 2017’de yüzde 8.5 olmuştur. İktidarın eğitim vaatleri gerçekçi değildir.
24 Kasım Öğretmenler gününde iktidar tarafından verilen sözlerin tutulmadığını, yalnızca gönül alma ve hamasi söylemler olarak kalmıştır. AK Parti iktidarları döneminde Milli Eğitim Bakanlığı Yatırım harcamaları düşerken, aynı oranda reel olarak öğretmen ve personel giderlerinde de düşüşler yaşanmıştır. Ülkemizin acı gerçeklerinden biriside; Öğretmenlerin meslekleri ile bağdaşmayan işlerde çalışarak ek gelirler elde ettikleridir. Sınıfına derse giren öğretmenin birincil hedefi ve görevi eğitim, öğretim olmalıdır. Öğretmen sınıfında; Ekonomik, demokratik, düşünsel olarak özgür rahat olmalıdır.
Siyasal iktidar öğretmeleri de ayrıştırdı; Kadrolu, sözleşmeli, ücretli olarak gruplandırdı. Aynı işi yapan fakat farklı ücret ödemelerinizle öğretmenler arasında ayrımcılık yaptınız. İnsanları esnek, güvencesiz çalışmaya zorluyorsunuz. Kendilerini güvende hissetmeyen öğretmenler gençlere nasıl güven verecek. Haksızlığa uğrayan öğretmen; öğrencilerine hakkı ve adaleti nasıl anlatacak.
Öğretmen dünyası karamsar, atanamayan binlerce genci öğretmen olacak hayali ile yetiştirdiniz, ardından KPSS sınavları ile kopyacılara kolaylıklar sağlayarak kamuya yerleştirdiniz. Atanamayan öğretmenlerin vebali mevcut iktidarındır.
Samsun milletvekili Kemal Zeybek; Siyasal iktidar; Eğitimi düzelteceğini ifade ederken, Eğitimi içinden çıkılmaz hale getirmiştir. Geçmişte bir cemaatle birlikte Milli Eğitim Bakanlığın da ki; Okul ve Kurum yöneticileri belirlenirken, bu gün ise yandaş bir sendika ile belirlenmektedir. Kariyer ve liyakati dikkate almadan yapılan yönetici atamaları eğitim kurumlarını perişan etmiştir. Eğitimi ticarileştirdiniz, dinselleştirdiniz. Kamusal eğitimi devlet eliyle tasfiye ediyorsunuz. Özel okul sayısındaki artış bunu gösteriyor. Eğitim sistemi oynamayı başarı kabul etmek neyi değiştirecek. Kopyacılara kolaylıklar sağlansa da PISA sonuçları ortada. Sonlardayız. Yanlıştan dönün, Bilimsel eğitime geçişi sağlayın.
Eğitim sisteminde; Evrensel ölçekleri benimsemeden eğitim öğretimde gerekli iyileştirmeleri yapmanız mümkün değildir. Eğitimin çıkış yolu uluslar arası ölçütleri içine alan çağdaş, bilimsel, özgürlükçü, laik ve demokratik sistemle yola devam etmektir. Eğitimi günlük siyasi politikalarınıza alet
ederseniz; dönemine göre Meslek lisesi sayıları ve öğrenci sayılarını artırırsınız. Sık, sık sistem değişikliği yeni sorunları beraberin de getirecektir.
Eğitimdeki bu kara tabloyu ortadan kaldırmak öğretmenlerin omuzlarındadır. Yaşadığınız olumsuz, ekonomik ve demokratik koşulların sorumlusu çocuklarımız değildir. Çocukların en iyi biçimde eğitilmesi için gerekenin yapılması hepinizin görevidir. Ekonomik ve demokratik koşulların iyileştirilmesi için mücadelenizi destekliyorum.
24 Kasım öğretmenler günü nedeniyle; Başta baş Öğretmen Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere ebediyete intikal etmiş bütün öğretmenlerimize şükranlarımı sunuyorum.. Emekli öğretmenlerimize sağlık ve sıhhat dolu yaşam temenni ediyorum.
24 Kasım Öğretmenler gününü kutlarken; Bütün öğretmenlerimizin iş güvencesi ile aldıkları ücretle ek iş yapmadan yaşayabilecek konumda, Bilimsel, Çağdaş, Laik eğitimin yapıldığı, Atatürk Devrim ve İlkeleri ışığında eğitim verildiği bir ortam hayaliyle öğretmenlerimizin günü kutlu olsun.
Milli Eğitim Bakanlığı Bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay 2002 yılında yüzde 17.8 iken, Eğitim hizmetlerinin sunumu açısından çok önemli olan bu oran 2009’da yüzde 4.57 düşmüş, 2017’de yüzde 8.5 olmuştur. İktidarın eğitim vaatleri gerçekçi değildir.
24 Kasım Öğretmenler gününde iktidar tarafından verilen sözlerin tutulmadığını, yalnızca gönül alma ve hamasi söylemler olarak kalmıştır. AK Parti iktidarları döneminde Milli Eğitim Bakanlığı Yatırım harcamaları düşerken, aynı oranda reel olarak öğretmen ve personel giderlerinde de düşüşler yaşanmıştır. Ülkemizin acı gerçeklerinden biriside; Öğretmenlerin meslekleri ile bağdaşmayan işlerde çalışarak ek gelirler elde ettikleridir. Sınıfına derse giren öğretmenin birincil hedefi ve görevi eğitim, öğretim olmalıdır. Öğretmen sınıfında; Ekonomik, demokratik, düşünsel olarak özgür rahat olmalıdır.
Siyasal iktidar öğretmeleri de ayrıştırdı; Kadrolu, sözleşmeli, ücretli olarak gruplandırdı. Aynı işi yapan fakat farklı ücret ödemelerinizle öğretmenler arasında ayrımcılık yaptınız. İnsanları esnek, güvencesiz çalışmaya zorluyorsunuz. Kendilerini güvende hissetmeyen öğretmenler gençlere nasıl güven verecek. Haksızlığa uğrayan öğretmen; öğrencilerine hakkı ve adaleti nasıl anlatacak.
Öğretmen dünyası karamsar, atanamayan binlerce genci öğretmen olacak hayali ile yetiştirdiniz, ardından KPSS sınavları ile kopyacılara kolaylıklar sağlayarak kamuya yerleştirdiniz. Atanamayan öğretmenlerin vebali mevcut iktidarındır.
Samsun milletvekili Kemal Zeybek; Siyasal iktidar; Eğitimi düzelteceğini ifade ederken, Eğitimi içinden çıkılmaz hale getirmiştir. Geçmişte bir cemaatle birlikte Milli Eğitim Bakanlığın da ki; Okul ve Kurum yöneticileri belirlenirken, bu gün ise yandaş bir sendika ile belirlenmektedir. Kariyer ve liyakati dikkate almadan yapılan yönetici atamaları eğitim kurumlarını perişan etmiştir. Eğitimi ticarileştirdiniz, dinselleştirdiniz. Kamusal eğitimi devlet eliyle tasfiye ediyorsunuz. Özel okul sayısındaki artış bunu gösteriyor. Eğitim sistemi oynamayı başarı kabul etmek neyi değiştirecek. Kopyacılara kolaylıklar sağlansa da PISA sonuçları ortada. Sonlardayız. Yanlıştan dönün, Bilimsel eğitime geçişi sağlayın.
Eğitim sisteminde; Evrensel ölçekleri benimsemeden eğitim öğretimde gerekli iyileştirmeleri yapmanız mümkün değildir. Eğitimin çıkış yolu uluslar arası ölçütleri içine alan çağdaş, bilimsel, özgürlükçü, laik ve demokratik sistemle yola devam etmektir. Eğitimi günlük siyasi politikalarınıza alet
ederseniz; dönemine göre Meslek lisesi sayıları ve öğrenci sayılarını artırırsınız. Sık, sık sistem değişikliği yeni sorunları beraberin de getirecektir.
Eğitimdeki bu kara tabloyu ortadan kaldırmak öğretmenlerin omuzlarındadır. Yaşadığınız olumsuz, ekonomik ve demokratik koşulların sorumlusu çocuklarımız değildir. Çocukların en iyi biçimde eğitilmesi için gerekenin yapılması hepinizin görevidir. Ekonomik ve demokratik koşulların iyileştirilmesi için mücadelenizi destekliyorum.
24 Kasım öğretmenler günü nedeniyle; Başta baş Öğretmen Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere ebediyete intikal etmiş bütün öğretmenlerimize şükranlarımı sunuyorum.. Emekli öğretmenlerimize sağlık ve sıhhat dolu yaşam temenni ediyorum.
24 Kasım Öğretmenler gününü kutlarken; Bütün öğretmenlerimizin iş güvencesi ile aldıkları ücretle ek iş yapmadan yaşayabilecek konumda, Bilimsel, Çağdaş, Laik eğitimin yapıldığı, Atatürk Devrim ve İlkeleri ışığında eğitim verildiği bir ortam hayaliyle öğretmenlerimizin günü kutlu olsun.





