Anasayfa
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • EĞİTİM
  • SPOR
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • Ara
SON DAKİKA:
TFF pankartla sahaya çıkma uygulamasını kaldırdı
CHP,'den YSK'ya “mutlak butlan” itirazı
Bayramda 334 bin personel görev başında: Tuzak radar yok
Doğum yardımları Kurban Bayram'ı öncesi hesaplara yatırıldı
Bahçeli: Kılıçdaroğlu'nun haksızlığa uğradığı ortaya çıkmıştır
İzmir'de kan donduran vahşet: Aralarında yavrularında olduğu 33 kedi katledildi
Türkiye Kupası sahibini buluyor: Trabzonspor - Konyaspor
Özgür Özel: Kılıçdaroğlu ile konuşacak bir şeyimiz yok
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Hüseyin Kurt
  3. İhvan'dan HTŞ'ye Giden Süreç: Sivil Direnişten Silahlı Selefi Cihatçılığa
Yayınlanma: 21 Aralık 2024 - 15:24

İhvan'dan HTŞ'ye Giden Süreç: Sivil Direnişten Silahlı Selefi Cihatçılığa

21 Aralık 2024 - 15:24
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
İhvan'dan HTŞ'ye Giden Süreç: Sivil Direnişten Silahlı Selefi Cihatçılığa
Hüseyin Kurt
Gündem

İhvan’dan HTŞ’ye Giden Süreç: Sivil Direnişten Silahlı Selefi Cihatçılığa

İslam dünyasında son dönemin önemli hareketlerinden biri olan İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler), 1928 yılında Hasan el-Benna tarafından Mısır’da kuruldu. Hareket, o dönemdeki toplumsal ve siyasi sorunlara İslamî değerler ve toplumsal dayanışma temelinde çözümler sunmayı hedefledi. Eğitim, hayır işleri, sosyal dayanışma ve sivil itaatsizlik gibi yöntemlerle toplumu bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar yaptı. İhvan’ın karşılaştığı siyasi baskılar, uluslararası müdahaleler ve dönemsel güç dengeleri, zamanla yöntem ve ideallerinin değişmesine neden oldu.

Mısır’da İhvan’ın büyümesi ve etkisi arttıkça Mısır Krallığı ve onu destekleyen İngiliz rejimi, Müslüman Kardeşler hareketini bir tehdit olarak görmeye başladı. 1940’lı yıllarda İhvan üyelerine yönelik baskılar, tutuklamalar ve işkenceler arttı. 1949’da kurucu Hasan el-Benna’nın suikastla öldürülmesi, sivil direnişin tıkandığını gösterdi. 1952’de Cemal Abdül Nasır liderliğinde Hür Subaylar Hareketi bir darbe yaptı ve Mısır’daki krallık rejimi sona erdi. Nasır rejimi de kısa sürede İhvan’ı hedef aldı. Binlerce İhvan üyesi hapsedildi veya idam edildi. Bu baskılar, İhvan’ın içinde şiddeti meşru gören daha radikal unsurların doğmasına yol açtı. Seyyid Kutub gibi ideologlar, silahlı direnişi savunan fikirler geliştirdi.

Mısır’daki baskılardan kaçan İhvan üyeleri, Suudi Arabistan, Ürdün, Yemen ve diğer Körfez ülkelerine sığındı. Bu süreçte, İhvan’ın farklı ülkelerde şubeler kurarak bir tür küresel İslamcı harekete dönüştüğü görüldü. Ürdün’de Müslüman Kardeşler, yerel politikada önemli bir aktör haline gelirken Yemen’de İhvan’a bağlı unsurlar, iç savaşta çeşitli gruplarla ilişkiler geliştirdi. Bu süreçte farklı ülkelerdeki İhvan şubelerinin ideolojik ve stratejik ayrışmalar yaşadığı da dikkat çekti.

Suudi Arabistan’da, İhvan üyeleri Selefi düşüncenin katı doktriniyle tanıştı ve Seyyid Kutub’un radikal fikirleri, Suudi Vehhabî doktriniyle birleşti. Bu dönem, El Kaide’nin tohumlarının atıldığı dönemdi. Silahlı mücadele ve küresel cihat fikri, İslam dünyasının kurtuluş reçetesi olarak sunulmaya başlandı. 1979’daki Mekke Baskını ve İran İslam Devrimi, İslamî hareketleri daha da radikalleştirdi.

1979 yılında Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgali, İslam dünyasını harekete geçirdi. Afgan mücahitleri, “dinsiz komünizme” karşı cihat çağrısıyla dünyanın dört bir yanından savaşçıları bir araya getirdi. ABD, Sovyetlere karşı mücahitleri destekledi ve Suudi Arabistan ile Pakistan İstihbaratı (ISI) bu süreçte önemli bir rol oynadı. Bu dönemde Afganistan’da başlayan direniş, yeni bir örgütün doğmasına yol açtı: Taliban.

1994 yılında Pakistan sınırındaki Peştun topluluklarının desteğiyle kurulan Taliban, başlangıçta Afganistan’da düzen sağlamak ve savaş ağalarını ortadan kaldırmak için ortaya çıktı. Kısa sürede şeriat düzeni kurmayı hedefleyen radikal bir güç haline geldi.

Taliban, Afganistan’ın büyük bir kısmını ele geçirerek 1996 yılında Kabil’i kontrol altına aldı ve “İslam Emirliği” ilan etti. Taliban’ın El Kaide lideri Usame bin Ladin’e destek sağlaması, Batı ile ilişkilerini kopma noktasına getirdi. Bu ilişki, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından ABD’nin Afganistan’a müdahalesine yol açtı. Taliban bu süreçte geri çekilmek zorunda kalsa da yeniden toparlanarak 2021’de Afganistan’ı yeniden ele geçirdi.

Afgan cihadı sırasında Usame bin Ladin gibi isimler öne çıktı ve bu mücadele sonrası El Kaide doğdu. Afganistan’da kazanılan zafer, küresel cihat fikrini yaydı. El Kaide, bu ideolojiyi dünyanın dört bir yanında farklı şubeler aracılığıyla yaymaya başladı. El Kaide’nin bu vizyonu, Irak ve Suriye’de daha radikal grupların ortaya çıkmasına zemin hazırladı.

2003 yılında ABD’nin Irak’ı işgali, bölgede büyük bir kaosa neden oldu. Bu ortamda Ebu Musab el-Zerkavi liderliğinde Irak El Kaidesi kuruldu ve mezhep çatışmalarını körükledi. Şii-Sünni gerilimi, bu çatışmaların temel dinamiği haline geldi. Zerkavi’nin 2006’da ölmesinin ardından örgüt Irak İslam Devleti adını aldı ve 2013’te Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) olarak yeniden yapılandı. IŞİD, kısa sürede geniş toprakları ele geçirdi ve 2014’te halifelik ilan etti.

IŞİD, Şii nüfusa yönelik sert saldırıları ve vahşi yöntemleriyle dikkat çekti. 2019’da topraklarının büyük bir kısmını kaybederek yeraltı yapılanmasına dönmek zorunda kaldı. Bu süreçte IŞİD, Avrupa ve diğer bölgelerde saldırılar düzenleyen bir terör ağı olarak faaliyetlerini sürdürdü.

Suriye iç savaşı, radikal grupların sahneye çıkması için uygun bir zemin oluşturdu. El Kaide’nin Suriye kolu olarak kurulan El Nusra Cephesi, Esad rejimine karşı en etkili gruplardan biri haline geldi. 2013’te IŞİD’in baskıları karşısında El Nusra, bağımsız hareket etmeye başladı ve iki grup arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. El Nusra, daha yerel bir strateji izlerken IŞİD küresel hilafet hedefini sürdürdü.

2016 yılında El Nusra Cephesi, uluslararası baskılardan kaçınmak için El Kaide ile bağlarını kopardığını açıkladı ve adını Şam’ın Fethi Cephesi olarak değiştirdi. 2017 yılında diğer cihatçı gruplarla birleşerek Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) adını aldı. HTŞ, Ebu Muhammed el-Culani (Ahmed eş-Şera) liderliğinde Suriye’nin kuzeybatısında, özellikle İdlib bölgesinde etkili oldu. HTŞ, El Kaide’den bağımsız olduğunu iddia etse de ideolojisini ve silahlı cihat anlayışını korudu. Bugün HTŞ, Suriye’deki son büyük cihatçı yapı olarak varlığını sürdürmektedir.

Radikal grupların kontrol ettiği bölgelerde yaşayan halklar, bu süreçlerden ciddi şekilde etkilendi. IŞİD ve HTŞ gibi grupların uyguladığı şiddet ve baskılar, yerel halkın hem insani hem ekonomik açıdan ağır bedeller ödemesine neden oldu. Özellikle Şii-Sünni gerilimi, bu bölgelerdeki çatışmaları daha da karmaşık hale getirdi.

İhvan’dan başlayan sivil direniş hareketi, baskılar, emperyalist müdahaleler ve bölgesel çatışmalarla silahlı Selefi cihatçılığa dönüştü. El Kaide, IŞİD, El Nusra, HTŞ ve Taliban gibi gruplar, bu dönüşümün farklı aşamalarını temsil ediyor. Bu süreç, İslam dünyasının emperyalizmle mücadelesinin ve iç çatışmalarının nasıl küresel güvenliği tehdit eden radikal yapılara dönüştüğünü gösteriyor.

İhvan ve devamındaki El Kaide, IŞİD, El Nusra, HTŞ ve Taliban gibi gruplar, genel olarak İsrail karşıtı bir söyleme sahip olsalar da bu söylemleri pratikte eyleme dönüştürdüklerine dair bir durum veya eylem yok denilecek kadar azdır. Bu grupların öncelikli hedeflerinin genellikle kendi bölgelerindeki rejimlere ve mezhepsel rakiplerine yönelik olduğu görülmektedir.

Ortadoğu’da yaşanan bu dönüşüm hem bölgenin hem de uluslararası sistemin geleceğini şekillendirmeye devam ediyor.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
asım kurumahmut
1 yıl önce

Belanın en tehlikelisi olduğu tıpkı saddamın askerlerinin tek kurşun atmadan ülkeyi amerikalılara teslim etmesi gibi esadın 61 yıllık iktidarından nemalanan askerler aileler tek kurşun atmadan teslim olmaları bu işin organizatörlerinin batı olduğunu gösterir ki Erbakanın dediği gib suriye söz konusuysa hedefte Türkiye vardır. Kaosun fitili tamda içeri çekildiğimizde ateşlenecektir.

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • YAŞAR DOĞU'DAN ASTORYA'YA - 16 Nisan 2026
  • Samsun'un Sosyoekonomik Seviye (SES) Karnesi - 10 Eylül 2025
  • PKK 2002'de Feshedilmişti… 22 Yıl Sonra Yeniden Neyi Feshediyor? - 09 Mayıs 2025
  • Siyasetin Üzerimizdeki Baskısı - 05 Mayıs 2025
  • Trump'ın İkinci Döneminde Dünyayı ve Türkiye'yi Bekleyen Değişim Rüzgarları - 06 Kasım 2024
  • Yeni Kürt Politikası: Bölünmeye Giden Yol Haritası mı? - 1 - 28 Ekim 2024
  • Osman Kara'nın Kutlu Mücadelesi ve Samsun'daki ABD Üssünde Askerlerin Bayrak Yakma Olayı. - 10 Ekim 2024
  • Doğruya doğru demek; Milletvekili Mehmet Muş! - 08 Ekim 2024
  • YEREL SEÇİM ÖNCESİNDE İLKADIM İLÇE ANALİZİ - 28 Kasım 2023
  • TOPLUMSAL BASKININ GÖLGESİNDE: TİLKİLERİN HİKAYESİ VE MODERN TOPLUM - 23 Kasım 2023
  • 12 Eylül Askeri Darbesi: Unutulmaz Bir Kırılma Noktası - 12 Eylül 2023
  • PARTİ VEKİLİ İLE MİLLETİN VEKİLİ ARASINDAKİ FARK! - 14 Nisan 2023
  • SİYASETTE DEĞİŞİM ADAYLARLA BAŞLADI - 13 Nisan 2023
  • SAMSUN İLÇELERİN SOSYO EKONOMİK GELİŞMİŞLİK ENDEKSİ (SEGE) VERİLERİNE GÖRE 1966'DAN BUGÜNE KIYASLAMASI - 15 Mart 2023
  • 1943 LADİK DEPREMİ VE SAMSUN - 11 Şubat 2023
  • DAR GELİRLİ VATANDAŞ VE ÇİFTÇİLER İÇİN EMPATİ YAPMAK! - 08 Aralık 2021
  • Karadeniz ve müsilaj ! - 12 Ekim 2021
    Köşe Yazarları
    Asım Kurumahmut
    Asım Kurumahmut
    BAŞARININ SIRRI
    ÇOCUKLARIN SUÇU NE?
    Nail Bayraktaroğlu
    ÇOCUKLARIN SUÇU NE?
    YAŞAR DOĞU'DAN ASTORYA'YA
    Hüseyin Kurt
    YAŞAR DOĞU'DAN ASTORYA'YA
    Duyum nedir nasıl alınır?
    Konuk Yazar
    Duyum nedir nasıl alınır?
    Çok Okunan Haberler
    Mehmet Özdağ'dan bavul hazırlatacak açıklama
    Mehmet Özdağ'dan bavul hazırlatacak açıklama
    Sanat ve televizyon dünyasına uyuşturucu operasyonu: 25 gözaltı kararı
    Sanat ve televizyon dünyasına uyuşturucu operasyonu: 25 gözaltı kararı
    İşsizlik ve kısa çalışma ödemeleri bayram öncesi hesaplarda
    İşsizlik ve kısa çalışma ödemeleri bayram öncesi hesaplarda
    Özkan Yalım CHP Kurultayında Yaşanları Tek Tek Anlattı: Açıklamaları Mutlak Butlan Dosyasına Girdi
    Özkan Yalım CHP Kurultayında Yaşanları Tek Tek Anlattı: Açıklamaları...
    Özgür Özel: Kılıçdaroğlu ile konuşacak bir şeyimiz yok
    Özgür Özel: Kılıçdaroğlu ile konuşacak bir şeyimiz yok
    Ana Sayfa
    GÜNDEM
    SİYASET
    EKONOMİ
    SAĞLIK
    EĞİTİM
    SPOR
    KÜLTÜR SANAT
    DÜNYA
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Hava Durumu
    Gazete Manşetleri
    Nöbetci Eczaneler
    • EĞİTİM
    • FOTO GALERİ
    • KÜLTÜR SANAT
    • MAGAZİN
    • OTOMOBİL
    • SİYASET
    • SPOR
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Hava Durumu
    • Gazete Manşetleri
    • Nöbetci Eczaneler

    • Rss
    • Sitemap
    • Sitene Ekle
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.