YAŞAR DOĞU’DAN ASTORYA’YA
Samsun’da son günlerde uzun zamandır görülmemiş bir tartışma başladı.
Tartışmanın nedeni Samsun’da yeni düzenlenen İstiklal Meydanı’ndaki “Astorya” adı verilen kimisinin gösteri merkezi, kimisinin de “uçan tiyatro” dediği genelde 8D olarak bilinen sinema gösteri merkezi.
Türkiye’de ve dünyada 3D den 9D hatta bir gelişmişi olan XD’ye kadar birçok versiyonu var.
Türkiye’de çok boyutlu sinema teknolojileri 2010’ların başında tema parklarıyla başladı. İSTANBUL Vialand Tema Park içindeki 5D sinema bu sürecin başlangıcı sayılır. Ardından 7D ve 8D sistemler AVM’lerde hızla yayıldı. Bu yerler klasik sinemadan farklı olarak kısa süreli eğlence ve simülasyon deneyimi olarak gelişti.
Neyse konumuz bu değil!
Konumuz 8D sinema keyfinin Samsun’la tanışması da değil.
Konumuz tartışmanın odağında olan “Astorya” adı.
Öncelikle “Astorya” adının hikayesiyle başlayalım.
Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı “Samsun Kültür Turizm Ticaret Anonim Şirketi” 17 Kasım 2025’de marka tescili için Türk Patent Enstitüsüne başvuru yapmış. O tarihte yapılan logolu başvurudaki bu yerin adı “ASTORYA FLY”. Bu yazım hali ile anlam olarak “Astorya uçuş” anlamına geliyor.
Başvuru, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde Nice Sınıflandırması kapsamında 09, 35 ve 41. sınıfları içerecek şekilde yapılmış. Bu sınıflar; 9. sınıf (arttırılmış gerçeklik görüntüleme sistemleri), 35. sınıf (ticari faaliyet) ve 41. sınıf (gösteri, etkinlik) olarak yapılmış. Başvuru sonrasında ilana çıkmış.
Yapılan “ASTORYA FLY” marka başvurusuna 27 Şubat ve 28 Şubat 2026’da iki ayrı itiraz yapılmış.
Nedeni temel olarak şu; 9. Sınıfta “ASTORYA” adı 2006 yılında tescil edilmiş. 35. ve 44. sınıfta ise 2010 yılında tescil edilmiş. Devamı süreçlerde de başına veya sonuna değişik kelimeler eklenerek farklı başvurular yapılmış. Birçoğuna itirazlar olmuş ve tamamına yakını tescil edilememiş.
Peki devamında ne olmuş?
“Samsun Kültür Turizm Ticaret Anonim Şirketi” bu itirazlar sonrasında “ASTORYA” adının marka tescili işleminin zor hatta imkansıza yakın olduğunu görünce 23 Mart 2026 tarihinde “astorya samsun” adıyla yeni bir marka başvurusu yapmış. Bu kez 9, 35 ve 41. sınıflara ilave olarak 28, 40 ve 43. sınıfları da ilave etmiş. Bu ilave sınıflar ise; 28. sınıf (oyun, simülasyon ve eğlence ekipmanları), 40. sınıf (teknolojik işleme ve üretim hizmetleri) ve 43. sınıf (yeme-içme ve ziyaretçi ağırlama hizmetleri) olarak yapılmış.
Bu başvuru yeni olduğu ve henüz askıya çıkmadığı için mevcutta bir itiraz yok. Yok ama; 28. ve 43. sınıflarda “astorya” adı yine tescilli. Buradan da itiraz geleceği ve bu sınıflarda bu markanın da tescili zor görünüyor. Belki 40. sınıf olan “teknolojik işleme ve üretim hizmetleri” sınıfında tescil onaylanabilir ki bu da böylesi bir sinema, gösteri ve arttırılmış gerçeklik merkezinde ana sınıf olan 9. ve tamamlayıcı ticari faaliyet sınıfları olan 35 ve 41 sınıflarda bu marka altında tescili yapmadan hizmet vermek de marka adına riskli olur ve “astorya” markası sahipleri dava açabilir.
“Samsun Kültür Turizm Ticaret Anonim Şirketi”nin bu başvurusu yeni olduğu için süreç devam ediyor.
Özetle bu tür bir işletme için “astorya” markasının önüne veya sonuna ekler yaparak marka tescili biraz zor görünüyor.
Konumuza devam edelim!
“ASTORYA” adına temel itiraz “İstiklal Meydanı’na Yunanca bir isim olan Astorya adı neden verildi” oldu.
Gerçekten öyle mi?
Yani “astorya” adı gerçekten yunanca mı ve anlamı ne?
Kelimenin en güçlü etimolojik damarı, Eski Yunancada “yıldız” anlamına gelen “aster” köküne dayanıyor. Bu kök, yalnızca bir gök cismi değil, aynı zamanda “parlayan”, “ışık saçan” ve yön gösteren bir anlam taşır.
Mitolojik karşılığı olan “Asteria” ise bu ışığı daha ileri taşıyarak “kutsal ışık” ve kehanetle ilişkilendirilen bir figürdür.
Yani ortada sıradan bir isim değil, doğrudan “yıldız” ve “kutsal ışık” anlamı taşıyan bir kavram var.
Samsun Büyükşehir Belediyesinin bu dönemde hizmete açtığı hizmetler olan “Balonya” ve “Astorya” adlarına bakarak projelerin adına “-ya” ekleyerek gittiğini varsaysak bile yine “astor-ya” için karşımıza “astor” kökünde bu Latince bir anlam olan “çakır kuşu / şahin” anlamına geliyor.
Projelere “-ya” ekleyerek devam etme lafı nereden çıktı diyebilirsiniz!
Bu da şöyle; önümüzde balonya ve astorya var ama bir de yine İstiklal Meydanında planlanan kenevir müzesi projesi var ki adı için “Kenevirya” önerilmiş. Yani projelere isim üreten ekip, kişi veya kişiler sonlarına “-ya” ekleyerek ilerleme hedefindeler.
En azından Astorya’ya kadar böyleydi.
“Astorya” ve “Astor” kelimelerine Türk Dil Kurumu’nun www.sozluk.gov.tr internet sitesinde bu kelimeyi sorguladığımda karşıma “Bu söz bulunamadı.” çıkıyor.
Yani Türkçe sözlükte “astorya” kelimesi yok.
Samsun Büyükşehir Meclisinde geçen tartışmadaki konu ile alakası olan “tiyatro” ve “panorama” kelimesine de baktım. Türkçe kökenli olmasalar da Türkçe sözlükte yer alıyorlar. “Tiyatro” kelimesi İtalyanca’dan, “panorama” kelimesi Fransızca’dan Türkçe’ye geçmiş mesela.
Bunlar işin detayları!
Dönelim konumuza…
İstiklal Meydanı, Cumhuriyet Meydanı’na bir alternatif olarak değil tamamlayıcı olarak yeniden düzenlendi. Çok da güzel oldu. Şahsım adına meydana ruh katacak kent mobilyaları ve anıt/abideler eksik olsa da yeşili/ağacı şimdilik az da olsa çok güzel oldu. Yapanları geç bile kalmış bu düzenleme için tebrik etmek gerek.
“Astorya” adı neden bu kadar tartışıldı konusunu “Yunanca bir isim” olduğu için diye üstte belirtilmişti. Buna biraz da şöyle bakmak gerek; 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Samsun’a çıkarak İstiklal Savaşı’nın ateşini yakmış, Yunan’a ve ittifaklarına karşı bu savaşı Türk Milleti kazanmış ve devamında Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılmıştı. Belki de bu tartışmaların bu kadar olma nedeni; Yunan ve dolaysıyla bölgedeki Rumların, Samsun merkezli Pontusçu çetelerle İstiklal Savaşı döneminde masun Türklere, erkekleri savaşa gitmiş kadınlara ve çocuklara eziyet etmiş, öldürmüş, Çağşur’da ve Nebiyan Dağı eteklerindeki birçok köyde toplu katliamlar yapmış olmalarıdır.
Belki de şöyle bakmalıyız; Yunanistan’da yeni yapılacak bir bağımsızlık meydanının en görünen yerindeki alana Türkçe isim verirler miydi?
Bir konu da meydanlara, parklara, caddelere, sokaklara ve benzeri alanlara isim verme yetkisinin kimde olduğu konusuna!
İsim verme yetkisi Büyükşehir Belediye meclisine aittir. Bu yetki, 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında düzenlenmiştir. Kanuna göre; cadde, sokak, meydan, park gibi yerlere ad verilmesi, değiştirilmesi ve numaralandırma işlemleri belediye meclisinin kararıyla yapılır. Belediye birimleri veya komisyon öneri hazırlar, belediye meclisinde görüşülür ve karar alınarak resmileştirilir.
Bu bağlamda “Astorya” adının sorgulandığı bir dönemde meydanın adı için de bugün itibariyle bir karar alınmış değil. İstiklal Meydanı adının eleştirilecek bir yönü yok ama meclisteki karardan sonra verilmesi çok daha hoş olabilirdi.
Elbetteki demokrasi adına!
“Astorya” adının bu kadar tartışılmasının bir nedeni de fiziki olarak büyüklüğü.
Büyüklükten kastım anlam değil, doğrudan görünürlük.
Hiç abartı olmaz; Samsun’da bugün en büyük yazı, tabela ya da görsel ifade ASTORYA.
Meydanın en baskın unsuru haline gelmiş durumda.
Öyle ki, şehre dışarıdan gelen biri ilk bakışta buranın adını “Astorya” zannedebilir.
“Astorya” adı belli ki bir veya birkaç kişilik bir ekip tarafından verilmiş. Geldiğimiz noktada bir veya birkaç kişinin karar verdiği bir ismi binlerce kişi istemiyor ve eleştiriyor ama değiştiremiyor.
İlginç!
Bu ismin eleştirilmesini kimse “başarı” veya “başarısızlık” kriteri olarak görmemeli. Şehir için en iyisini, yakışanını ve güzelini bulma, yanlışı giderme çabası olarak görmek gerek.
Aksi durumda neler oluyor bir de ona bakalım!
Samsun’da yaşayanlar bilirler; Çok uzun yıllar bir tramvay durağının adı tartışıldı. “Opera Durağı“nın adı “Büyük Cami” olması tartışmasıydı. O dönemde 3 “buçuk” dönem başkanlık yapan zihniyet durağa “Opera” adının verilmesini seküler ve modernizm olarak görüp şehir cami yerine opera ile anılsın istiyordu. Bu “Yaptım oldu” dönemi devamında değişti ve “Yıktım oldu” dönemine dönüştü.
Şimdilerde bu dönemde bu zihniyetler yok. Ama insanlar dönemin adını koymak için sürekli gözlemliyorlar.
Bu dönemde yapılanlar başarılı ve hızlı!
Hız, kontrol ve denetimi zayıflatabilir; aynı zamanda çok iş yapmak, hata riskini de artırır.
Unutmamak gerekir ki hatasız ne bir kul ne de bir iş veya kurum olur. İş yapan hata yapar. Hata yapmaktan da korkmamak gerek. Önemli olan hatalardan ders çıkarmak ve tekrarını önlemek.
Neyse dönemlerin yorumu ve adı tüm dönemler sonunda halk nezdinde verileceği için şimdiden “şimdilik başarılı” demek yeterlidir.
Konuyu toparlayalım!
Türklüğün üç temeli vardır; Türk dili, Türk kültürü ve Türk tarihi. Devamı ise sürdürülebilirlik için bu öncelik sırasına göre bu kavramlara ve değerlere sahip çıkmaktan geçer…
Türk dili, Türklüğün temelidir.
Dilimize sahip çıkmak gerek. Bu bağlamda, kötü örnekleri emsal göstermek yerine eleştirmek; “kötü örneğin emsal teşkil etmediğini” bilmek gerekir.
“Panorama’ya bir şey denmedi, neden Astorya eleştiriliyor?” şeklinde yorumlar yapılıyor.
Açık söyleyelim: “Panorama” adı da yanlıştır.
Ne demiştik;
Kötü örnek emsal teşkil etmez…
Yozlaşan bir dil, yozlaşmış bir kültürü doğurduğu gibi gelecek nesillere de kötü bir tarih mirası bırakır.
“Astorya” adı yanlış olduğu gibi marka tescili konusunda da sorun çıkacak görünüyor. Bunun yerine hatada ısrar etmemek, bu hatayı bir savunma hattına çevirerek devamında yapılacak tüm hizmetlere ön yargılı bakış açısı oluşturmamak siyasal iletişimin temel kurallarındandır.
Yani bu isim hem hukuken sorunlu hem de kültürel olarak tartışmalıdır.
Samsun’un evladı olan, defalarca dünya ve Avrupa şampiyonu olmuş Olimpiyat madalyalı “Yaşar Doğu Spor Salonu”nun yıkılması gündeme geldiğinde “Panorama 1919 Müzesi” projesi akla gelmiş ve yıkılması yerine yeni adıyla hizmete açılmış ve 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun’a gelişini ve Millî Mücadele sürecini anlatan bir kültürel mekân haline gelmişti. Şimdi bu alan “Astorya” adıyla yazıya konu olan yer olarak hizmet veriyor.
Yani yazının başlığı gibi Yaşar Doğu’dan Astorya’ya bir geçişin hikayesini anlatmaya çalıştık.
Devamında bu tartışma nereye varacak yaşayıp göreceğiz…





