Anasayfa
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • EĞİTİM
  • SPOR
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • Ara
SON DAKİKA:
TERME MİLİÇ DÜĞÜN SALONU HİZMETE AÇILDI
Köftecide Çıkan Yangın Paniğe Neden Oldu
Salıpazarı Yağlı Pehlivan Güreşleri için gün sayıyor
SAMSUN FUAR VE KONGRE MERKEZİ AÇILIŞ İÇİN GÜN SAYIYOR
Reha Muhtar hayatını kaybetti
TRABZON, DOKUZ GÜN BOYUNCA TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NE DOYACAK
Özgür Özel'den Yeni Parti Sinyali
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kamu malında israfa göz yummayız
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Hüseyin Kurt
  3. Kabileler Çağında Hakikati Aramak
Yayınlanma: 03 Haziran 2026 - 10:44

Kabileler Çağında Hakikati Aramak

03 Haziran 2026 - 10:44
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Kabileler Çağında Hakikati Aramak
Hüseyin Kurt
Gündem

Kabileler Çağında Hakikati Aramak

Türkiye’de insanların ilginç düşünce biçimleri oluştu. Belkide hep vardı ama siyasal tartışmalarda gün yüzüne çıktı ve daha belirgin oldu.

Bir konu hakkında konuştuğunuzda insanlar önce ne söylediğinize değil, kimin söylediğine bakıyor.

Eğer eleştirdiğiniz kişi kendi mahallesinden değilse söylediklerinizi dikkatle dinliyorlar. Ama eleştirdiğiniz kişi kendi taraflarındansa, cümlenin içeriğine bakmadan savunma mekanizması devreye giriyor.

Sanki doğru ve yanlışın değeri, onu söyleyen kişinin kimliğine göre belirleniyormuş gibi…

Oysa mantık tarihinde buna verilen isim bellidir: “Genetik Safsata”.

Bir düşüncenin doğruluğunu veya yanlışlığını, içeriğine göre değil kaynağına göre değerlendirme hatası.

Bir fikrin doğruluğu onu söyleyen kişinin kimliğinden bağımsızdır.

Bir hırsız size saatin kaç olduğunu söylediğinde saat gerçekten üçse, sırf söyleyen hırsız diye vakit değişmez.

Ama günümüz tartışmalarında insanlar önce konuşanın kimliğini sorguluyor, sonra düşüncenin doğruluğunu.

Hakikati değil tarafı savunuyorlar.

Bir başka problem daha var.

Toplumumuzun önemli bir kısmı dünyayı iki kutuplu bir hikâye olarak görüyor.

İyi ve kötü.

Biz ve onlar.

Kahraman ve hain.

Oysa hayat bu kadar basit değil.

İki taraf da yanlış olabilir.

İki taraf da doğru olabilir.

Bir taraf yanlış, diğer taraf daha yanlış olabilir.

Bir konuda haklı olmak başka bir konuda haksız olmayı engellemez.

Fakat insanlar çoğu zaman bir kişiyi eleştirince karşı tarafı savunduğunuzu düşünüyor.

Bir partiyi veya lideri eleştiriyorsanız rakip partiyi desteklediğiniz varsayılıyor.

Bir hükümet uygulamasını eleştiriyorsanız muhalif olduğunuz kabul ediliyor.

Muhalefeti eleştiriyorsanız iktidar yanlısı ilan ediliyorsunuz.

Sanki üçüncü bir seçenek yokmuş gibi…

Bu durum sosyal psikolojide “İkili Düşünme veya “Siyah-Beyaz Düşünme” olarak tanımlanır.

Dünya gri tonlarla doludur.

Ama zihin konforu sever.

Karmaşık gerçeklik yerine basit kamplar üretir.

Bununla bağlantılı bir başka zihinsel tuzak daha vardır:

“Ya onlar?”

Tartışmanın herhangi bir yerinde mutlaka ortaya çıkar.

Bir usulsüzlükten bahsedersiniz.

“Ya onlar zamanında ne yaptı?”

Bir hukuksuzluğu eleştirirsiniz.

“Karşı taraf daha büyüğünü yaptı.”

Bir yanlışlığı ortaya koyarsınız.

“Herkes yapıyor.”

Dünya buna “Whataboutism” diyor.

Türkçeye kabaca “peki ya onlar ne olacak?” mantığı olarak çevrilebilir.

Bu yöntem bir savunma değildir.

Bir dikkat dağıtma tekniğidir.

Çünkü başka bir yanlış, mevcut yanlışı ortadan kaldırmaz.

Bir hırsızın varlığı başka bir hırsızlığı meşru kılmaz.

Bir suç başka bir suçu aklamaz.

Bir rezalet başka bir rezaletin mazereti olamaz.

Hukukta çok eski bir ilke vardır:

“Sui misal emsal olmaz” yani “Kötü örnek emsal teşkil etmez.”

Bir yanlışın geçmişte yapılmış olması onun tekrar yapılabileceği anlamına gelmez.

Aksine geçmiş yanlışlar tekrar edilmemesi gereken örneklerdir.

Fakat toplumsal tartışmalarımızın önemli kısmı kötü örnekleri meşrulaştırma üzerine kuruludur.

“Onlar yaptıysa biz de yaparız.”

“Eskiden de böyleydi.”

“Bu ülkede hep böyle olmuş.”

Aslında bu cümleler savunma değil, itiraftır.

Yanlışın kabulüdür.

Sadece normalleştirilmiş hâlidir.

Sosyologlar buna “Ahlaki Görecilik Tuzağı” der.

İnsanlar zamanla evrensel ilkeleri terk edip kendi grubunun davranışlarını ölçü almaya başlar.

Kendi tarafının yanlışı “zorunluluk” olur.

Karşı tarafın yanlışı “ahlaksızlık”.

Kendi tarafının propagandası “bilgilendirme”.

Karşı tarafın propagandası “manipülasyon”.

Kendi tarafının yolsuzluğu “istisna”.

Karşı tarafınki “sistematik suç”.

Böylece hakikat ölür.

Geriye sadece kabileler kalır.

İnsanların çoğu zaman gerçeği bulmak için değil, ait oldukları grubu savunmak için düşündüklerini söyler.

Zihin bir hâkim gibi değil, bir avukat gibi çalışır.

Karar önce verilir.

Gerekçeler sonra bulunur.

Bu yüzden insanlar çoğu zaman delillerin peşinden gitmez.

Kendi taraflarını doğrulayacak delillerin peşinden gider.

Buna da “motivasyonlu akıl yürütme” denir.

Belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, taraf seçmek değil ilke seçmektir.

Bir yanlış, kimin yaptığına bakılmaksızın yanlış olmalıdır.

Bir doğru, kimin söylediğine bakılmaksızın doğru olmalıdır.

Bir kişi aynı anda hem haklı hem haksız olabilir.

Bir kurum hem faydalı işler yapıp hem de ciddi hatalar işleyebilir.

Bir olayı eleştirmek, karşıtını savunmak anlamına gelmez.

Hakikatin en önemli özelliği tarafının olmamasıdır.

Hakikat; parti rozetine, ideolojiye, lidere, tarikata, cemaate, etnik kimliğe veya mahalleye göre değişmez.

Değişen şey hakikat değil, insanların ona bakarken taktıkları gözlüktür.

Ve bazen o gözlükler o kadar kalınlaşır ki insanlar gerçeği değil, yalnızca kendi taraflarının yansımasını görmeye başlarlar.Dert kişiler değil, ilkelerdir.

Bir yanlışı eleştirmek, karşısındakini savunmak anlamına gelmez.

Bir konuda haklı olanı kabul etmek de onun her konuda haklı olduğunu göstermek değildir. Çünkü hakikatin partisi, ideolojisi, cemaati, etnik kimliği veya mahallesi yoktur. 

Doğru, doğru olduğu için, yanlış da yanlış olduğu için değerlendirilir.

Kalın sağlıcakla.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • YAŞAR DOĞU'DAN ASTORYA'YA - 16 Nisan 2026
  • Samsun'un Sosyoekonomik Seviye (SES) Karnesi - 10 Eylül 2025
  • PKK 2002'de Feshedilmişti… 22 Yıl Sonra Yeniden Neyi Feshediyor? - 09 Mayıs 2025
  • Siyasetin Üzerimizdeki Baskısı - 05 Mayıs 2025
  • İhvan'dan HTŞ'ye Giden Süreç: Sivil Direnişten Silahlı Selefi Cihatçılığa - 21 Aralık 2024
  • Trump'ın İkinci Döneminde Dünyayı ve Türkiye'yi Bekleyen Değişim Rüzgarları - 06 Kasım 2024
  • Yeni Kürt Politikası: Bölünmeye Giden Yol Haritası mı? - 1 - 28 Ekim 2024
  • Osman Kara'nın Kutlu Mücadelesi ve Samsun'daki ABD Üssünde Askerlerin Bayrak Yakma Olayı. - 10 Ekim 2024
  • Doğruya doğru demek; Milletvekili Mehmet Muş! - 08 Ekim 2024
  • YEREL SEÇİM ÖNCESİNDE İLKADIM İLÇE ANALİZİ - 28 Kasım 2023
  • TOPLUMSAL BASKININ GÖLGESİNDE: TİLKİLERİN HİKAYESİ VE MODERN TOPLUM - 23 Kasım 2023
  • 12 Eylül Askeri Darbesi: Unutulmaz Bir Kırılma Noktası - 12 Eylül 2023
  • PARTİ VEKİLİ İLE MİLLETİN VEKİLİ ARASINDAKİ FARK! - 14 Nisan 2023
  • SİYASETTE DEĞİŞİM ADAYLARLA BAŞLADI - 13 Nisan 2023
  • SAMSUN İLÇELERİN SOSYO EKONOMİK GELİŞMİŞLİK ENDEKSİ (SEGE) VERİLERİNE GÖRE 1966'DAN BUGÜNE KIYASLAMASI - 15 Mart 2023
  • 1943 LADİK DEPREMİ VE SAMSUN - 11 Şubat 2023
  • DAR GELİRLİ VATANDAŞ VE ÇİFTÇİLER İÇİN EMPATİ YAPMAK! - 08 Aralık 2021
  • Karadeniz ve müsilaj ! - 12 Ekim 2021
    Köşe Yazarları
    Asım Kurumahmut
    Asım Kurumahmut
    BAŞARININ SIRRI
    ÇOCUKLARIN SUÇU NE?
    Nail Bayraktaroğlu
    ÇOCUKLARIN SUÇU NE?
    Kabileler Çağında Hakikati Aramak
    Hüseyin Kurt
    Kabileler Çağında Hakikati Aramak
    Duyum nedir nasıl alınır?
    Konuk Yazar
    Duyum nedir nasıl alınır?
    Çok Okunan Haberler
    Kemal Kılıçdaroğlu A Takımını Belirledi
    Kemal Kılıçdaroğlu A Takımını Belirledi
    Reha Muhtar hayatını kaybetti
    Reha Muhtar hayatını kaybetti
    Özgür Özel'den Grup Toplantısında Ağır Sözler: İftiracı alçaklar partinin çatısında oturuyor
    Özgür Özel'den Grup Toplantısında Ağır Sözler: İftiracı alçaklar...
    A Milli Takımın Dünya Kupası kadrosu açıklandı
    A Milli Takımın Dünya Kupası kadrosu açıklandı
    Köftecide Çıkan Yangın Paniğe Neden Oldu
    Köftecide Çıkan Yangın Paniğe Neden Oldu
    Ana Sayfa
    GÜNDEM
    SİYASET
    EKONOMİ
    SAĞLIK
    EĞİTİM
    SPOR
    KÜLTÜR SANAT
    DÜNYA
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Hava Durumu
    Gazete Manşetleri
    Nöbetci Eczaneler
    • EĞİTİM
    • FOTO GALERİ
    • KÜLTÜR SANAT
    • MAGAZİN
    • OTOMOBİL
    • SİYASET
    • SPOR
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Hava Durumu
    • Gazete Manşetleri
    • Nöbetci Eczaneler

    • Rss
    • Sitene Ekle
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.