Anasayfa
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • EĞİTİM
  • SPOR
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • Ara
SON DAKİKA:
ANADOLU MAHALLESİ’NDE KENTSEL DÖNÜŞÜM YIKIMLARI BAŞLADI
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kut’ül Amare mesajı
Bakan Gürlek: Rojin Kabaiş dosyasında özel ekip kurduk
Atakumlu çiftçiye 100 bin adet sebze fidesi
TÜİK İşsizlik verilerini açıklandı
Sıcaklıklar 10 derece birden düşecek: Mayıs'ta kar bekleniyor
Avrupa’da iklim krizi: Dünyanın en hızlı ısınan kıtası
Kayıp 8 yaşındaki Osman’dan acı haber
ABD basını: Rusya savaşa dahil olacak
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Hüseyin Kurt
  3. Siyasetin Üzerimizdeki Baskısı
Yayınlanma: 05 Mayıs 2025 - 14:16

Siyasetin Üzerimizdeki Baskısı

05 Mayıs 2025 - 14:16
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Siyasetin Üzerimizdeki Baskısı
Hüseyin Kurt
Gündem

Siyasetin Üzerimizdeki Baskısı

Siyaset sadece iktidar oyunlarıyla değil, anlam dünyamıza yaptığı müdahaleyle de hükmediyor. Bugün yaşadığımız baskı, eskisi gibi sadece fiziki değil; zihinsel, duygusal, hatta dilsel ve bazen de dinsel!

Bizi yönetenler artık neyi düşüneceğimizi değil, neleri düşünmeye bile cesaret etmememiz gerektiğini öğretiyor.

Her gün aynı taktik!
Yeni bir kriz,
Yeni bir skandal,
Yeni bir yaşamı tehdit eden olaylar…

Dikkatimiz organize biçimde dağıtılıyor. Öyle ki, gerçek meseleye odaklanmak yerine, “bugün neye kızacağız?” diye sorar hale geldik.
Buna bilgiyle boğma stratejisi deniyor.
O kadar çok şey söyleniyor ki, hiçbir şey anlaşılamıyor.
Sonunda herkes yorgun düşüyor. Zihin kapanıyor, refleksler devreye giriyor.

Bu da yetmezse, gerçeğin etrafı bulanıklaştırılıyor.
Sürekli manipüle edilmiş, çelişkili bilgi ve saçmalıklar dolaşıma sokuluyor.
Kimin haklı olduğuna değil, kimin sesi daha yüksek çıkıyorsa ona inanılıyor.

Kamuoyu, gerçeği seçmeye çalışmaktan vazgeçiyor.
Seçemediği için de siniyor.
Geriye sadece “kanal değiştirmek” ve sosyal medyada anlamsızca “kaydırmak” kalıyor.

Eleştiri doğrudan yanıtlanmıyor.
Onun yerine “başkaları daha kötüsünü yaptı” deniliyor.
Böylece sorumluluk üstlenmek yerine, dikkat başka yöne çekiliyor.
Hatalar karşılaştırılarak aklanmaya çalışılıyor.

Bu da zamanla ahlaki terazinin bozulmasına neden oluyor.
Hâlbuki “vicdan terazisi” dediğimiz şey ahlakın kendisi değil miydi?

Toplumun ortak hafızası da tahrip ediliyor.
Bir olay yaşanıyor, ardından inkâr ediliyor, küçümseniyor, sonra da tersine çevriliyor.

Önce “hiç yaşanmadı” deniliyor.

Ardından “yaşandı ama abartmayın” diye geçiştiriliyor.

En sonunda “zaten o bizim başarımızdı” denilerek anlamı çarpıtılıyor.

Olayların sırası, gerçekliği ve bağlamı tamamen bozuluyor.

Muhalefet de bu oyunun içine dahil ediliyor.
Gerçek değişim isteği taşımayan ama “çok seslilik varmış” gibi gösterilen figürler sahnede tutuluyor.
Siyasi çoğulculuk bir vitrin haline geliyor; perde arkasında ise tek bir merkezden yönetilen senaryo oynanıyor.

Medya bu sürecin başrolünde.
Susturulmuyor ama yönlendiriliyor.
Açık yasak yok ama ilanlar kesiliyor, erişim sınırlandırılıyor, ekranlara cezalar yağıyor.
Böylece gönüllü otosansür yaygınlaşıyor.
Haber merkezleri haberden, gazeteciler gazetecilikten korkar hale geliyor.

Toplum ikiye, üçe, dörde bölünüyor: sağ-sol, dindar-laik, şehirli-taşralı, genç-yaşlı, biz-onlar...
Bu ayrımlar, gerçek karşıtlıklardan çok, dikkat dağıtmanın bir aracı haline geliyor.
Artık “kiminle tartıştığın” önem taşıyor, “ne söylediğin” değil.

Sosyal medya, bu bölünmeden besleniyor.
Gerçek muhalefet sesi yükselmeden, sahte kalabalıklar devreye sokuluyor.
Troller, botlar, organize linç grupları harekete geçiyor.
Eleştirenin sesi tamamen kesilmese bile etkisizleştiriliyor.
Bu da çoğu zaman yeterince caydırıcı oluyor.

Bu esnada liderler hem mağdur hem kahraman gibi gösteriliyor.
Yöneltilen her eleştiri, düşman saldırısı olarak çerçeveleniyor.
Kitleler, lideri savunmakla görevlendirilmiş gibi hissediyor.
Böylece liderle millet arasına duygusal bir kalkan örülüyor.

Gerçeklik artık ortak bir zemin değil, kişisel bir duyguya dönüşüyor.
“Ben öyle hissediyorum, demek ki doğrudur” anlayışı yayılıyor.
Bu da bireyin kendi hakikatini üretmesine, toplumsal ortak aklın ve vicdanın silinmesine neden oluyor.

En sonunda insanlar düşünmekten vazgeçiyor.
Kimi korkudan, kimi yorgunluktan, kimi de “zaten hiçbir şey değişmez” duygusuyla...
İşte tam da o anda, en büyük başarı elde ediliyor:
Yönetime rıza değil, teslimiyet sağlanıyor.

Ama bu tabloya rağmen hâlâ sorular soranlar var.
Hâlâ hafızası diri, zekâsı açık, vicdanı yaşayan insanlar var.
Ve hakikat, tam da bu insanların sesiyle varlığını sürdürüyor.

Bu insanların sayısının artması dileğiyle…

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • YAŞAR DOĞU'DAN ASTORYA'YA - 16 Nisan 2026
  • Samsun'un Sosyoekonomik Seviye (SES) Karnesi - 10 Eylül 2025
  • PKK 2002'de Feshedilmişti… 22 Yıl Sonra Yeniden Neyi Feshediyor? - 09 Mayıs 2025
  • İhvan'dan HTŞ'ye Giden Süreç: Sivil Direnişten Silahlı Selefi Cihatçılığa - 21 Aralık 2024
  • Trump'ın İkinci Döneminde Dünyayı ve Türkiye'yi Bekleyen Değişim Rüzgarları - 06 Kasım 2024
  • Yeni Kürt Politikası: Bölünmeye Giden Yol Haritası mı? - 1 - 28 Ekim 2024
  • Osman Kara'nın Kutlu Mücadelesi ve Samsun'daki ABD Üssünde Askerlerin Bayrak Yakma Olayı. - 10 Ekim 2024
  • Doğruya doğru demek; Milletvekili Mehmet Muş! - 08 Ekim 2024
  • YEREL SEÇİM ÖNCESİNDE İLKADIM İLÇE ANALİZİ - 28 Kasım 2023
  • TOPLUMSAL BASKININ GÖLGESİNDE: TİLKİLERİN HİKAYESİ VE MODERN TOPLUM - 23 Kasım 2023
  • 12 Eylül Askeri Darbesi: Unutulmaz Bir Kırılma Noktası - 12 Eylül 2023
  • PARTİ VEKİLİ İLE MİLLETİN VEKİLİ ARASINDAKİ FARK! - 14 Nisan 2023
  • SİYASETTE DEĞİŞİM ADAYLARLA BAŞLADI - 13 Nisan 2023
  • SAMSUN İLÇELERİN SOSYO EKONOMİK GELİŞMİŞLİK ENDEKSİ (SEGE) VERİLERİNE GÖRE 1966'DAN BUGÜNE KIYASLAMASI - 15 Mart 2023
  • 1943 LADİK DEPREMİ VE SAMSUN - 11 Şubat 2023
  • DAR GELİRLİ VATANDAŞ VE ÇİFTÇİLER İÇİN EMPATİ YAPMAK! - 08 Aralık 2021
  • Karadeniz ve müsilaj ! - 12 Ekim 2021
    Köşe Yazarları
    Asım Kurumahmut
    Asım Kurumahmut
    BAŞARININ SIRRI
    ÇOCUKLARIN SUÇU NE?
    Nail Bayraktaroğlu
    ÇOCUKLARIN SUÇU NE?
    YAŞAR DOĞU'DAN ASTORYA'YA
    Hüseyin Kurt
    YAŞAR DOĞU'DAN ASTORYA'YA
    Duyum nedir nasıl alınır?
    Konuk Yazar
    Duyum nedir nasıl alınır?
    Çok Okunan Haberler
    Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül görevden alındı
    Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül görevden alındı
    Tarımda bereket: Yağışlar yüzde 87 arttı
    Tarımda bereket: Yağışlar yüzde 87 arttı
    Süper Lig düşme hattı ateş çemberi
    Süper Lig düşme hattı ateş çemberi
    ANADOLU MAHALLESİ’NDE KENTSEL DÖNÜŞÜM YIKIMLARI BAŞLADI
    ANADOLU MAHALLESİ’NDE KENTSEL DÖNÜŞÜM YIKIMLARI BAŞLADI
    YEDAŞ’TAN AMASYA’YA 5 MİLYAR TL’LİK YATIRIM
    YEDAŞ’TAN AMASYA’YA 5 MİLYAR TL’LİK YATIRIM
    Ana Sayfa
    GÜNDEM
    SİYASET
    EKONOMİ
    SAĞLIK
    EĞİTİM
    SPOR
    KÜLTÜR SANAT
    DÜNYA
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Hava Durumu
    Gazete Manşetleri
    Nöbetci Eczaneler
    • EĞİTİM
    • FOTO GALERİ
    • KÜLTÜR SANAT
    • MAGAZİN
    • OTOMOBİL
    • SİYASET
    • SPOR
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Hava Durumu
    • Gazete Manşetleri
    • Nöbetci Eczaneler

    • Rss
    • Sitemap
    • Sitene Ekle
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.