Medya temsilcileri ile iftarda bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, “Milletin bütün sırlarını, menfaatini yerle yeksan etmek kimsenin haddine değil. Haber peşinde koşmakla ihanete aracılık etmek tamamen farklı şeylerdir. Uluslararası karalama kampanyalarına kalemşorluk yapmak da gazetecilik değildir. Hele hele FETÖ’cülerin servis ettiği çarpıtmalar üzerinden devleti, devletin güvenliğini, ülkenin geleceğini hedef almak asla gazetecilikle bağdaşmaz” dedi.
“HABER PEŞİNDE KOŞMAKLA İHANETE ARACILIK ETMEK FARKLI ŞEYLERDİR”
Son günlerde yapılan tartışmaların bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğine inandığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Haber peşinde koşmakla ihanete aracılık etmek tamamen farklı şeylerdir. Manşetini, kalemini, gazete sayfalarını terör örgütünün emrine verenlerle eline silah alıp dağa çıkan arasında temelde bana göre hiçbir fark yoktur. Terör örgütü mensupları ile iş birliği içinde hukuku çiğnemenin millî güvenliği tehdit eden eylemlere girişmenin elbette bir müeyyidesi olacaktır” vurgusunda bulundu.
“SİYASETTE SÖYLEYECEK SÖZÜ OLANIN BUNU İFADE EDECEĞİ YER YOL KENARLARI DEĞİL, MECLİS KÜRSÜSÜDÜR”
Eski Cumhurbaşkanlarından Süleyman Demirel’in ‘ yollar yürümekle aşınmaz’ sözünü hatırlatarak, “Varsa bir haksızlık müracaat edeceğin yer bellidir. Siyasette söyleyecek sözü olanın bunu ifade edeceği yer de yol kenarları değil Meclis kürsüsüdür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelirsin Meclis’te bunları ifade edersin. Mahkeme kararına itirazın da usulleri bellidir. Bunun dışında bir hareket tarzının ne ülkeye, ne millete, ne de adaletin tecellisine bir katkısı olmayacaktır. Zira biz ülkemizi güçlü kılmak istiyorsak, biz bu ülkeyi birlik beraberlik içerisinde muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmak istiyorsak, o zaman ülkeyi karıştırmanın hiçbir anlamı yoktur”dedi.
“HİÇ KİMSE MİLLÎ İRADEYİ YOK SAYAMAZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Batıdaki bazı kuruluşlar sürekli bize gelirler hapisteki gazeteciler teranesi tutturmuş gidiyorlar. Biz yurt dışına çıktığımızda aynı şeyi söylüyorlar; ‘sizin cezaevlerinde çok tutuklu gazeteci var.’ Bugün ülkemizde arkadaşlar, size Bakanlığımızın rakamlarını veriyorum; mesleğini gazeteci olarak ifade ederek cezaevinde bulunan, kendi ağızları bu, 177 kişiden sadece 2’si sarı basın kartı sahibidir. Bakın sadece 2’si sarı basın kartı sahibidir. Bu 177 kişiden bir tanesi cinayet suçundan, diğerleri de terör örgütleriyle olan ilişkileri sebebiyle cezaevinde bulunuyor. Değerli dostlar, bunu öyle bir dezenformasyonla Batı dünyasına bildiriyorlar ki, Batı dünyası da alıyor onunla bizim önümüze geliyor. Diyoruz ki; siz bizim Bakanlığımızın size verdiği bilgilere, belgelere mi bakacaksınız, yoksa onların yalanlarına mı? Ne derseniz deyin aynı şeyi döndürüyor ve karşımıza geliyorlar.”
“HABER PEŞİNDE KOŞMAKLA İHANETE ARACILIK ETMEK FARKLI ŞEYLERDİR”
Son günlerde yapılan tartışmaların bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğine inandığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Haber peşinde koşmakla ihanete aracılık etmek tamamen farklı şeylerdir. Manşetini, kalemini, gazete sayfalarını terör örgütünün emrine verenlerle eline silah alıp dağa çıkan arasında temelde bana göre hiçbir fark yoktur. Terör örgütü mensupları ile iş birliği içinde hukuku çiğnemenin millî güvenliği tehdit eden eylemlere girişmenin elbette bir müeyyidesi olacaktır” vurgusunda bulundu.
“SİYASETTE SÖYLEYECEK SÖZÜ OLANIN BUNU İFADE EDECEĞİ YER YOL KENARLARI DEĞİL, MECLİS KÜRSÜSÜDÜR”
Eski Cumhurbaşkanlarından Süleyman Demirel’in ‘ yollar yürümekle aşınmaz’ sözünü hatırlatarak, “Varsa bir haksızlık müracaat edeceğin yer bellidir. Siyasette söyleyecek sözü olanın bunu ifade edeceği yer de yol kenarları değil Meclis kürsüsüdür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelirsin Meclis’te bunları ifade edersin. Mahkeme kararına itirazın da usulleri bellidir. Bunun dışında bir hareket tarzının ne ülkeye, ne millete, ne de adaletin tecellisine bir katkısı olmayacaktır. Zira biz ülkemizi güçlü kılmak istiyorsak, biz bu ülkeyi birlik beraberlik içerisinde muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmak istiyorsak, o zaman ülkeyi karıştırmanın hiçbir anlamı yoktur”dedi.
“HİÇ KİMSE MİLLÎ İRADEYİ YOK SAYAMAZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Batıdaki bazı kuruluşlar sürekli bize gelirler hapisteki gazeteciler teranesi tutturmuş gidiyorlar. Biz yurt dışına çıktığımızda aynı şeyi söylüyorlar; ‘sizin cezaevlerinde çok tutuklu gazeteci var.’ Bugün ülkemizde arkadaşlar, size Bakanlığımızın rakamlarını veriyorum; mesleğini gazeteci olarak ifade ederek cezaevinde bulunan, kendi ağızları bu, 177 kişiden sadece 2’si sarı basın kartı sahibidir. Bakın sadece 2’si sarı basın kartı sahibidir. Bu 177 kişiden bir tanesi cinayet suçundan, diğerleri de terör örgütleriyle olan ilişkileri sebebiyle cezaevinde bulunuyor. Değerli dostlar, bunu öyle bir dezenformasyonla Batı dünyasına bildiriyorlar ki, Batı dünyası da alıyor onunla bizim önümüze geliyor. Diyoruz ki; siz bizim Bakanlığımızın size verdiği bilgilere, belgelere mi bakacaksınız, yoksa onların yalanlarına mı? Ne derseniz deyin aynı şeyi döndürüyor ve karşımıza geliyorlar.”





